657 sayılı kanuna göre Zenci memurlar var mı?

00:0023/02/2013, Cumartesi
G: 6/09/2019, Cuma
Ahmet Ünlü

Gündemin en sıcak konularından birisi haline gelen kamudaki başörtüsü yasağı şimdiden siyaseti ikiye bölmüş durumda. Gözden kaçırılan durum ise bayan memurların etek boylarının kontrol edilmesinin ne kadar ahlaki olduğu ile esas alınan yönetmeliğin dayanağının 1934 tarihli bir kanun oluşudur herhalde. Daha da üzücü olan ise bu metruk kanuna dayalı olarak çıkarılan yönetmelikle başörtülü memurlara zenci muamelesi yapılmasıdır.Bu konuda yaşanan komediyi daha önce gündeme getirmiş ve konunun detayını

Gündemin en sıcak konularından birisi haline gelen kamudaki başörtüsü yasağı şimdiden siyaseti ikiye bölmüş durumda. Gözden kaçırılan durum ise bayan memurların etek boylarının kontrol edilmesinin ne kadar ahlaki olduğu ile esas alınan yönetmeliğin dayanağının 1934 tarihli bir kanun oluşudur herhalde. Daha da üzücü olan ise bu metruk kanuna dayalı olarak çıkarılan yönetmelikle başörtülü memurlara zenci muamelesi yapılmasıdır.

Bu konuda yaşanan komediyi daha önce gündeme getirmiş ve konunun detayını anlatmıştık. Anlaşılan o ki bu durumu daha iyi anlatmamız gerekiyor.

Memurların 1982 model etek boyuna aykırı davranış ve cezası

Personel konularını düzenleyen yönetmeliklere baktığımızda bir çoğunun 1980 ihtilalinden sonra yürürlüğe girdiğini ve ihtilal mantığını taşıdığını görüyoruz. İhtilalden bu kadar süre geçmesine ve ciddi demokratik adımlar atılmasına rağmen maalesef bu yönetmeliklerin hala bütün unsurlarıyla yürürlükte olduğunu görüyoruz. Bunlardan bir tanesi de personelin ense traşından etek boyuna kadar bazı düzenlemelerin yer aldığı Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmeliktir. Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesine baktığımızda son derece komik ve bir o kadar da memurlara nasıl bir biçim verilmeye çalışıldığını açıkça görüyoruz.

Yönetmeliğe göre etek boyu dizden yukarı ve yırtmaçlı olamaz.

Elbise, pantolon, etek temiz, düzgün, ütülü ve sade ayakkabılar ve/veya çizmeler sade ve normal topuklu, boyalı, görev mahallinde baş daima açık, saçlar düzgün taranmış veya toplanmış, tırnaklar normal kesilmiş olur. Ancak bazı hizmetler için özel iş kıyafetleri varsa görev sırasında kurum amirinin izni ile bu kıyafet kullanılır. Kolsuz ve çok açık yakalı gömlek, bluz veya elbise ile strech, kot ve benzeri pantolonlar giyilmez. Etek boyu dizden yukarı ve yırtmaçlı olamaz. Terlik tipi (sandalet) ayakkabı giyilmez.

Bayanların etek boyuna karışılması ne kadar yanlış ise başörtüsüne karşılması da o kadar yanlıştır. Hatta işin içerisine inanç girdiği için başörtüsüne karışılması daha da vahşicedir. İnsanların inançlarına göre yaşamasına karışmak ve saygısızca inançlara alan belirlemeye kalkışmak bu yüzyılda kabul edilemez bir durumdur. Ayrıca, insanların inançlarıyla işleri arasında seçim yaptırmaya kimsenin hakkı ve haddi olamaz. Özellikle personelin yaptığı işten ve niteliğinden ziyade kılık ve kıyafetinin önplana alınarak değerlendirilmesi insanlık dışı bir uygulamadır. İnsanların inançlarını beğenirsiniz veya beğenmezsiniz ama sorgulama hakkınız asla olamaz ve olmamalıdır.

Yönetmeliğe göre erkek personelin giyim tarzı ve başka bir komedi (bıyık şekli)

Elbiseler temiz, düzgün, ütülü ve sade; ayakkabılar kapalı, temiz ve boyalı giyilir. Sandalet veya atkılı ayakkabı giyilmez. Bina içinde ve görev mahallinde baş daima açık bulundurulur. Kulak ortasından aşağıda favori bırakılmaz. Saçlar, kulağı kapatmayacak biçimde ve normal duruşta enseden gömlek yakasını aşmayacak şekilde uzatılabilir, temiz bakımlı ve taranmış olur. Hergün sakal tıraşı olunur ve sakal bırakılmaz. Bıyık tabii olarak bırakılır, uzunluğu üst dudak boyunu geçemez. Üstten alınmaz, yanlar üst dudak hizasında olur, alt uçları dudak hizasından kesilir. Kravat takılır, kravatı örtecek şekilde balıkçı yaka veya benzeri süveterler giyilmez. Hizmet gereğine uygun olarak verilmişse tek tip elbise giyilir. Bina içinde gömleksiz, kravatsız ve çorapsız dolaşılmaz.

Kılık kıyafet kuralına uymamanın cezası

657 sayılı Kanunun 125 inci maddesine göre; belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak uyarma cezasını gerektirmektedir. Ancak, bu Ülke"de kılık kıyafet hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesiyle memuriyetten atılan gözü yaşlı insanlara şahitlik etmiştir. Daha da acısı Danıştay Başkanlığı da bu duruma çanak tutmuştur.

Gözden kaçırılan 1934 tarihli gariplikler

Kılık kıyafeti düzenleyen yönetmeliğin dayanak maddesinde yazan hükümler maalesef gözlerden kaçmaktadır ya da şuana kadar akıllı bir bürokrat gündeme getirmemiştir.

Yönetmeliğin 17 nci maddesinde; "Bu Yönetmelik; 2413 sayılı "Bilumum Devlet Memurlarının Kıyafetleri ile İlgili Kararname", 2596 sayılı "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" un 6 ncı maddesi ve bu maddeye göre çıkarılan 1958 sayılı "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" tatbik suretini gösterir" "Nizamname" hükümleri uyarınca düzenlenmiştir." hükmünü görüyoruz.

Metruk bir kanun niteliğinde olan 1934 tarihli ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun"un dayanak yapıldığı bir yönetmeliğin hala gündem oluşturmasına güler misiniz yoksa ağlar mısınız? Bu Kanunun 5 inci maddesinde yer alan; "Türkiye Devleti nezdine memur bulunanların kıyafetleri beynelmilel mer"i adetlere tabidir." hükmüne rağmen hala 1934"lerin dünyasında yaşadığını zanneden zavallıların uluslararası geçerliliği olan kılık kıyafetin ne olduğunu bilenleri var mıdır acaba? Şayet varsa, bu beynelmilel mer"i adetler kadınların etek boyları ve başörtüleriyle mi ilgilidir? Ya da erkek memurların ense tıraşı ve bıyık uzunluğu mu takip ediliyor?

Bazı batı ülkelerinde çarşafla otobüs şoförü olarak görev yapan bayanların olduğunu ya da sakal ve cübbeyle yine benzer iş yapanların olduğunu bilmeyen zavallıların nefsi arzu ve isteklerine laikliği kılıf olarak kullanmaları kadar tiksindirici bir davranış olabilir mi? Kaldı ki 1934 tarihli metruk bir kanunun dayanak yapıldığı bir yönetmelik etrafında düşünce üretmeye çalışmak kadar herhalde garip bir durum olamaz. Son olarak en fazla değer vermemiz gereken kadınların gözyaşlarının dindirilmesi için 12 milyon imza toplayanları da gayretlerinden dolayı kutluyorum.