ABD ve İsrail PKK’yı neden sattı? Örgütler bitti, yeni hedef örgütleşen devletler olacak. Türkiye başardı, Erdoğan başardı. Erdoğan’ı tehdit edenler nerede? Elli yıllık bütün hesaplar sıfırlandı. “İmparatorluklar dönemi” başladı.

04:0022/01/2026, Perşembe
G: 22/01/2026, Perşembe
İbrahim Karagül

ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın “Artık YPG’ye ihtiyacımız yok” açıklamasından sonra Trump’ın da “Onara çok yardım ettik bir işe yaramadılar” mealindeki sözleriyle PKK/YPG fiilen bitti, tarih oldu. On yıllardır Türkiye’yi meşgul eden, Suriye’nin parçalanmasının öncü gücü olan, ABD ve İsrail’in bölgedeki silahlı tetikçiliğini yapan, coğrafya istikrarsızlığının ana unsurlarından biri olan bir örgüt tarihe karıştı. ABD’NİN YPG’YE VERDİĞİ SİLAHLARA, YÜZ MİLYONLARCA DOLARA NE OLDU? ABD YOLSUZLUK SORUŞTURMASI

ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın “Artık YPG’ye ihtiyacımız yok” açıklamasından sonra Trump’ın da “Onara çok yardım ettik bir işe yaramadılar” mealindeki sözleriyle PKK/YPG fiilen bitti, tarih oldu.

On yıllardır Türkiye’yi meşgul eden, Suriye’nin parçalanmasının öncü gücü olan, ABD ve İsrail’in bölgedeki silahlı tetikçiliğini yapan, coğrafya istikrarsızlığının ana unsurlarından biri olan bir örgüt tarihe karıştı.


ABD’NİN YPG’YE VERDİĞİ SİLAHLARA, YÜZ MİLYONLARCA DOLARA NE OLDU?
ABD YOLSUZLUK SORUŞTURMASI AÇMALI!

Türkiye’de zaten bitmişlerdi. “Terörsüz Türkiye” projesi ile yeni bir döneme girilmişti. Şimdi “Terörsüz Bölge” projesi YPG’nin bu şekilde tasfiyesi ile başlıyor.

Zaten Suriye ordusu, birkaç günde PKK/YPG’nin (SDG) işgali altındaki hemen her yeri kurtardı. İki küçük bölge kaldı, orada da YPG hiçbir şekilde olamayacak.

Yıllardır ABD’nin örgüte gönderdiği binlerce TIR dolusu silahı, hava savunma sistemlerini, yüz milyonlarca dolar para yardımlarını hiçbir yerde göremedik. YPG’nin askeri olarak bir hiç olduğu ortaya çıktı.

Hiçbir yerde direnemediler, tutunamadılar. Ortada bir askeri varlık yokmuş, söylemler sadece balonmuş.

Peki ABD’nin gönderdiği silahlar nereye gitti? Yüz milyon dolarlar kimlere gitti?

Şimdi muhtemelen ABD bu sorunun cevabını arayacak. Belki de PKK/YPG üzerinden tarihin en büyük yolsuzluklarından biri yapıldı.

Bir soruşturma açılır, Suriye’de YPG ile birlikte hareket eden ABD askeri ve istihbarat unsurları bu soruşturmanın altında kalır.


ABD VE İSRAİL PKK’YI NEDEN SATTI?
İSRAİL BAYRAKLARI ASTILAR, HİÇBİR İŞE YARAMADI.

PKK çevrelerinde çok büyük hayal kırıklığı var. ABD’ye güvendiler, ABD bayrağı astılar. İlk fırsatta satıldılar, bir kenara atıldılar. İsrail’e güvendiler. İsrail bayrakları ile yürüdüler. İlk krizde İsrail onları sattı, hiçbir şey yapmadı, daha doğrusu yapamadı. Bu son anlarında bile İsrail’e yalvardılar, yardım beklediler. Ama o yardım artık hiç gelmeyecekti.

İsrail’in bu aşamadan sonra İran’ı dağıtması, PKK’yı Türkiye sınırında silahlı güç olarak kullanması, terör üzerinden bölge ülkelerine şantajlar yapması imkânsız. İsrail’in gücü sınırlandı, hareket alanı daraldı.


İSRAİL PANİKTE!
İSRAİL-YUNANİSTAN CEPHESİ DE ÇÖKECEK.

İsrail’in şu an panikte olduğu ortada. Bütün bunlar olurken İsrail can havliyle Yunanistan’a koştu, oradaki cepheyi güçlendirmeye çalıştı.

Ama bu cephe de çökecek, Yunanistan ve Rum Kesimi enkaz altında kalacak. Suriye bütünlüğü tamamlandığında İsrail’in vekil güçleri için tarih tamamen bitmiş olacak.

Dikkat edin, en önemli ortağı BAE ile birlikte, Yemen’de, Sudan’da yaptığı her şey çöküyor. Açtığı her cephe dağıtılıyor. BAE ile birlikte YPG üzerinden Türkiye’yi kışkırtıyordu, o silah elinde patladı.

Hele Güney cephesindeki sorunları tamamlansın, sıra Yunanistan’la kurduğu cepheye gelecek.

O zaman “Adalar” ne oluyormuş, kimler fatura ödüyormuş göreceğiz. Trump Grönland’a el koyuyorsa Türkiye de Anadolu’nun doğal uzantısı olan ve haksız biçimde el konulan adaların anavatana dönüşünün kapıları da açılacak. Şaşırmayın, yadırgamayın, bunlar olacak.


PKK’NIN BAŞINA NE GELDİYSE “SİYASİ TERÖRİZM”İN BAŞINA DA O GELECEK.

PKK/YPG’nin yaşadığı trajik son, sadece onları ilgilendiren bir mesele değil. Coğrafya ölçekli bir dönüşümün ilk adımlarıdır. Çok daha kapsamlı, bölgesel etkileri olan bir dönemin kapıları böyle açıldı. ABD ve İsrail adına vekalet savaşları verenlerin tamamını ilgilendiriyor.

Bu sonuç ister terör örgütü olsun ister siyasi parti olsun hepsinin başına gelecek. İçeride “siyasi terörizm” cephesi kuranların arkasında Avrupa ve ABD olmayacak. İsrail olamayacak. Sıra Türkiye’yi, anavatanı içeriden vuranların tasfiyesine gelecek.


DEVLETLER BİLE TEHLİKEDE.
SİZ HALA PKK KONUŞUYORSUNUZ!

Coğrafyamızda örgütler dönemi kapandı. Vekalet güçler üzerinden ülkeleri istikrarsızlaştırma, işgal dönemleri kapandı. Dahası, “örgütleşen devletler” dönemi de kapandı. Artık onların da bir gücü, etkisi olmayacak. BAE’nin düştüğü duruma bakın, Yunanistan’ın düşeceği durumu izleyin.

Öyle bir dünyanın kapıları aralandı ki artık her ülke ya “yeni imparatorluklar”a katılacak ya da yok olacak. Bırakın örgütleri, devletler bile tehlikede. AB üyesi Danimarka’nın, Grönland yüzünden düştüğü duruma bakın.

Bugün “Grönland’ı alacağım” diyen yarın buna karşı duran Danimarka’yı tehdit edecek. AB üyelerinin bu ülkeyi savunmak için en fazla 15 asker gönderebildiği bu yeni dünyaya uyanının. Siz hala PKK, YPG konuşuyorsunuz.


BİN YILLIK SİYASİ GENETİĞİN COĞRAFYAYA DÖNÜŞÜDÜR BU.

“21. Yüzyılın sürprizi Türkiye olacak” derken bunu algılayamayanlar, bu yeni dünyanın gerçeklerini de kavrayamayacak. Batı vesayetini üstünden atan Türkiye’nin, yüz yıl sonra tarihe ve coğrafyaya dönüşünün önünde engel olamayacak. Selçuklu, Osmanlı, Türkiye “devletler sürekliliği”nin, taşıdığı siyasi genetiğin tarih ve coğrafya inşa etme gücünü göremeyecek.

İşte “göremeyenlerin” tasfiye olduğu, tarih dışına itildiği döneme girdik. Coğrafya parçalanmasına alışkın olanlar, coğrafya bütünleşmesinin 21. yüzyıl dünyasının nasıl formatlayacağına tanık olacak.


TÜRKİYE EKSENİ VE SÜPER KUŞAK GELİYOR.
ELLİ YILLIK HESAPLAR SIFIRLANDI
.

“Türkiye Ekseni”, “Türkiye Yüzyılı” söylemlerinin içeriye satılan söylemler olduğunu sananlar büyük hata etti. Karabağ’da, Libya’da, Suriye’de, Doğu Akdeniz’de, Orta Afrika’da, Orta Asya’da, Balkanlar’da “Süper Kuşak” için, milletler ortaklığı için, coğrafya ortaklığı için ilk adımlar atıldı.

Bundan sonra çok daha keskin sonuçlara tanık olacağız. Çok daha büyük cümlelerle sınanacağız.

PKK/YPG’nin tasfiyesi, 1980’lerden bu yana, Soğuk Savaş’ın bitmesinden bu yana ABD ve Avrupa’nın bizim coğrafyada sürdürdüğü bütün hesapların sıfırlanmasının göstergesidir.

Bu tasfiye on yıllardır bölgemizi mahveden projelerin tabutuna çakılan son çividir. “İslam’la Savaş” söylemi ile ülkelerin parçalanması dönemi kapanmıştır.


TÜRKİYE TEMİZLENDİ.
SURİYE TEMİZLENDİ.
BÜTÜN BÖLGE TEMİZLENECEK!

Suriye’de yapılan, Yemen’de yapılan, Sudan ve Somali’de yapılacak olan her şey, coğrafya entegrasyonu için olacaktır.

PKK, DAEŞ, Eş-Şebab ve daha niceleri için, coğrafyaya hükmetmek isteyenlerin desteği kesilecek, onlar için tarih bitecektir.

Çünkü onlar, Sovyetleri çökerttikten sonra bu örgütleri kurdular, bu örgütler üzerinden yeryüzünün merkezine yerleşmeye çalıştılar. İşte o sistem bugün Suriye’de çöktü.

Terör ve örgütler Türkiye’den temizlendi. Suriye’den temizleniyor. Birçok ülkeden temizlenecek.

Çünkü artık onları finanse eden güçler kalmadı, kalmayacak. Avrupa’nın büyük sorunları var. ABD’nin başka öncelikleri var. İsrail’in varoluş krizleri var.

Öyleyse bu yeni dünyayla uyanmanın, sonraki adımları iyi ölçmenin, küresel güç matematiğindeki değişimleri iyi izlemenin vaktidir.


İMPARATORLUKLAR, “PATRON DEVLETLER” DÖNEMİ BAŞLADI.

Artık küresel sistem yok. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ulus-üstü kurumlar tükendi. Bildiğimiz dünya yıkıldı. Yenisi kuruluyor. Bu yeni dünyada “Patron Devletler” hüküm sürecek.

İmparatorluklar hüküm sürecek. İmparatorluk geçmişi olan ülkeler büyüyecek. Küçük devletler bu imparatorluklara sığınarak ayakta kalacak. Bunu beceremeyenler tarihin yanlış sayfalarında yer alacak.


DÜN ERDOĞAN’I TEHDİT EDENLER NEREDE?

İsrail ve PKK Türkiye’nin güneyinde “Terör Koridoru” kurarken “Türkiye, intihar anlamına gelse bile buraya müdahale etmeli” diye yazıyorduk. Bu sözü “bizden bildiklerimiz” bile fazla buluyordu. Çünkü o tarihlerde böyle bir ihtimal görünmüyordu.

Hatta bizim gazetelerde yazanlar “Ne o, bizi Amerika ile mi savaştıracaksınız” diye yazılar yazıyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı uyarıyor, “Sakın böyle bir şeye girişme, ABD ile Türkiye karşı karşıya gelir” korkusu salıyordu.

BİZ DOĞRU YERDEYDİK ONLAR OKUYAMADI.
İMPARATORLUKLARDAN BİRİ TÜRKİYE OLACAK.

On yıl sonra geldiğimiz nokta bugündür. Tarihin akışını doğru okuyamayanlar, elli yıl öncesinde patinaj yapıp durdu. Geçmişe baktılar ama geçmişi bile doğru anlamamışlardı.

Oysa biz Selçukluyduk, Osmanlıydık. Biz tarihin kendisiydik. Coğrafya mimarıydık. Biz doğru yerde durduk, onlar yanlışta ısrar etti. O tehditlere korkutmalara yenilseydik, onlara inansaydık bugün Türkiye parçalanmıştı.

Türkiye yeni dünyanın imparatorluklarından, güç merkezlerinden biri olacak. Türkiye Ekseni dediğimiz çekim alanı gerçek olacak. Yarının coğrafya tarihi bu eksene göre formatlanacak.

Türkiye, büyük ortakları ile bir coğrafya kuşağı oluşmasına öncülük edecek. Bütün milletler için geleceğin kapıları böyle aralanacak.


ELLİ YILDIR YALAN SÖYLÜYORLAR.
ARTIK ONLAR DA “ÇÖP” OLDU.

Son elli yıllık Ortadoğu tarihi ve güç ekseni çöp oldu. Bu yabancı güç yapılanması artık yerlileşecek. Elli yıldır bu ülkede, AB sözcülüğü yapanların bugüne kadar anlattıklarının tamamı yalandı. Elli yıllık alanlar da çöp oldu.

O Avrupa’yı şimdi bir taraftan Rusya, diğer taraftan ABD sıkıştırıyor. O Avrupa’nın dünyaya söyleyebileceği tek söz kalmadığı gibi, onlar adına zihinlerimizi felç edenlerin de Türkiye’ye söyleyecek hiçbir cümlesi kalmadı.

İşte bu çevreler, on yıllardır içeride terörün de sözcülüğünü yapıyordu. Milli Devlet’le mücadele ediyor, Batı vesayetini savunuyor, PKK ve terör örgütlerini meşrulaştırıyordu. Dilinden “Osmanlı” ifadesini düşürmeyen bir muhafazakâr isim bile, onlarla aynı rolü üslenmişti.


“ACIMASIZ MÜCADELE” DEVAM EDECEK!

Suriye çok güçlü bir devlet olacak. Zengin bir devlet olacak. Refah toplumu olacak. Bu alanlarda Türkiye’nin en iyi ortaklarından biri olacak. Ve bu ortak şemsiye daha çok büyüyecek, genişleyecek. Türkiye-Suriye askeri ortaklığı Akdeniz’in en sağlam kalelerinden biri olacak.

Artık bu coğrafyada, etnik ve mezhep kimliği üzerinden iç savaşlara izin verilmemeli. Vekalet savaşı yürütenlere karşı “Acımasız Mücadele” kesintisiz devam etmeli.

Terör, ihanet, etki ajanlığı üzerine çok mert gidilmeli. Öyle sert fırtınalar esecek ki, zayıf mücadele şekli intihar haline gelecek. Devletin merkez iktidar alanı çok güçlendirilmeli, aynı güçte bölgesel ortak savunma kalkanları inşa edilmeli.


ERDOĞAN TARİH ÖNCÜSÜDÜR, YENİ COĞRAFYA MİMARIDIR.

Batı’nın bütün saldırılarına, bazı bölge ülkelerinin bütün engellemelerine, içerideki bütün saldırılara rağmen Türkiye başardı. Bu, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana en büyük zaferdir.

Ve bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan başarmıştır. O bir tarih öncüsüdür. Coğrafyayı toparlayabilecek tek kişidir. Ve bu yol yürünmektedir. Terörü silmiş, bölgeyi arındırmış, yeni çokuluslu ortak coğrafyanın temellerini atmıştır.

Artık Avrupa devri bitti. Artık onların harita masaları devrildi. Artık bizim devrimiz. Coğrafyanın ortak güç devri başladı. Bölgesel dayanışma ile yeni bir dünya inşa edilecek. Artık bize ait olan tarih başladı. Dost da düşman da bunu kabul etmeli.

Ve bu yeni dünyanın mimarı Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır. Yükseliş devrini o başlatmıştır. Tarih artık böyle akacak, böyle yazılacaktır.

Alkışlamaktan korkmayın! Zaferler dönemi başlamıştır.

#politika
#siyaset
#İbrahim Karagül