17:37, 21/07/2026, Salı
Gazze’de insanlık bir kez daha katledildi: İsrail bu kez hastaneyi hedef aldı
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yer alan El-Yemen El-Sait Hastanesi, İsrail ordusunun doğrudan hedefi oldu. Saldırı sonrası hastaneye getirilenler arasında çok sayıda çocuk ve kadının bulunması yürekleri dağladı. Aylardır süren katliamda hayatını kaybedenlerin sayısı her geçen gün artarken, Gazze'de yaşanan insanlık dramı ve genel bilanço hafızalardan silinmeyecek bir boyut kazandı.
Sığınak olması gereken hastaneye bomba yağdı
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde sivillerin ve yaralıların sığındığı Cibaliye Mülteci Kampı’ndaki El-Yemen El-Sait Hastanesi’ni hedef aldı. Saldırının hemen ardından hastane koridorlarına taşınan hayatını kaybetmiş ve ağır yaralanmış çocuk ile kadınların görüntüleri dehşetin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Savaş hukuku ve insani değerlerin tamamen çiğnendiği saldırı, bölgedeki sağlık sisteminin çöküşünü daha da derinleştirdi.

Gazze’de ağır bilanço: İnsanlık suçu hafızalardan silinmiyor
Aylardır aralıksız devam eden bombardıman ve abluka altında yaşam mücadelesi veren Gazze Şeridi’nde bilançolar her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Tüm dünyanın gözü önünde cereyan eden bu yıkımda:
Hayatını Kaybedenler:
Saldırıların başından bu yana onlarca binden fazla insan yaşamını yitirdi; hayatını kaybedenlerin %70’inden fazlasını masum kadın ve çocuklar oluşturuyor.Sağlık Sistemi Çöktü:
Onlarca hastane ve sağlık merkezi ya doğrudan bombalandı ya da yakıt, tıbbi malzeme ve elektrik yetersizliği nedeniyle tamamen hizmet dışı kaldı.Yerinden Edilenler:
Gazze nüfusunun ezici bir çoğunluğu evlerini terk etmek zorunda kalarak sığındıkları çadırlarda, açlık ve salgın hastalıkların gölgesinde hayatta kalmaya çalışıyor.Tarihe kara bir leke olarak geçen bu katliamlar, uluslararası toplumun sessizliğine rağmen insanlığın ortak hafızasında unutulmayacak bir soykırım belgesi olarak kalmaya devam ediyor.

Tarihin en kanlı bilançosu
Ekim 2023’ten bu yana İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik aralıksız sürdürdüğü saldırılar, 21. yüzyılın en ağır insani felaketine ve tüm dünyanın gözleri önünde cereyan eden açık bir soykırıma dönüştü. Doğrudan bombardımanların yanı sıra sistemli abluka ve aç bırakma politikaları yüz binlerce masum insanın hayatını kararttı. Resmi kayıtlara ve uluslararası raporlara göre doğrulanan can kaybı 73 bin sınırını aşarken, enkaz altında kaybolan ve ulaşılamayan binlerce kişiyle birlikte toplam kaybın 80 bini geçtiği değerlendiriliyor. Katliamın en acı yüzü ise hedeflenen nüfusun niteliğinde saklı; hayatını kaybedenlerin %70’inden fazlasını masum kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Yaralı sayısının 173 bini aştığı bölgede, amputasyon geçiren binlerce çocuk ve kalıcı sakatlıkla baş başa kalan yüz binler, temel tıbbi imkanlardan yoksun şekilde yaşam mücadelesi veriyor.

Sistematik yıkım: Yaşam alanlarının sağlığın ve geleceğin haritadan silinişi
İsrail'in yürüttüğü strateji sadece doğrudan can kayıplarıyla sınırlı kalmayıp, Gazze'deki toplumsal ve insani yaşamın tüm altyapısını tamamen yok etmeyi hedefledi. Şehrin hastaneleri, okulları, ibadethaneleri ve su arıtma tesisleri aşamalı olarak hedef alınarak sağlık sistemi tamamen çökertildi; hastaneler sığınak olmaktan çıkarılıp toplu mezarlara dönüştürüldü. 2 milyonu aşkın Gazze nüfusunun %90’ından fazlası defalarca yerinden edilerek insani şartlardan uzak çadır kentlere sürüklendi. İnsani yardım tırlarının engellenmesiyle hortlatılan yapay kıtlık ve açlık bir savaş silahı olarak kullanılırken, onlarca bebek ve çocuk besinsizlikten yaşamını yitirdi. Konutların ve tarihi dokunun neredeyse tamamının yerle bir edilmesiyle Gazze yaşanamaz bir yıkıntı alanına çevrilse de, yaşanan bu büyük insanlık suçu tarihin ve insanlığın hafızasına silinmez bir leke olarak kazındı.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.