Cumhurbaşkanı Erdoğan askeri seçenek desteğine neden yeşil ışık yaktı?

00:006/10/2014, Pazartesi
G: 12/09/2019, Perşembe
Bülent Orakoğlu

Ülke olarak nereden nereye geldik? Eski Türkiye"nin, dış politika ve istihbarat alanlarında, Batı"ya olan bağımlılığı yerini, Yeni Türkiye"de, ülke menfaatleri ve ulusal güvenliğimiz açısından, Ortadoğu"da ve dünyada İnisiyatif alabilen, üzerinde oyun kurulan bir ülke statüsünden oyun kuran ülke statüsüne geçen, Ortadoğu"da IŞİD terörü ve vahşetinin elinden 49 vatandaşını burnu kanamadan kurtarabilen, stratejik akla ve güce sahip dünyada sözü geçen büyük bir devlete bırakmış görünüyor.ABD Başkanı

Ülke olarak nereden nereye geldik? Eski Türkiye"nin, dış politika ve istihbarat alanlarında, Batı"ya olan bağımlılığı yerini, Yeni Türkiye"de, ülke menfaatleri ve ulusal güvenliğimiz açısından, Ortadoğu"da ve dünyada İnisiyatif alabilen, üzerinde oyun kurulan bir ülke statüsünden oyun kuran ülke statüsüne geçen, Ortadoğu"da IŞİD terörü ve vahşetinin elinden 49 vatandaşını burnu kanamadan kurtarabilen, stratejik akla ve güce sahip dünyada sözü geçen büyük bir devlete bırakmış görünüyor.

ABD Başkanı Barack Obama"nın IŞİD"i, etkisiz hale getirmek amacıyla, dört aşamalı stratejisini açıklamasından sonra, Cidde"de gerçekleştirilen Terörle Mücadele Zirvesi"nde Türkiye, toplantı sonrasında yayınlanan ortak bildiriye imza atmamıştı. Arap ülkeleri ise ABD"nin planını desteklediklerini açıklamışlardı.

Türkiye"nin bu tavrının, IŞİD"in elinde rehin olan konsolosluk görevlilerinin hayatlarının riske edilmemesinden kaynaklanan bir hassasiyet olduğu, yetkililerce kamuoyuna açıklanmış, ABD Dışişleri Bakanı Kerry de bu konuda, Türkiye"ye hak verdiğini belirtmişti.

Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan"ın rehinelerin kurtarılması sonrasında da Türkiye"nin, ABD"nin IŞİD ile mücadele planında rolünün istihbarat işbirliği ve insani alanda olacağı yönünde açıklamaları başta ABD olmak üzere, Batı"da hayal kırıklığı yaratmış, Cumhurbaşkanı Erdoğan"ın, BM Genel Kurulu"na katılmak üzere gideceği New York"ta ABD"li yetkililerce IŞİD terörüyle mücadelede daha aktif rol alması konusunda baskı altına alınacağı yorumları yapılmaya başlanmıştı.

BM Genel Kurulu toplantıları sırasında, Erdoğan ve Obama arasında yapılan görüşmeler sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan"ın operasyona askeri seçenek de dahil olmak üzere gereken desteği vereceği yönündeki açıklamaları ABD, İngiliz, paralel yapı ve Doğan medyasında dezenformatik ve asparagas yorum ve haberlere neden olmuştu.

Oysa kanaatime göre Cumhurbaşkanı Erdoğan"ın, Türkiye"nin Suriye, Irak politikaları ve IŞİD ile mücadelede, Ankara"nın görüş, öneri ve tezlerini ABD"li yetkililere kabul ettirmek için ilk açıklamalarda askeri seçenekten bahsetmemesinin, müzakerelerde Türkiye"nin elini güçlendirecek bir koz olarak taktiksel olarak yapıldığını düşünüyorum.

Bu bağlamda, istenilen sonuçların tamamının veya bir kısmının ABD"li yetkililerce kabul edilmesi sonrasında ise askeri seçenek desteğinden bahsedilmesi güçlü bir argüman olarak görünüyor. Her ülkenin uluslararası müzakere veya görüşme öncesi diğer bir ülkeye uyguladığı klasik stratejik bir taktikten söz ediyorum.

Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan"ın, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden"in gaf sınırlarını aşan hangi saik ile yaptığı anlaşılamayan ancak iyi niyetli olmadığı bariz olan, iddialarını reddettiği açıklamasında; uçuşa yasak bölge, güvenli bölgenin tesis edilmesi, eğit-donat prensibine başta ABD olmak üzere koalisyon güçlerinin olumlu baktıklarını açıklaması tezimizi doğrulayan bir kanıt olarak görünüyor .

Özal döneminde başlatılan çözüm sürecinin iç ve dış provokasyonlar ve suikastlar ile sonlandırılmasına mani olamayan eski Türkiye, günümüzde çözüm sürecine yönelik olarak içeriden ve Ortadoğu üzerinden gelen tehdidi algılayabilecek ve bertaraf edebilecek güce sahip görünüyor.

Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan, IŞİD terör örgütüne yönelik operasyonların çözüm sürecini etkilememesi yönünde çeşitli platformlarda ABD"yi ikaz ettiği biliniyor. Başbakan Davutoğlu"nun, Irak ve Suriye tezkeresinin en önemli ayağının çözüm sürecini garanti altına almak olduğunu açıklayarak, Kobani"nin düşmemesi için ne gerekirse yapılacağını ifade etmesi Bakanlar Kurulu"nun çözüm süreci için çıkarılan çerçeve yasanın uygulama esaslarını (yol haritasını)belirleyerek sürecin tüm Türkiye"ye yayılmasına yönelik kararları, çözüm sürecine yönelik inisiyatifin, Ankara"nın kontrolünden çıkmaması amacına yönelik tedbirler olarak dikkat çekiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan"ın gerek Galler"de yapılan NATO liderler zirvesindeki ikili temasları gerekse, BM Genel Kurulu"nda yaptığı ikinci "''ONE MİNUTE çıkışı üzerine BM İnsan Hakları Konseyi"nin, İsrail"in sivil hedeflere saldırarak çok sayıda çocuk ve kadını öldürmesi nedeniyle soruşturma başlatması, çözüm sürecine yönelik olarak kurulmak istenen uluslar arası komploların kesilmesine yönelik diplomatik faaliyetlerin MİT destekli olarak başarılı bir şekilde yürütülmesi en önemlisi de Esed"siz bir Suriye fikrinin Ortadoğu"da barış için elzem olduğu yönünde bir kanaatin Washington"da kabul gördüğünün ihsas edilmesidir.

Kanlı Esed rejimi, bir taraftan örtülü olarak IŞİD"i desteklerken, diğer taraftan Batı"ya ve Rusya"ya IŞİD ile savaşıyor görüntüsü vererek kendisine yönelik bir operasyona mani olmaya çalışmakta. Bu amaçla, Esed rejimi internet üzerinden yayınladığı, dezenformasyon amaçlı görüntü ve bilgilerle, Türkiye"nin IŞİD ile ilişkisi olduğu, petrol alışverişi yaptığı, vs. yönünde asparagas haberlerle dünya kamuoyunu etkilemeye çalışmakta, bu arada IŞİD"in en önemli petrol alıcısının kendileri, Esed rejimi olduğu gerçeğini de kamufle etmeye çalışmaktadır.

Esed rejimi geçmişte El-Kaide terör örgütünün Batı"da metropollerde yaptığı kanlı eylemlerin benzerlerinin El-Kaide orijinli terör örgütlerince yeniden yapılabileceğine yönelik Batı"nın cihadist eylemlerine karşı korkularını kışkırtarak, Özgür Suriye Ordusu"nu da cihadist olarak yaftalamışlardı.

Esed rejiminin internet üzerinden sağladığı dezenformatik faaliyetlerinin önlenmesi, IŞİD ile ilişkileri, MUHABERAT"ın Türkiye uzantılarının ve faaliyetlerinin deşifre edilmesi, Yeni Türkiye"nin imajına ve ulusal güvenliğimize yönelik iç ve dış kumpasların ortaya çıkarılması açısından önem taşımaktadır.

Yurt savunması ile eşdeğer olan bu konularda, MİT"e önemli görevler düşmektedir.