
24 Mart 2014 tarihli köşe yazımda 30 Mart"ta yapılacak yerel seçimlerin, 10 Ağustos"ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de bir göstergesi olacağını belirtmiştim. Seçimlerden zaferle çıkan AK Parti ve Başbakan Erdoğan, 12 Cumhurbaşkanı"nın belirlenmesi ve seçiminde önemli bir avantaj elde etmiş görünüyor. Yerel seçimlerin en önemli sonucu ise milletin gönlündeki cumhurbaşkanının, Başbakan Tayyip Erdoğan olduğu gerçeğini gözler önüne seriyor.
Ancak geçmişte askeri vesayet mekanizmaları ile milli iradeyi temsil eden iktidarlar arasında yaşanan, cumhurbaşkanlığı mücadelesinin, bu kez dış güçler ve kontrolündeki yerli işbirlikçi yapılar ve sosyal medyanın, Erdoğan aleyhine açıkça kullanılacağı bir sürece işaret ediyor.
Terör, kaos ve istikrarsızlık yaratacak provokatif ve manipülatif eylemler, olaylar ve sosyal medya üzerinden yaratılması düşünülen sokak terörü ve algı operasyonları seçimler öncesi yeni Türkiye"yi bekleyen iç ve dış tehdidin boyutlarını ve parametrelerini ortaya koyuyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 2015 Haziran ayında yapılacak genel seçimler, Yeni Türkiye"nin önümüzdeki 20-30 yılını şekillendirerek, Ortadoğu ve dünyada söz sahibi bir ülke olmasının kalıcı olarak önünü açabilecek stratejik bir öneme sahip. Suriye meselesinin çözümsüzlüğe taşınmasındaki en önemli etkenin ise, Yeni Türkiye"nin Avrasya hinterlandında ekonomik bir güç olmasının önünü kesmeye yönelik açık küresel bir dış operasyon ile karşı karşıya kaldığının açık bir kanıtı olarak görünüyor.
Aslında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin dış dünya ilgili boyutu dışında, AK Parti ve Türkiye ile ilgili boyutları da yaratacağı sonuçlar açısından önemli görünüyor. Başbakan Erdoğan"ın Cumhurbaşkanlığı"na aday olması durumunda, Başbakan"ın kim olacağı konusunda tabiri caizse senaryolar havada uçuşuyor. Bu senaryoların büyük bir kısmı da Cumhurbaşkanı Gül üzerinden AK Parti"de bir çatlak yaratma amacına yönelik psikolojik harekat seviyesine varan köşe yazısı haber, yorum ve analizlerden oluşuyor.
Anayasa Mahkemesi"nin twitter kararı konusu başta olmak üzere Gül"ün cumhurbaşkanı sorumluluğu gereği yaptığı bazı değerlendirmelerin, Başbakan Erdoğan"ın açıklamalarıyla çelişmesi karşısında devletin üst katlarında soğuk rüzgarlar estiği yönündeki peşin hüküm ve yorumların medyada komplocu bir yaklaşımla ele alındığı açıkça gözleniyor.
Başbakan Erdoğan"ın, 17-25 Aralık"ta paralel yapının hukuk örtüsü altında gerçekleştirmek istediği küresel darbe girişiminde, Türkiye"nin ulusal güvenliği, kendisi ve partisi, yakın aile fertlerinin hedef alınması karşısında yeterli dik duruşu sergilemeyen hatta bu saldırılara karşı susarak bir tepki göstermeyen partililere kırgın ve kızgın olduğu hepimizin malumu.
Bu nedenle cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler öncesinde paralel yapının devlet mekanizmaları içine sızmış unsurları bir taraftan hukuk içinde tasfiye edilerek yargı önünde hesap vermesi sağlanırken, diğer taraftan parti içinde, bürokraside ve medyada millet iradesini öne çıkaracak önemli gelişmelerin yaşanmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Anayasa Mahkemesi"nin twitter"in açılması yönünde aldığı karar, 11 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Abdullah Gül"ün seçilmemesi adına TBMM Genel Kurulu"nda yapılan oylamada 367 yeter sayısı şartının, Anayasa Mahkemesi tarafından getirildiği hukuksuz ve millet iradesine karşı derin refleksi hatırlattı.
Başbakan Erdoğan"ın AYM"nin twitter hakkındaki kararına saygı duymadığını ve bu kararın milli olmadığı yönündeki açıklamalarında ne kadar haklı olduğu, Clinton döneminde, ABD"nin Küba"da komünist hükümeti yıkmak için "twitter benzeri" bir sosyal paylaşım ağı kurduğuna yönelik skandalın ortaya çıkması ile anlaşıldı.
ABD Yardım Örgütü Uluslararası Kalkınma Ajansı tarafından Küba"ya karşı yasadışı gizli ve yıkıcı eylem düzenlemek amacıyla faaliyete geçirilen sosyal paylaşım ağının denizaşırı ülkelerdeki paravan şirketler tarafından kurulduğu ve para transferinin de Cayman Adaları"ndaki bankalardan yapıldığı anlaşılmıştı.
Kamu düzenini bozmak ve istikrarsızlık yaratmak amacıyla öncelikle gençlerden oluşan bir izleyici kitlesinin oluşturulması, daha sonra bu kitlenin hükümet karşıtı eylemler için örgütlenmesinin amaçlandığı Zun Zuneo (Sinek Kuşu"nun Ötüşü) adlı servisin internete erişimin kısıtlı olduğu dönemde 2 yıl içinde 40 binden fazla aboneye sahip olduğu bilgisi medyaya duyurulmuştu.
Küba"nın twitteri olarak anılan sosyal paylaşım ağının, üyelerine siyasi gösteri düzenlemek için de kullanılabilen kısa mesaj hizmeti de sunduğu da belirlenmişti. İşin ilginç yanı ortaya çıkan belgelerde, ABD"nin sosyal medya ilişkilerinden sorumlu Dışişleri Bakanlığı yetkilisinin, twitter"in kurucusu Jack Dorsay"ın ZunZune projesini devralması için girişimde bulunduğunun da ortaya çıkarılmış olmasıydı.
Twitter yöneticilerinin Hindistan"da bile sorumlu acenta kurarak mahkeme kararlarını uygulaması karşısında, Türkiye"de büro veya sorumlu bir acenta kurmama inadı ve mahkeme kararlarını uygulamama ısrarının arkasındaki nedeni, herhalde anladınız?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.