Yahudi alim nasıl Müslüman oldu?

00:0017/09/2007, Pazartesi
G: 17/09/2007, Pazartesi
Yeni Şafak
Yahudi alim nasıl Müslüman oldu?
Yahudi alim nasıl Müslüman oldu?

Yahudi alim ve din adamlarındandı. Oldukça zengin olan Zeyd b. Sane Allah Resûlü (sav) Medine'ye hicret edince, O'nun ile yakından ilgilendi. Zira o da Tevrat'ta müjdelenen peygamberin gelmek üzere olduğunu, çok iyi bilen ve büyük bir özlem ile bekleyenlerdendi.

Efendimiz'in hal ve hareketlerini izleyerek Tevrat'ta bahsedilen sıfatların O'nda olup olmadığını öğrenmeye çalıştı. Kısa bir süre içinde Tevrat'ta yazan bütün özelliklerin Efendimiz'de mevcut olduğunu gördü. Vakit kaybetmeden hemen Allah Resûlü'nün (sav) yanına giderek Müslüman olmaya karar verdi. Ancak Tevrat'ta yazan iki sıfatın onda olup olmadığını henüz bilmiyordu. Bu özellikleri açığa çıkaracak, bir olaya şahit olmamıştı. Bu sıfatları önemsiyor, Efendimiz'de olup olmadığını merak ediyordu.

Onunbütün güzel sıfatları kendisinde topladığına gönülden inansa da, nefsine söz geçiremiyordu. Merak ettiği bu sıfatların varlığını mutlaka görmek istiyordu. Bunun için Allah Resûlü'nü (sav) denemeye karar verdi.

Zeyd b. Sane anlatıyor:

“Allah Resûlü (sav) Medine'ye hicret ettiğinde, müjdelenen peygamberde bulunması gereken bütün sıfatların onda olduğunu gördüm. Ancak iki sıfatı henüz görememiştim. Bunlar:

Hilim sıfatının, kızgınlığından önde olması, Kendisine karşı yapılan cahilce hareketlere sabretmesi, bu hareketlerin onun yalnızca hilmini artırıyor olmasıydı.

O'na yaklaşıp, bir süre yakın çevresinde bulunmaya karar verdim. Böylece O'nu daha iyi tanıyacak, ahlakına ve davranışlarına yakından şahit olacaktım. Fırsat kollamaya başladım.

Onu takip ettiğim bir gün, Allah Resûlü'nün (sav) Ali b. Ebû Tâlib ile birlikte hane-i saadetlerinden çıktığını gördüm. Evden ayrılıp biraz ilerledikten sonra, devesine binmiş, onlara doğru gelen bir bedevi ile karşılaştılar. Bedevi Allah Resûlü'nün (sav) yanına giderek:

-Ey Allah Resûlü (sav)! Ben, falan oğullarının köyündenim. Köy halkının hepsi Müslüman oldular. Ben onlara daha önce:

-Eğer İslâm'a girerseniz rızkınız bollaşır, her hangi bir sıkıntı ile karşılaşmazsınız, demiştim. Onlar da bu ümitle Müslüman olmuşlardı. Şimdi ise onlar, büyük bir kıtlıkla karşı karşıya kaldılar. Uzun zamandan beri yağmur yağmaz oldu. Bu yüzden onların kızıp, dinlerinden dönmelerinden korkuyorum. Sahâbelerine emretsen de onlara yardım etmek için bir şeyler hazırlasalar, olmaz mı? dedi.

Devamı yarın