Sosyal medya özgürlükçü mü demiştiniz?

04:006/01/2023, Cuma
G: 6/01/2023, Cuma
Mehmet Akif Soysal

Yeni Şafak·Mehmet Akif Soysal - Sosyal medya özgürlükçü mü demiştiniz?Batı tarafından önümüze konan her ne olursaolsun bir görünen ve pazarlanan yüzü, bir de asli işlevibulunmaktadır.Buna iyi bir örnek “Özgür Basın” diye yıllarca kendi amaçlarını zerk etmek için kullanılan medya unsurlarıdır.Bilahare, konvansiyonel basının özgür basın olmadığı dünya halklarınca anlaşılınca, önümüze yeni bir hediye! olarak “Sosyal medya” konmuştur. Ama ana fikir aynıdır.Sosyal medya özgürlükçüdür!Fakat işin aslı

Batı tarafından önümüze konan her ne olursa
olsun bir görünen ve pazarlanan yüzü, bir de asli işlevi
bulunmaktadır.
Buna iyi bir örnek “Özgür Basın” diye yıllarca kendi amaçlarını zerk etmek için kullanılan medya unsurlarıdır.
Bilahare, konvansiyonel basının özgür basın olmadığı dünya halklarınca anlaşılınca, önümüze yeni bir hediye! olarak “Sosyal medya” konmuştur. Ama ana fikir aynıdır.
Sosyal medya özgürlükçüdür!
Fakat işin aslı öyle değildi!
Elon Musk’ın Twitter’ı satın alması kirli çamaşırların gün yüzüne çıkmasına sebep oldu.
Meğerse özgür diye tanıtılan sosyal medya pek de özgür değilmiş…

Sosyal medya şirketlerinin “masum özgürlükçü” imajlarının aksine, farklı görevleri ifa ettikleri, bilhassa siyasi ve ekonomik işlevleri günden güne açığa çıkıyor.

Twitter’ın yeni sahibi
Musk’ın
farklı gazeteciler aracılığıyla,
Twitter’ın geçmiş faaliyetlerine ilişkin sunduğu belgeler bu tezi doğrular nitelikte.
Twitter İfşaatları adıyla popüler gündemi işgal eden güncel gelişmelerde önemli açıklamalar mevcut.

İlk olarak 3 Aralık’ta gazeteci Matt Taibbi’nin, Elon Musk’tan alarak yayınladığı dosyalarla başlayan ifşa süreci farklı gazeteciler aracılığıyla onuncu başlığa erişti.

Hepsine değinmeyeceğim ancak bir
iki ifşaata değinecek olursak; 2020 ABD Başkanlık Seçimi öncesi, Biden ve ekibinin talebiyle gerçekleşen sansürler bir nevi belgelenmiş oldu.
Demokrat Parti Başkan Adayı Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden hakkında 14 Ekim 2020’de ortaya çıkan görüntüler ve yazışmaların bu kapsamda sansürlendiği ve bu olaya dair haberlere akışlarda yer verilmesinin engellendiği, bu konuda eleştirilerde bulunan Trump’ın sözcüsünün hesabının askıya alındığı Musk’ın ilettiği epostalarla belgelenmiş.
Trump’ın şahsi hesabının askıya alınma sürecinin kongre baskınından aylar öncesinden konuşulduğu,
son olarak ABD’deki 6 Ocak olayları sırasında bu düşüncenin eyleme geçtiği, iç yazışmalarla ortaya kondu. Aynı şekilde bu sürecin FBI tarafından da takip edildiği ve süreçle ilgili olarak bu kuruma bilgi aktarıldığı da iç yazışmalar eliyle ifşa edildi.
Bir diğer
önemli ifşaat; şirket çalışanlarının Trump’ın mesajlarının
Twitter’ın şiddetle mücadele politikalarına aykırı olmadığına yönelik tartışmalar yapmalarına karşın
üst düzey müdahaleyle
bu mesajların şiddeti övme açısından değerlendirilmesi ve akabinde
yaptırım kararının çıkması oldu.
Twitter ifşaatlarının konvansiyonel basında yeterince yer bulamaması ayrı bir garabettir.
Ekonomiye dönecek olursak,
yakın zaman evvel önümüze
“özgür-merkeziyetsiz para” olarak konan ürünün esasen “küresel kölelik” için bir zemin olduğunu “Merkeziyetsiz, özgür paradan kölelik düzeni nasıl inşa edilir?“ (18 Haziran 20221) adlı makalemde bir tez olarak ortaya koymuştum.
Twitter ifşaatlarından sonra okumakta fayda olduğu kanaatindeyim.
Yine ekonomi dizininde ele alabileceğimiz;
küresel para sisteminin
serbest finansal akış ile özgür dünya amacına hizmet ettiği yalanının
sıcak paranın hükümetlerin indirilmesi için bir silah olarak kullanılması neticesine
vardığına şahit olduk.
Örnekler çoğaltılabilir. Fakat işi özü aynı, bedava peynir fare kapanında olur deyişiyle, Batı ve muhiplerinin önümüze koyduğu her şeye; medya, moda, para, siyaset vs… çok daha dikkatli yaklaşmalıyız! Aksi takdirde farkında olmadan masadaki yemek biz olabiliriz.
#Twitter
#Elon Musk
#ABD
#Biden
#Trump
#Ekonomi