Gazoz ağacı ve akşamcıların görevi

00:001/12/2007, Cumartesi
G: 29/08/2019, Perşembe
Mehmet Şeker

Alternatifi olmayan tek madde sudur; başka herhangi bir şeyi suyun yerine kullanamazsınız. 18. yüzyılda Marie Antoinette''in söylediği iddia edilen "Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" sözünden ilham alarak, su yoksa gazoz içerim, kola içerim, ayran içerim diyemezsiniz.Onlar da su olmadan yapılamıyor.* * *Uludağ''da bulunduğu rivayet edilen "gazoz ağacı" saf çocukları kandırmak için uydurulmuş.Eğer doğru olsaydı, en az kırk defa Uludağ''a gitmiş biri olarak, hiç değilse tek bir ağaca rastlardım.Mevsimi

Alternatifi olmayan tek madde sudur; başka herhangi bir şeyi suyun yerine kullanamazsınız. 18. yüzyılda Marie Antoinette''in söylediği iddia edilen "Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" sözünden ilham alarak, su yoksa gazoz içerim, kola içerim, ayran içerim diyemezsiniz.

Onlar da su olmadan yapılamıyor.

* * *

Uludağ''da bulunduğu rivayet edilen "gazoz ağacı" saf çocukları kandırmak için uydurulmuş.

Eğer doğru olsaydı, en az kırk defa Uludağ''a gitmiş biri olarak, hiç değilse tek bir ağaca rastlardım.

Mevsimi geçmiş bile olsa, en azından ağacın dibine düşmüş şişeleri görürdüm.

* * *

Gerçi memleketimizin bütün dağlarında cam şişeler, metal içecek kutuları görmek mümkün.

Hem de bol miktarda.

Fakat onların hepsi boş şişeler.

Gazoz, kola, bira, rakı, şarap, meyve suyu şişeleri ve kutuları...

Hiç biri ağaçta yetişmiş ve mevsimi geçince oracığa düşmüş değil.

İçmişler, atmışlar.

O şişe ve kutular, çevre bilincimizin bariz bir göstergesi olarak yol kenarlarında, çalılıklarda, ağaç diplerinde sergilenmekte.

* * *

Bir tarihte Uludağ''a tırmanıyoruz.

Önümüze bir çöp kamyonu düştü. Yahut biz onun peşine düşmüş olduk.

Aheste çıkıyoruz. Sık virajlı ve dar yolda sollama yapmanın âlemi yok.

Kamyonun arkasında iki yanda elleri eldivenli, önlüklü iki eleman.

Biri elindeki kutudan gazoz içiyor.

* * *

Az sonra, kafasına dikerek son yudumu da içti ve elindeki boşalan kutuyu yamultarak...

Haydi, bu cümlenin gerisini tahmin edin.

Eleman, elindeki kutuyu, çöp kamyonunun arkasında iki varil dolusu çöpü alacak kadar geniş olan boşluğa atmak yerine, aşağıya ormana doğru fırlattı.

Fotoğrafı değil, filmi çekilecek bir görüntüydü.

Çek götür, kısa film yarışmasına katıl, birincilik kazan.

* * *

İşte çevre bilincinin seviyesi, işte duyarlılık!

Buna bilinç demek ne kadar doğru? Bilincin içinde ilk önce "bilmek" var.

Biz buna en iyisi "bilmeyinç" diyelim.

Çevre bilmeyinci.

Duyarlılığı da aynı şekilde "duymazlılık" yaparız, kim tutar!

* * *

Uyarıları dikkate aldık ve bulaşığı elde değil, makinede yıkayarak...

Diş fırçalarken, tıraş olurken suyu boşa akıtmayarak...

Yıkanırken fazla su harcamamaya dikkat ederek tasarruf yaptık.

Bir Ömerli Barajı kadar suyun boşa gitmesini önledik. Aferin bize.

Çünkü biliyoruz artık, boşa akan her damla israftır.

* * *

Hiç kimse "Parasını veriyorum, suyu tepe tepe kullanırım" deme hakkına sahip değil.

Zira suyu hak etmek sadece parasını vermekle olmaz.

O suda her insanın payı var. Hastanın, yaşlının, bebeğin, çocuğun, gencin, konu komşunun, tanıdıklarımızın, tanımadıklarımızın...

Bir arkadaşımız, israfı önleme konusunda akşamcılara da büyük görev düştüğünü söyledi.

Nasıl olacağını sorduk, açıkladı:

"Rakıyı susuz içsinler, sudan tasarruf miktarı artsın!"