Karamsarlığa gerek yok
00:00, 27/10/2010, ÇarşambaG: Güncelleme: 00:54, 27/10/2010, Çarşamba
Yeni Şafak
Karamsarlığa gerek yok
Ligde üstteki takımlarla arası epeyce açıldı. Farkın kapatılması o kadar da zor değil. Beşiktaş yeniden şampiyon adayı olarak yarışa katılabilir. Ancak Ocak ayında çok kaliteli bir santrforun alınması ve sakatlıkların bu şekilde devam etmemesi kaydıyla.
“Ben büyük takımım” diyenlerin kılavuz kitabındaki ana kural şudur: Oyunun dümenini ve atak üstünlüğünü elinde tutacaksın.
Beşiktaş son maçlarında işte bunu beceremiyor. Oyunu istediği biçimde yönlendiremiyor ve etkili atak yapamıyor. Topa fazla sahip olamaz, atak üstünlüğünü eline geçiremez ve dikine oynayamazsan ibre hemen tersine döner. Başlarsın bocalamaya ve rakipten atak yemeye.
“Beşiktaş defansı açık veriyor” feryatlarının başlıca nedeni işte bu ofansif yetersizlik. Top ileride kalmıyor ve defans bunalıyor. Gol gecikince gerginlik artıyor, panik başlıyor. “Eyvah, ya kazanamazsak” stresi istenilenin yapılmasını daha da zorlaştırıyor. Takım, oyun disiplininden uzaklaşıyor. Savunma güvenliği ikinci plana itiliyor, defansta büyük boşluklar oluşuyor. Çılgınca riskler alınıyor. Hele bir de gol yenilince bunun altından kalkmak daha da zorlaşıyor. Yenilen gollerin çoğunun atağa çıkarken kaptırılan topların sonucu olması son derece ilginç.
SCHUSTER'İN YERİNDE OLMAK İSTEMEM
Sezon başında bir golcü için bas bas bağırdık. Olmadı, gerçekleştirilemedi. Üstelik bir de Quaresma, Guti, Aurelio sakatlanıp, Tekke geç dönünce sıkıntılar üst boyuta çıktı.Yetmiyormuş gibi buna savunma oyuncuları Ferrari, Sivok, Ekrem, Erhan ve Rıdvan'ın sakatlıkları da eklendi.
Elde kalanlar da beklenileni veremeyince puan kayıpları peş peşe geldi. Bireysel hatalar ön plana geçti. Özellikle de kaleci hataları çok pahalıya mal oldu.
Mazeretlere kulak asmayan ve hatta sinirlenen biri olan ben bile bu durumda Beşiktaş'a fazla bir laf edemiyorum. Eksikler çok fazla. Daha sezonun başında böylesine bir şanssızlık, böylesine bir terslik gerçekten olacak şey değil.
Doğrusu teknik direktör Schuster'in yerinde olmayı hiç istemem. Şu anda çok zor durumda. O zengin kadro ne hale geldi. Sahaya PAF takviyeyle çıkma zorunluluğu çaresizliğin en belirgin göstergesi.
SAKATLIKLAR BEL BÜKTÜ
Bu sezon Beşiktaş yıllardan beri ilk kez doğru transferler gerçekleştirdi. Eksik yerlere (golcü hariç) nokta atışlar yaptı. Sezon başındaki oyunuyla da bunu bizlere net bir biçimde kanıtladı. Fakat daha sonra eksikler Kartal'ın belini büktü.
Şu anda sakatlar tek tek dönmeye başladı. Ligde üstündeki takımlarla arası epeyce açıldı. Ancak iddia ediyorum, bu farkın kapatılması o kadar da zor değil. Beşiktaş yeniden şampiyon adayı olarak yarışa katılabilir. Elbette Ocak'ta çok kaliteli bir santrforun alınması ve sakatlıkların bu şekilde devam etmemesi koşuluyla.
Porto karşısında sadece Quaresma ve Guti olsaydı, Beşiktaş o maçtan da puan çıkarırdı. Bu sezonki Beşiktaş kadrosunun ligde yitirdiği bunca puana karşın hem ülkemiz hem de UEFA Avrupa Ligi için oldukça güçlü ve iddialı olduğunu düşünüyorum.
Karamsarlığa gerek yok. Kara bulutların yakında yok olacağına inanıyorum.
Başlıklar :