22:22, 11/09/2026, CumaG: Güncelleme: 22:22, 11/09/2026, Cuma
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmazı: Terörün Türkiye'ye maliyeti en az 2,3 trilyon dolar
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sinop'ta düzenlenen "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programı kapsamında AK Parti İl Başkanlığı'nı ziyaret ederek gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Terörün Türkiye ekonomisine getirdiği devasa yüke dikkat çeken Yılmaz, "Doğrudan ve dolaylı etkileriyle terörün ülkemize maliyeti en az 2,3 trilyon dolardır; muhtemelen çok daha fazlası. Tarımı, turizmi, madenciliği ve yatırımları vuran bu prangadan tamamen kurtulmak istiyoruz" dedi. Yılmaz ayrıca, küresel çalkantıların ortasında iç cephenin tahkim edilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, çeşitli temaslar ve "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programına katılmak üzere geldiği Sinop'ta AK Parti İl Başkanlığı'nı ziyaret etti.
Parti teşkilatına ve kamuoyuna hitap eden Yılmaz, küresel sistemdeki kırılmalara, büyük güçler arasındaki rekabete ve Türkiye'nin çeyrek asırlık kalkınma hamlelerine değinirken, terörün ülke ekonomisine verdiği ağır hasarı rakamlarla ortaya koydu.
"En az 2,3 trilyon dolara mal oldu"
Terörün yalnızca savunma harcamalarından ibaret görülmemesi gerektiğini, reel sektörü de baltaladığını belirten Yılmaz, şu tespitleri paylaştı:
"Terör hadiseleri doğrudan veya dolaylı etkilerle tarımı etkilemiş, turizmi vurmuş, yatırım ortamını bozmuş, yer altı kaynaklarımızın aranmasına ve madenciliğe engel olmuştur. Bütün bunları on yıllar boyunca topladığınızda en az 2,3 trilyon dolarlık bir faturadan bahsediyoruz. En az diyorum, muhtemelen çok daha fazlası. Eğer bu devasa kaynaklar terör yerine milletimizin refahına, kalkınmasına yönlendirilseydi bugün Türkiye bambaşka bir ligde olurdu. Dolayısıyla bu prangadan kalıcı olarak kurtulmak istiyoruz."
"İç cephemizi kuvvetlendirelim"
Orta Doğu'dan Karadeniz'e uzanan çatışma hatlarına dikkat çekerek etnik ve mezhepsel ayrışma tuzaklarına karşı birlik çağrısı yapan Cevdet Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dünyada risklerin, belirsizliklerin ve rekabetin arttığı çalkantılı bir dönemden geçiyoruz. Bölgemizde toplumlar etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden birbirine kışkırtılmak isteniyor. Bizim yapmamız gereken tek şey var: İç cephemizi kuvvetlendirmek. Farklı etnik kimliklerimiz, inançlarımız olabilir; ancak ortak geleceğimiz etrafında tek vücut olmalıyız. Meclisimiz de 367 oyla aldığı kararla bu tarihi sürece irade koymuştur. Terör meselesini kalıcı olarak ülke gündeminden tamamen çıkaracağız."










