Başbakan Erdoğan TEKEL işçilerinin eylemleri için aylık 40 trilyon maliyetleri olduğunu kaydederek "Kimin parasını ödüyoruz bunlara, halkın parasını. Ben tüyü bitmemiş yetimin hakkını orada oturarak kimseye yedirmem" demişti.
Başbakan Erdoğan''ın TEKEL eyleminin ideolojik olma durumunu dile getirmesi, boş istihdama karşı çıkması önemli noktalardı. Türkiye yıllarca atıl kamu istihdamından çekmiş bir ülke olarak bu tür eylemlere taviz vermemeliydi.
Son günlerde TEKEL işçilerinin eylemleri, eczacıların eylemleri ucunda çıkar ve ideolojik karışımlar izlenen eylemler olarak dikkat çekiyor. Eczacıların fiyat indiriminden zarar görmesinin izahı oldukça zor olsa gerek.
İlaç fiyatları düşürülebilmişse eczacılar, buna karşı çıkmalarını Türk halkına nasıl izah edebilirler ki. Ama bir eczacı yazdığı mailinde şunu söylüyordu: "İlaç şirketleri indirimlerini satış fiyatı yerine üretim değeri üzerinden yapıyorlar. Aradaki farkı ise SGK dikkate almadığı için eczacılar karşılamak zorunda kalıyor ve zarar ediyoruz"
Eczacı arkadaşa bu açıklama üzerine "o zaman neden SGK''nın üzerine gidiyorsunuz da sizi gerçek zarara sevkeden ilaç üreticisinin üzerine gitmiyorsunuz. TEB (Türk Ezacıları Birliği) kamuoyunu bilgilendirmede bu konuyu hiç gündeme taşımıyor. Hatta açıklamaları neyin ne olduğunu dahi net ifade edemiyor" dedim.
Gerçekten de durum üzüm yemek mi yoksa bağcıyı dövmek mi olduğunu gösteremiyor. TEKEL işçileri Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün''ün de belirttiği gibi binlerce işçi arasından ayrıcalık mı istiyor? On binlerce işçi aynı kapsamda iken TEKEL işçileri neden havuzlarda dolaşıyor? Keza eczacılar ne istediklerini dahi kamuoyuna net bildiremezken neden dükkân kapattılar? Vatandaşın aleyhine eylem nasıl yapılabilir?
Ama bizim bugün meselemiz ideolojik olsun çıkarcı olsun bu eylemler değil. Bizim konumuz dünden kalan konunun takipçiliği olacaktır.
Boğaz''dan tüp geçit imkânı verecek olan Marmaray projesine geri döneceğiz. 1 milyar dolarlık ''götürü usul-sabit fiyat'' proje yeniden uyarlandı.
Nasıl uyarlandı?
Neden uyarlandı?
Bilmiyoruz.
Aslında uyarlama fiyatını da bilmiyoruz. Ve uyarlamayı 22 Aralık günü bu köşeden sorduk "ne kadar uyarladınız?" Cevap gelmedi.
Sabah Gazetesi''ndeHAMDİ ATEŞ önceki gün kendi tahmini üzerinden bir haber yaptı ve dün bu köşeden haberi yazdık. 500 milyon dolar tahmini bir uyarlama söz konusu olabilirmiş.
Yine ses yok
Açıklama yok
Ve biz yeniden soruyoruz. Ayda 40 trilyon yetim hakkı oluyor peki ama ya Marmaray''ın götürü usul ve sabit fiyat ihalesinin uyarlaması, kamuoyuna yansıyan fiyattan 500 milyon dolar ne olabilir?
500 milyon dolar kimin parası?
Hatta 40 trilyonu yine Türk işçilerine öderken yetim hakkı oluyor da 500 milyon doları elin Japon''una öderken o para kimin hakkı oluyor?
Başlıklar :

