Hanedan bitti ya “saltanat”?

Akif Emre
Akif EmreYeni Şafak Gazete Yazarı
00:00, 05/04/2012, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Hanedan bitti ya “saltanat”?

Osmanlı Hanedanının son üyesi Neslişah Sultan (Neslişah Osmanoğlu)''ın vefatı ile bir defter kapanmış görünüyor. Babası, son halife Abdülmecit''in oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendi; annesi ise son Osmanlı padişahı Sultan Vahdettin''in kızı Sabiha Sultan… İki taraftan da “Osmanlı” olan son kişinin önceki gün defnedilmesiyle, pek gündemde olmayan Osmanlı, hanedan, saltanat gibi kavramlar, tekrar günlük tüketime sunuldu.

Bu son, biyolojik anlamda bir devrin sona ermesinin yanı sıra Cumhuriyet elitinin korkularının da sona ermesi anlamına geliyor mu, ondan emin değilim. Çünkü Cumhuriyet eliti (askeri ve sivil bürokrasi, yargı, akademi, iş dünyası) meşruiyetini de, dokunulmazlığını da bu saltanatın geri gelmesi korkusu üzerine kurmuştu. Her ne kadar epeydir bu dil kullanımdan düşse de irtica ile saltanatçılık eşanlamda kullanılan resmi düşmanlardı. Muasır medeniyet yolunda ilerlememizi engelleyecek şer güçlerdi bu ikili. Nitekim tek parti saltanatı, tüm gücünü kalplere saltanat korkusu salmaktan almıştı. Üstelik yeni elitlerin saltanat mekanının her kötülüğün kaynağı Osmanlı devlet sisteminin kullandığı mekanlar olması da tarihin bir ironisi gibiydi.

Osmanlı Hanedanının yurtdışına sürüldükten sonra nasıl bir hayat yaşadıklarının en iyi göstergesi, Vahdettin''in tabutuna haciz konması olayıdır. Birkaç Mısır prensi ve Hind racasıyla yapılan evlilik dışında hayatları tam bir trajedidir. Kaldı ki saltanat korkusunu sürekli pompalayanlar, Hanedanın içerde sınıfsal bir karşılığının olmadığını çok iyi bilmekteydiler.

Neslişah Sultanın vefat ettiği günle, Cumhuriyet''i koruma ve kollama adına yapılan ihtilalin aktörlerinin, 12 Eylül darbecilerinin yargılanmalarının aynı günlere tesadüf etmesi de kaderin bir cilvesi olsa gerek. Saltanat ve irtica tehlikesine karşı Cumhuriyet''i koruma iradesinin sahibi kim diye sorulacak olsa herhalde bunun cevabı yönetime fiilen el koyarak irade gösteren son isim olarak Kenan Evren ve 12 Eylül darbesi olurdu. Hanedanın son üyesinin naşı ile birlikte Cumhuriyet elitinin “koruma kollama” iktidarının da adeta musalla taşına konduğu mahkeme görülmeye başladı.

Dıştan bakıldığında tarihi hesaplaşma fiilen bitmiş gibi görünüyor. Osmanlı Hanedanını iktidara getirecek ne bir irade ne de temsilcisi kalmadığı gibi bu tür korkuların üzerinden saltanat sürecek bir siyaset tarzı da kapanmış görünüyor.

Sadece yakın tarihi değil Türk siyasetini, toplumsal dinamikleri çok düz bir okumayla böylesi bir sonuca varılabilir.

Oysa olayın daha iç içe geçen, farklı düzlemlerde süreklilik gösteren bir boyutu var. Bu, hem Türk toplumdaki dönüşüm hem de buna paralel olmasa bile bununla ilintili olarak Türkiye''nin siyasal yapılanması ve siyaset anlayışındaki dönüşüm...Bu durumu en iyi saltanat metaforuyla açıklanabilir.

Bir yanda devlet, “Osmanlı ile barışmanın vakti geldi”ğini düşünerek (bu sözü, Osmanlının kuruluşunun 700. yılı münasebetiyle, Demirel söylemiştir) bir tür tarihsel süreklilik ve meşruiyet hattı kurarak halkla arasındaki mesafeyi kapatmaya çalışırken diğer tarafta 12 Eylül ruhunu temsil eden siyasal ve ekonomik stratejiler yapısal özellik kazanmaya başlıyor.

Son derece çelişik gibi görünen bu husus açıklanmaya muhtaç…

Devlet erkanının, Hanedanın son üyesini toprağa gömerken aynı zamanda 12 Eylül darbesini mahkum edecek adımları atıyor olması, darbeyle Türkiye''de gerçekleşen değişimin, darbenin temsil ettiği ruhun da toprağa gömüldüğü anlamına gelmiyor. Burada sözünü ettiğim, yakın zamanda gerçekleşecek askeri bir darbe tehlikesi değil elbet. (Kaldı ki, bu opsiyonlar da tümüyle ihtimal dışı kalmış değil, en azından yasal olarak.)

12 Eylül darbesi bir yönüyle kışkırtılan sol ve sağ teröründen, irtica tehlikesinden halkımızı ve devleti korumak adına yapılmıştı. Ancak daha derinlerde, sistemi küresel kapitalizme entegre edecek liberal yapılanmalar gerçekleştirildi. Zaten Özal''ın uyguladığı bu ekonomik düzenlemeler olağanüstü siyasal şartlarda uygulanabilirdi; bu noktadan bakarak, 24 Ocak kararlarının ardından bir askeri yönetimin geleceğini, siyaset biliminin icabı olarak bile, söyleyebiliriz.

Türkiye''nin ekonomik yapısı küresel sermayeye entegre olurken siyasal yapının buna tam ayak uydurduğu söylenemez. Ekonominin kapitalist, siyasal yapının komünist olduğu, Çin modeline benzer bir yapı sürdürüldü bugüne kadar.

Son on yılda yaşananlar, dün yargılanan 12 Eylül darbesiyle ifadesini bulan Kemalist elitin devrinin kapanmasıdır. Buna karşın yeni dönem, postkemalist bir döneme işaret etmektedir. Postkemalist dönemi ise iktidardaki Ak Parti temsil etmektedir.

Yine hanedan metaforundan devam edecek olursak, bir yanda “yeni-Osmanlıcılık” şeklinde tezahür eden “Osmanlı ruhu”, diğer tarafta 12 Eylül''le temelleri atılan neoliberal politikalarla taçlanan, küresel sisteme entegre olan bir yapı…

Saltanatın bitip bitmediğine siz karar verin.

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026