Avni Aker'deki olaylı karşılaşmayı değerlendiren Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, tatil kararı olmasaydı Fenerbahçe karşısında rahat bir galibiyet alabileceklerini öne sürdü. Alacakları cezayı umursamadıklarını belirten Hacıosmanoğlu kendilerinden önceki yönetimi de eleştirdi.
Hacıosmanoğlu, Hüseyin Avni Aker Stadı'nda tatil edilen Trabzonspor-Fenerbahçe maçıyla ilgili düzenlediği basın toplantısında hafta başında Fenerbahçe maçında yaşanan olayları Trabzonspor Kulübü olarak tasvip etmediklerini maçtan sonra söylediklerini hatırlattı.
"Ne kadar sakin olursak kazananın biz olacağı, gerginliğin bize yaramayacağını söyledik" ifadelerini kullanan Başkan Hacıosmanoğlu, "Karşımızda Fenerbahçe ezeli rakibimiz ama ikinci yarıda son 4 deplasmanda 1 puan alan bir takım vardı. Belki de en rahat yeneceğimiz Fenerbahçe karşımızdaydı. Biz orada takımımızı desteklemiş olsaydık bugün burada uzun yıllardan beri 2011'de şampiyonluğumuzun çalındığı sezondan sonra belki de en güzel, en anlamlı galibiyetlerden birini yaşayacaktık. Bu bizim hatamız. Trabzonspor'un sahibi taraftarlardır dedik, yaşanalar hepimizi üzdü" dedi.
Toplantıda, Fenerbahçe taraftarlarının çıkardığı olayların görüntülerini basın mensuplarına izlettiren İbrahim Hacıosmanoğlu, "Trabzon şehrini futbola karşı eylemler yapılan bir şehir olarak gösteren insanlar, bunların hangisinin Trabzon'da yaşandığını, art niyetli yazılarını eğer Türk futboluna hizmet etmek istiyorlarsa gözden geçirmek zorundalar. Trabzon'da istemediğimiz olaylar oldu, tasvip etmediğimiz olalar oldu ama hiçbir yerde ne futbolcu ne hocanın ne yardımcısının başı yarıldı ne polis araçları devrildi ne istasyonlar yakılmaya çalışıldı. Trabzonda hiçbir zaman onların statlarında yaşananlar yapılmadı. Bu demek değil ki biz haklıyız. Onlar yaptı biz daha azını yapıyoruz. Biz bunları da yapmamalıyız. Çünkü bu şehir medeni şehirdir" dedi.
Fenerbahçe ile iki yıldır yaptıkları maçlarda olay çıkmadığının dile getirildiğini söyleyen Hacıosmanoğlu, şunları kaydetti: "İki sene olmuyor dediğimiz noktada yargı süreci vardı, adaletin tecelli etmesini bekleyen geniş kitle vardı. Sonunda hem ceza hem sportif yargı son noktayı koymuş, Türk futbolunda 2011 yılında Trabzonspor'un çalınan şampiyonluğunu hem içeride hem dışarıda tescillenmişken siz hala adaleti tecelli ettirmeden Türk futbolunu yönetmeye kalkarsanız elbetteki insanların size gösterdiği reaksiyon olacaktır, tasvip etmesek de. Sonuçta toplumun adalet duygularının zedelendiği bir yerde yönetenlerin toplumun adaletsizliği ortadan kaldırmak gibi bir görevi vardır."
'Cezayı umursamıyoruz'
Hacıosmanoğlu, maç sonrası kendilerine verilecek cezayı umursamadıklarını vurgulayarak, şunları söyledi: "Hatamız karşısında neyse onu çekeriz. Ama bu cezaları verenler bize hiçbir ceza vermeseler de istedikleri cezayı verseler de onların uyguladıkları adaleti dün kabul etmiyorduk, bugün de kabul etmeyeceğiz. Futbolunun artık güdümlü federasyonlarla değil, federasyon ve kurullarının ve o adaletsiz anlayışın Türk futbolunun dışına çıkıp, kulüplerin kendi iradeleriyle tarafsız yönetim sergileyecek özerk federasyon başkanları seçilmesi dönemi gelmiştir. Eğer bunlar gerçekleşmezse gücü olanın belirlediği federasyonların yönetim tarzlarının devam ettiği bu ülkede siz hangi taraftarı suçlarsanız suçlayın, faturayı kime keserseniz kesin bunun önünü alamayacağınız aşikardır."
'Trabzonspor'a hizmet etmek istiyoruz'
Hacıosmoğlu, bir gazetecinin "Görevde bulunduğunuz sürede yönetimdeki ayrılıklar ve futbol takımının durumu nedeniyle kongreye gitmeyi düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine şunları söyledi: "Biz Trabzonspor'a hizmet etmek istiyoruz. Sorunlar içerisinde Trabzonspor, nasıl ayakta kalır bunun mücadelesini veriyoruz. Bu kulübü bu hale getirenler de bunun içinde. Trabzonspor'u tarihi borçlanma içerisinde aldık. 2017 sonuna kadar gelirleri temlik edilen kulübü devraldık. Bunu ayakta tutmaya çalışıyoruz. Biz Trabzonspor'a ne zaman zarar verirsek aldığımız gibi görevi bırakmasını biliriz ama şu andaki yapıda Trabzonspor'u mevcut haliyle nasıl ayakta tutarız, nasıl yürütürüz onun hesabını yapıyoruz. Cenabı Allah nasip ederse bunu başaracağımıza inanıyoruz. Ne zaman o inancı kaybederiz, geldiğimiz tribüne dönmesini biliriz."






