
Türkiye’de trafik güvenliğini artırmak amacıyla yürürlüğe giren "saldırı amaçlı takip ve araçtan inme" cezası, İstanbul’da yaşanan bir tartışma sonrası kamuoyunda yeni bir tartışma başlattı. Sosyal medyada hızla yayılan görüntülerde, basit bir maddi hasarlı kaza iddiasının ağır para cezası tehdidiyle nasıl bir çıkmaza dönüştüğü gözler önüne serildi.
Olayda, bir sürücü diğer aracın dikiz aynasına çarptığını iddia ederek kaza tespit tutanağı tutulması için aracından indi. Ancak karşı taraf, aracından inmeyi reddederek o anları cep telefonuyla kaydetmeye başladı. Görüntüyü çeken sürücünün, "Aracıma çarpmadın, araçtan indin ve 180 bin lira cezayı yedin" şeklindeki ifadeleri, uygulanan yüksek meblağlı cezanın suistimal edilip edilmediği sorusunu gündeme taşıdı.

SUİSTİMAL Mİ EDİLİYOR?
Geçtiğimiz dönemde hayata geçirilen düzenleme; trafikte şiddeti (yol kesme, darp, araçtan inerek tehdit etme) engellemeyi amaçlıyor. Ancak sosyal medyaya düşen bu son örnek, yasayı bilen bazı sürücülerin, haklı ya da haksız her türlü tartışmada karşı tarafı "araçtan inersen ceza alırsın" diyerek baskı altına alabildiğini gösterdi.
Hukukçular ve trafik uzmanları, cezanın uygulanabilmesi için "saldırı amacı" veya "ısrarlı takip" gibi unsurların somut olarak kanıtlanması gerektiğine dikkat çekiyor. Sadece kaza tutanağı tutmak için araçtan inmenin bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ise yargı kararları ve emniyet denetimleriyle netleşecek.






