Çin’in Ukrayna ‘barış planı’ neyi amaçlıyor?

04:001/03/2023, Çarşamba
G: 1/03/2023, Çarşamba
Kadir Üstün

Amerikalı yetkililer Çin’in Rusya’ya ağır silah, kamikaze İHA’ları ve diğer silahları içeren askeri yardım vermeyi düşündüğünü basına sızdırarak Pekin’i uyarmış oldu. Ukrayna’ya karşı böyle bir adım atması durumunda Çin’e karşı ekonomik yaptırım geleceğini söyleyen Biden yönetimi, bir yandan da Ukrayna’ya 2 milyar dolarlık yeni askeri yardım açıklayarak Rusya’ya gözdağı vermeye çalışıyor. İşgal girişiminin birinci yıldönümünde ve her iki tarafın da ilkbaharda yoğunlaşması beklenen çatışma ortamına

Amerikalı yetkililer Çin’in Rusya’ya ağır silah, kamikaze İHA’ları ve diğer silahları içeren askeri yardım vermeyi düşündüğünü basına sızdırarak Pekin’i uyarmış oldu. Ukrayna’ya karşı böyle bir adım atması durumunda Çin’e karşı ekonomik yaptırım geleceğini söyleyen Biden yönetimi, bir yandan da Ukrayna’ya 2 milyar dolarlık yeni askeri yardım açıklayarak Rusya’ya gözdağı vermeye çalışıyor. İşgal girişiminin birinci yıldönümünde ve her iki tarafın da ilkbaharda yoğunlaşması beklenen çatışma ortamına hazırlandığı bir dönemde Çin her iki tarafa barış müzakeresi çağrısında bulundu. Washington bir yandan Rusya’nın işgalini eleştirmeyen bir yandan da her iki tarafa müzakere çağrısı yapan Çin’i işgalciyle işgale uğrayanı aynı kefeye koymakla suçluyor.

Çin şimdiye kadar Rusya’dan enerji alımı ve ticarete devam ederek Rus ekonomisinin ayakta kalmasına yardım eden ana oyunculardan biri oldu. Rusya’ya askeri destek vermeye başlaması durumunda Batı’nın karşısında köşeye sıkıştırılması hiç de kolay olmayacak bir Rus-Çin ittifakı oluşması ihtimali var. Avrupa’nın ‘kırmızı çizgi’ uyarısı ve ABD’nin Çin’i yaptırımlar ve diplomatik yalnızlıkla tehdit etmesi ne kadar etkili olur bekleyip görmek gerekecek. Çin’in Rusya’ya askeri yardım verme aşamasına gelmesi, Batı ittifakının işini zorlaştırmakla kalmayıp uzun zamandır sözü edilen yeni bir soğuk savaşın da başlangıcı olabilir. Mesele bu raddeye varmasa bile Çin’in Avrupa’daki bir savaşla ilgili söz söyleyerek diplomatik rol oynamak istemesi kayda değer.

Çin’in ilan ettiği 12 maddelik barış planı müzakere çağrısı yapıyor. Nötr bir dil kullanarak Rusya’ya herhangi bir eleştiriden kaçınan Çin, tarafsız bir arabulucu olma iddiasında da değil aslında. Çin’in Rusya’ya açık destekten uzak durması, Batı’yla ticari ilişkilerinin zarara uğramasından çekinmesine bağlanabilir. Öte yandan ‘toprak bütünlüğüne’ vurgu yapan Çin’in Ukrayna’nın işgal girişimini kınayan BM kararlarında çekimser kalması, Rusya’yla ilişkilerini bozmak istemediğine işaret ediyor. Çin bu tavrıyla özellikle tahıl krizinden etkilenen ve savaşın bir an önce sona ermesini isteyen ülkeler nezdinde de itibarını artırmak istiyor olabilir. Çin’in Batı’yla Rusya’yı karşı karşıya getiren savaşta keskin bir tavır almadan diplomatik rol oynamak istediği açık.

Geçtiğimiz hafta Biden’ın Kiev’i ziyaret ettiği günlerde Çin Dışişleri Bakanı’nın Moskova ve Avrupa başkentlerini gezerek barış görüşmesi çağrısı yapması, Çin’in sınırlı da olsa uluslararası sistemde rol oynamak istediğini gösteriyor. Rusya’ya silah yardımı yapmak gibi maliyetli olabilecek bir kozu elinde bulundurması Çin’e bu konuda özgüven verebilir. Ancak bu adımı atmasının yaratacağı maliyetin farkında olan Pekin yönetimi, Rusya’nın kesin bir yenilgiye uğramasını da tercih etmeyecektir. İlkbaharda çatışmaların şiddetlenmesiyle Putin Ukrayna’nın muhtemel başarıları karşısında daha da zayıflayabilir. Bu senaryoda Rusya Çin’e daha muhtaç kalabilir ancak Çin Rusya’ya ekonomik ve siyasi desteğinin maliyetinin artmasını da tercih etmeyecektir.

Ukrayna lideri Zelenski Çin’in barış planıyla ilgili olarak ‘toprak bütünlüğü’ vurgusunu öne çıkardı. Diplomatik çözüme kapalı olmadığı mesajını vererek Çin ve Batı dışındaki güçleri yabancılaştırmaktan kaçınan Zelenski’nin Rusya’nın müzakereler için ön şart gördüğü toprak tavizine niyeti olmadığı açık. Öte yandan Çin’le ekonomik ilişkileri yüzünden Pekin’i oyun dışı bırakmak istemeyen Kiev yönetimi için Çin’in Rusya’ya silah sağlaması oyun değiştirici bir etki yapacaktır. Siyasi ve ekonomik desteğe askeri desteğin de eklenmesi Çin’in ‘tarafsız görünen taraflı’ politikasının güvenilirliğini tamamen ortadan kaldıracaktır. Rusya’ya silah vermek Çin’in maliyetlerini gereksiz yere artırabilir ancak Putin’in savaşa devam edebilmesi için bundan başka çare de kalmayabilir.

Biden yönetimi Ukrayna savaşında şu ana kadar Batı’yı bir arada tutmayı başararak Çin’e Tayvan konusunda mesaj vermiş oldu. Çin’i Rusya’ya askeri yardım konusunda da kesin bir dille uyaran Washington’un elinde ekonomik yaptırım dışında çok fazla koz görünmüyor. Enerji satışlarının devamı yüzünden Rusya’yı yaptırımlarla caydırmayı başaramayan ABD yönetiminin Çin’i Rusya’ya askeri destek vermekten alıkoyması hiç de kolay olmayacak. Putin’in yenileceğini gören Çin’in silah desteği adımını atarak savaşın devamını sağlaması çok şaşırtıcı olmayacaktır. Krizin uzaması Çin’in hem kendisine muhtaç olan Rusya üzerinde etkisinin devamı hem de uluslararası alanda diplomatik rol oynayabilmesi anlamına gelecektir. Bu sebeple Çin’in mevcut politikasını devam ettirmek isteyeceğini söyleyebiliriz.

Washington ve Moskova’nın karşılıklı el yükselttiği bir dönemde Çin’in kendi politikasının tekrarının ötesine geçmeyen bir barış planı ortaya koyması, Pekin’in maliyet üretmeyen bir diplomatik rol istediğine işaret ediyor. Diplomatik rol oynayarak uluslararası sistemde ben de varım demek isteyen Çin’in Rusya’ya askeri destek vermeden kritik oyuncu haline gelmesi de zor görünüyor. Çin askeri desteğin getireceği maliyete katlanmak istemezse mevcut politikasına devam etmek isteyebilir. Bu durumda Putin’in daha da zayıflamasını ve dolayısıyla daha ağır bir yük haline gelmesini kabullenmesi de gerekebilir. Bu durum sürdürülemez bir noktaya gelirse Pekin, Moskova lehine daha net bir rol oynamak zorunda kalabilir. Bu da Batı’yla Rusya ve Çin’in karşı karşıya gelmesi anlamına gelir ve Çin’in ‘barış planı’ da kâğıt üzerinde kalmış olur.

#Çin
#Rusya
#Ukrayna
#ABD