
Yazar ve yayıncı Altay Cem Meriç, sosyal medyada milyonlarca kişiye ulaşan sözde haber sayfalarının arka planını ifşa etti. Müslümanları hedef alan ‘İslamsız Türklük’ propagandası yapıldığını belirten Altay Cem Meriç’in açıklamalarının ardından sosyal medya kullanıcıları, söz konusu hesaplar hakkında şikayette bulunmaya başladı.
Altay Cem Meriç, sosyal medya tımarhanesinin şimdiki hedefi. Bugün sosyal medya itibar suikastlarının serbest piyasaya açıldığı bir alana dönüştü ve bu koğuşta artık linçlerin bir fiyat tarifesi var. Altay Cem Meriç'i hedef alanlar, aldığı konferans ücretleri üzerinden ona “din tüccarı” yaftası yapıştırıyor. Ama herkesin görmezden geldiği bir gerçek var. Altay Cem Meriç'i fonlayan bir yapı yok. Kendi imkanlarıyla ayakta duruyor, gençlere ilaç gibi gelen içerikler üretiyor.
Ödeme yöntemi olarak "Allah razı olsun"
Kimileri "Konferansları neden bedava yapmıyorsun?" diye sorarken Kimileri de "Allah rızası" kavramını, insanların emeğini sömürmek için "bedava iş yaptırma" aparatına dönüştürüyor. “Allah razı olsun” bir ödeme yöntemi değildir. Kaliteli iş, maliyet gerektirir.
Müslüman gençler yokluğa mahkum ediliyor
Seküler medya, kendi yazarını fonlayınca “vizyon”, okunmayan kitabı çok satmış gibi gösterince “başarı” oluyor ancak Müslüman bir yazar, emeğinin karşılığını isteyince etiket hazır: "Sen tüccarsın" Asıl tehlike burada başlıyor. Kendi mahallesinden destek göremeyen Müslüman gençler, bir süre sonra yokluğa mahkum ediliyor.
Sonra seküler ajanslar çıkıp, “Gel gel biz seni parlatacağız.” diyor ve o gençler; bu işe tesettürlü girip 6 ay sonra kadehlerle poz verir hale geliyor. Ardındansa gelen o cümle: “Yazık, kızcağız bozuldu…”
Bu isyan bu camia için
Altay Cem Meriç’in isyanı da şahsi değil. Bu isyan, bu camianın geleceği için. Kendi yazarına, kendi içerik üreticisine, kendi medyasına destek olmayanlar çocuklarının zihnini başkalarına teslim eder. Bu bağımsız seslerin soluğu kesilirse meydan, çocuklarınızı dönüştürmek için sırada bekleyen ajanslara kalır.







