Trump’ın İran opsiyonları

04:0013/03/2026, Cuma
G: 13/03/2026, Cuma
Kadir Üstün

Amerika’nın İran’la savaşının ikinci haftası dolarken, Beyaz Saray’dan gelen sinyaller saldırıların süreceğine işaret ediyor. Savaşın siyasi hedefinin net olarak ortaya koyulmaması, Trump’ın ne aşamada zafer ilan edeceğini tahmin etmeyi zorlaştırıyor. Trump’ın şimdiden hedefe büyük ölçüde ulaştıklarını ve savaşın çok yakında bitebileceğini söylemesi, petrol fiyatlarındaki sıçrama dolayısıyla ürken piyasaları rahatlatma amacına matuf göründü. Bununla birlikte Trump Amerika’nın savaşı kazanmakta olduğunu

Amerika’nın İran’la savaşının ikinci haftası dolarken, Beyaz Saray’dan gelen sinyaller saldırıların süreceğine işaret ediyor. Savaşın siyasi hedefinin net olarak ortaya koyulmaması, Trump’ın ne aşamada zafer ilan edeceğini tahmin etmeyi zorlaştırıyor. Trump’ın şimdiden hedefe büyük ölçüde ulaştıklarını ve savaşın çok yakında bitebileceğini söylemesi, petrol fiyatlarındaki sıçrama dolayısıyla ürken piyasaları rahatlatma amacına matuf göründü. Bununla birlikte Trump Amerika’nın savaşı kazanmakta olduğunu söyleyerek geri çekilmeye karar verirse bunun kendi seçimiyle olduğu mesajını vermek istiyor. Savaşın gerçekleri kadar algısının da önemli olduğunu bilen Trump, savaşa son vermenin kendi elinde olduğu algısını yaratarak gerçekler ne olursa olsun zafer ilan etme imkanını elinde tutmak istiyor. Siyasi manevra alanını geniş tutmaya çalışan Trump’ın önünde savaşı hemen bitirmekten İran’ı işgale kadar farklı opsiyonlar var ancak İran rejiminin savaş stratejisi bu opsiyonların sınırlarını belirleyecek nitelikte.


ZAFER İLANI OPSİYONU

Trump savaşın hedefinin İran’ın nükleer ve balistik füze altyapısını yok etmek olduğunu ve bunu çoktan gerçekleştirdiklerini söyleyerek zafer ilan edebilir. Bu tür bir söylemi kullanarak piyasaları kısmen de olsa rahatlatan Trump, zafer ilan edip çekilirse İran’ın saldırılarına devam etme riskiyle karşı karşıya kalacak. Şimdiden Körfez müttefiklerini ve İsrail’e yapılan saldırılara karşı yeterince koruma sağlayamadığı algısıyla uğraşan Trump, Amerika’nın operasyonlarının misyonunu tanımladığını söylerse İran’ın bölgeyi vurmasına seyirci kalmakla suçlanacak. Bu yüzden İran’la gizli veya açıktan karşılıklı bir ateşkes anlaşmasına varması gerekiyor.

İran diplomatik süreçte anlaşma arayışında olmasının ABD ve İsrail tarafından zayıflık olarak algılandığını ve bu algıyı ortadan kaldırmak zorunda olduğunu düşünüyor. Bu sebeple İran ateşkes için acele etmektense ilerde muhtemel yeni bir saldırıyı engelleme şartı konulmasını ve yaptırımların kaldırılacağı bir yol haritasını talep ediyor. Trump’ın bir yandan zafer ilan ederken bir yandan İran’a taviz vermesi siyasi intihar olacağı için bu türden bir ateşkes sadece gizli bir anlaşmayla sağlanabilir. Bu durumda zafer ilanı opsiyonu İran’ın ateşkese yanaşmadığı bir senaryoda Trump açısından zayıflık ilanı olur.


İRAN’I TESLİM OLMAYA ZORLAMA OPSİYONU

Zafer ilanı senaryosunun altını doldurmakta zorlanacağını bilen Trump, İran’ı teslim olana kadar bombalamaya devam edebilir. İran rejiminin savaş sebebiyle çok daha yoğun bir birliktelik içine girdiği söylenebilir. Trump, Hamaney’e karşı kafa koparma operasyonunun Venezuela’daki gibi bir sonuç vereceğini düşünmüş olabilir ancak benzer bir senaryo İran’da gerçekleşmedi. Rejimin yeni liderliğinin peşine düşüp teslimiyete zorlayana kadar ülkeyi bombalaması hem ucu açık bir angajman hem de ciddi maliyet getireceği için Amerikan halkı tarafından da benimsenmeyecek bir opsiyon olacaktır.

Kongre maddi ve siyasi destek verir ve Amerikan kamuoyu da savaşa ikna edilirse daha uzun soluklu bir operasyon mümkün olabilir ancak İran’ın petrol piyasalarını ve Körfez ülkelerini vurabilme kapasitesi Trump’ı uzun vadeli bir savaştan caydıracaktır. İran rejiminin Hamaney’in öldürülmesi şokunu atlatarak şimdiye kadar teslim olmaması, bundan sonra teslim olması ihtimalini de iyice zayıflatıyor. Böyle bir denklemde, Trump rejimin teslim olması gibi çok üst düzey bir siyasi hedef koyarak kendi elini bağlamış ve süreç uzadıkça kendine zarar verdiği bir dinamik içerisine girmiş olacak.


REJİM DEĞİŞİKLİĞİ OPSİYONU

Rejim değişikliği opsiyonu teslim olmaya zorlama opsiyonundan daha da uzun ve kompleks bir süreç olacaktır. Hava ve deniz saldırılarının yetmeyeceği, büyük bir kara operasyonunun şart olduğu, İran direnişinin üst seviyede olacağı ve en az on binlerce Amerikan askerinin karadan girmesini gerektiren bir senaryo bu. Amerikan kamuoyunun yeni bir işgal ihtimali karşısında baskısının çok daha artacağı bu opsiyon, Trump için siyasi intihar anlamına gelebilir. Rejimin yerine geçebilecek bir siyasi organizasyonun olmadığı hesaba katıldığında, Amerikan güçleri karadan girip Tahran’ı ele geçirse bile yeni bir rejim inşa etmesi hem uzun yıllar sürecek hem de Afganistan ve Irak’ta olduğu gibi başarısızlıkla sonuçlanacaktır.

Irak’ta Saddam’ın devrilmesinde öne çıkan birçok kritik avantaj (Kuzey Irak Kürtleri, kapsamlı bir askerî harekât hazırlığı, Saddam rejiminin direniş göstermemesi) İran’da söz konusu olmayacaktır. İran Kürtlerinin ayaklanması, kuzeyden Azerbaycan cephesi açılması, İran’ın füzeleri dolayısıyla seyr ü seferin durduğu Hürmüz Boğazı’nı Amerikan donanmasının kullanabilmesi, Körfez ülkelerinin desteği ve on binlerce Amerikan askerinin çok büyük bir bütçeyle kara operasyonuna sevk edilmesi gerekir. Bu senaryonun hazırlığının bile aylar süreceği göz önünde bulundurulduğunda rejim değişikliği opsiyonunun çok da gerçekçi olmadığı açık. Ayrıca Venezuela’da olduğu gibi rejim liderinin etkisiz hale getirilmesi sonrasında Amerika’yla çalışmaya hazır bir rejim olmadığı da aşikâr.

Trump söylemlerinde bu üç ana opsiyonu da elinde tutan bir intiba uyandırmaya çalışsa da zafer ilanı en gerçekçi opsiyon olarak öne çıkıyor. Bu senaryoda bile kontrolün tamamen kendisinde olmadığı ve İran’ın tavrının da etkili olacağı unutulmamalı. İran Amerika’nın bir daha saldırmayacağının garantisi ve yaptırımların kaldırılması gibi şartlar koşabilir ancak Trump’a çıkış yolu vermeyip ‘rezil’ etmeye kalkarsa Amerika daha da agresifleşip ikinci ve hatta üçüncü opsiyonlara yönelebilir. Savaşa taraf hiçbir gücün gerçek bir zafer kazanamayacağı açık ama hepsi de zafer ilan etmek isteyecektir. Bu bağlamda İran’la savaş Trump için sahici bir askeri hesaplaşmadan çok, ne zaman ve nasıl ‘kazandım’ diyerek ateşkes ilan edeceği bir siyasi zamanlama meselesine dönüşmüş durumda.

#ABD
#iran
#israil
#politika
#Kadir Üstün