
Hükümetin açıkladığı enflasyonla mücadele programı bir çok kesim tarafından destek gördü ve bugüne kadar açıklanan en ciddi program olarak değerlendirildi. Bütün bu olumlu tepkilere rağmen kamuoyunun büyük bir bölümünde "acaba başarılabilir mi?" sorusu hakim. Kısacası toplum bu mücadeleye tam olarak inandırılamamış konumda. Bu düşüncemize Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün de katılıyor ve bu durumun nedenini, "hükümeti oluşturan partilerin liderleri ve akil adamları programa sahip çıktıklarını gösterecek çalışmalarda ve açıklamalarda bulunması, programın, bir bakan ile iki teknisyenin omuzlarına bırakılması" olarak gösteriyor. Bizce de çok doğru bir tespit bu. Diğer yandan, özel sektörde, programa destek verecekleri sözünü vermelerine rağmen, meydana gelen gevşemeler. Örneğin; 4 maya üreticisi, kartel oluşturacak şekilde Ocak ayında yüzde 42 zam yapıyor. Üstelik yapılan zam, açıklanan programa tam olarak inandırılamamış vatandaşın karnını doyuran ekmekle ilgili bir zam. ATO Başkanı Aygün bu konunun da üzerinde titizlikle durulması gerektiğini söylüyor. Ve bu doğrultuda ATO olarak üstlerine düşen görevi yaparak, söz konusu 4 maya üreticisini şikayet etmişler. ATO Başkanı Aygün, programın kabul görmesi için oluşturulan anti-enflasyonist cepheye tüm kesimlerin katılmasının sağlanması gerektiğini aksi halde programın başarı şansının olmadığını düşünüyor.
Geçtiğimiz haftanın en flaş isimlerinden biri Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz''dü. Öksüz, özellikle bakanlığa bağlı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü''nde yaşanan rüşvet skandalıyla birlikte yaptığı açıklamalarla ilgi topladı. Öksüz, yolsuzlukların üzerine gitmekte oldukça kararlı olduğunu ve bu tür olayların daha başlangıç sayılacağını kamuoyuna duyurdu. Kısacası sayın bakan daha büyük boyutlu yolsuzluk olaylarının varlığından söz ediyordu. Biz de bu yolsuzluk olaylarını merak ettik ve bir araştırma yaptık. Elde ettiğimiz sonuç gerçekten tüyler ürpertici. Ulaştırma Bakanlığı''na bağlı kuruluşlarla ilgili olarak hazırlanan ve yolsuzluk iddialarını içeren 1000 sayfalık bir rapor olduğunu öğrendik. Bu rapor doğrultusunda bakanlık tarafından tespit edilen yolsuzluk rakamı şimdilik yarım milyar dolar. Şu ana kadar daha raporun çok az bir bölümü incelenebilmiş. Raporun tamamının incelenmesinin bittiği göz önüne alındığında ortaya çıkan rakamı düşünmek bile istemiyorum. Ayrıca, bu doğrultuda bir çok bürokrat hakkında da soruşturma açılmış. Bu arada, araştırmalarımız sırasında konuştuğumuz bir yetkili, ülkemizde küçük bir havaalanı yapımında ortalama yolsuzluk rakamının 75 milyon dolar, stratejik öneme sahip bir havaalanının yapımında ise yolsuzluk rakamının 95-100 milyon dolar arasında değiştiğini söyledi. Kısacası, Ulaştırma Bakanlığı''nda çok hareketli günler yaşanıyor. Bu hareketli günleri biz de yakından takip edeceğiz.
Geçtiğimiz aylarda Ziraat Bankası''nın bilgisayar programının yenilenmesi için bir ihale yapıldı. Bu ihaleyle ilgili yaşanan çarpıklıklara geçmeden önce sizlere bankanın bundan önceki bilgisayar programlarıyla ilgili bazı bilgiler aktarmak istiyorum. Son program bankada uygulanan dördüncü program olacak. 6.2 katrilyon lira görev zararı açıklayan Ziraat Bankası, bundan önce Ziraat 2001, Bank 2000 ve MT olmak üzere 3 program kullandı ve bunlar heba oldu. Bu programların bankaya maliyeti ise 1.3 katrilyon lira. Ziraat Bankası''nın söz konusu programlardan vazgeçme nedeni ise bilgisayar ortamında alınan bilgilerin hatalı olması. Ancak işin çok daha ilginç yanı, bu hatalı bilgilerin, bazı kesimlere, yeni bilgisayar programı ihaleleri aracılığıyla daha fazla kazandırmak için, planlı ve kasıtlı olarak hazırlandığı iddiası. Ki bu durum Sermaye Piyasası Müdürlüğü tarafından bankaya gönderilen bir yazıda da tespit olunmuş. Sermaye Piyasası Müdürlüğü''nün hazırladığı yazıda; bilgisayar ortamında alınan ve yapılan işlemlerde faiz, vade ve diger oranların hayali olduğu belirlenmiş. Aslına bakarsanız Sermaye Piyasası Müdürlüğü söz konusu durumu çok daha önce tespit etmiş ve 9.9.1998 ile 5.10.1998 tarihinde hazırladığı iki yazıyı banka şubelerine göndermiş. Müdürlük yazısında, bilgisayar programındaki hatalar yüzünden oluşan portföy uyaşmazlıklarına dikkat çekmiş. Gelelim yeni ihaleye. 9.9 milyon dolara malolduğu söylenen yeni bilgisayar programı ihalesinin gerçek maliyetinin 109.9 milyon dolar olduğu söyleniyor. İşin daha ilginç yanı ise; yeni bilgisayar programının ihale yapılmadan önce bankada kullanılmaya başlaması ve 2000''e uyumun bu şekilde sağlanması. Bütün bunlara bakarak, Ziraat Bankası''nın, 6.2 katrilyon liralık görev zararı konusunda neden doyurucu bir açıklama yapamadığını anlayabiliyoruz.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.