Hazır cevapları geç, soruyu kendine sor!

04:009/04/2026, jeudi
G: 9/04/2026, jeudi
Gökhan Özcan

William Chittick benim kitaplarından çok yararlandığım bir isim… Pozitivist cereyanlara maruz kalarak boynu tutulan modern zihniyeti pek çok konuda doğru bakışa yönlendiren bir düşünür… Özellikle Batılı bir çerçevede, tek boyutlu maddi bir dünya gerçekliği (!) üzerinden kodlayıp, salt maddi hedefler doğrultusunda yetiştirmeye çalıştığımız genç kuşaklarımızın okumasında fayda görüyorum. Kendisi İslam maneviyatını, irfan ve hikmetini kendi hakikati içinde, zedelemeden ama yenilenmiş ve sorumluluk

William Chittick benim kitaplarından çok yararlandığım bir isim… Pozitivist cereyanlara maruz kalarak boynu tutulan modern zihniyeti pek çok konuda doğru bakışa yönlendiren bir düşünür… Özellikle Batılı bir çerçevede, tek boyutlu maddi bir dünya gerçekliği (!) üzerinden kodlayıp, salt maddi hedefler doğrultusunda yetiştirmeye çalıştığımız genç kuşaklarımızın okumasında fayda görüyorum. Kendisi İslam maneviyatını, irfan ve hikmetini kendi hakikati içinde, zedelemeden ama yenilenmiş ve sorumluluk alan bir dille bugünün okurlarına, özellikle de Batılı okurlara ve yine özellikle akademik çalışmalarını yürüttüğü Amerika’daki insanlara aktarma misyonu üstleniyor. Herhangi bir kitabından bir şeyler okumaya başlayan bizim insanlarımızın da ‘Ben bunu hiç böyle düşünmedim’ duygusuna kapılacağına eminim. Bu bize aynı zamanda zihinsel dünyamızın nasıl bir seküler işgal altında olduğunu aşikâr edecektir.

Chittick’in ufuk açıcı ve onarıcı bulduğum kitaplarından ‘Tasavvuf’ta yer alan şu ifadeleri zihin dünyalarımızda çok temel vurgu olarak barınmalı bana kalırsa: “Modernler öyle yapmacık bir çevrede yaşamaktadırlar ki çevrelerindeki dünyaya dikkat edememektedirler. Dünyayı algılamaya çalışmanın başlı başına bir zaman kaybı olduğunu düşünüyorlar. Kendilerine gerçek denen şeyin gerçek olduğunu kabul ediyorlar.”

Modernlerden olduğumuz noktasında özellikle kendini dindar ya da en azından ‘muhafazakâr’ olarak gören insanlarımızın itirazları olabilir. Ancak lisanın iddiası genellikle lisanda kalıyor. Hayatımızın hemen her santimetre karesinde modern ‘kapılmışlıklar’ımıza dair bariz işaretler var. Bunları örneklemeye bu yazıda yerim müsait değil… Ve fakat bunun gerekli olduğunu da sanmıyorum, her şey ortada. Biz mesela ekseriyet olarak (istisnalar keşke kaideyi değiştirebilecek sayıda olabilseydi) yıllardır dinin bilimle çelişmediğine dair ezik bir savunma dili geliştirmeye çalışan ‘muhafazakâr’larız. Oysa mevcut zaman kesitinde ulaşılabilmiş pozitivist bilim teorisi ve pratiği ile din birçok noktada çelişir ve ben eğer ahdine sadık Müslüman isem, bu ayrım noktasında din ne diyorsa ona inanmak, buna göre tavır almak durumundayım. Bunun gibi, hayatımız için ‘ihtiyaç’ olduğuna inandırıldığımız birçok şeyin İslam’a göre fuzuli sarfiyata yol açtığı ve pek çok bakımdan israftan sayılabileceği gayet açık olduğu halde, biz yeni dindarlar ve muhafazakârlar dönüp o tarafa bakmayız. Yani dindarız, muhafazakârız ama yaşarken de dinin vazettiklerine esastan ters bile olsa dibine kadar modern inisiyatifler alıyor, seküler tercihler yapıyoruz. Nefsimizin elini güçlendiren bir görmezden gelme, oralı olmama kültürünü içten içe ama fena halde içselleştirmiş durumdayız.

Nefs demişken, Chittick’in aynı kitaptaki şu ifadelerini de dikkatinize sunmak isterim: “Nefsin bilinemez ve tanımlanamaz olduğu hesaba katıldığında, ‘Nefs nedir?’ sorusunu sormakla herhangi bir yere varamayız. Onu şeyleştirip belirleyemeyiz. Eğer nefsi ‘arıtmak’ ya da ‘geliştirmek’ istiyorsak, nefsin ne olduğunu sorarak başlamanın bize bir yararı olmaz; çünkü bir cevap elde edemeyiz. Bu çetin konuyu ancak kişisel terimlerle ele alabiliriz. ‘Nefs’ nedir?’ diye sormak yerine, her birimiz, ‘Ben kimim?’ sorusunu sormalıdır.”

Artık birçok insana klişe gibi geliyor belki ama ‘Ben kimim?’ sorusu çok önemli… Belki de soruların Hz. Adem’i (as) bu sorudur, bütün soruları doğuran soru… Ve elbette bütün soruları izaha kavuşturacak yegâne cevaba götürecek yolun da ilk adımı…

“Şunca yıl sonra kederle farkettim ki kim olduğumuza dair önümüze konan bütün hazır cevaplar” dedi beyaz saçlı adam, “biz bu soruyu kendimize sormayalım diye!”


#William Chittick
#batı
#modernizm