İktidar benim olsun da ne olursa olsun, tablosu

Mustafa Karaalioğlu
Mustafa KaraalioğluYeni Şafak Gazete Yazarı
00:00, 01/05/2007, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
İktidar benim olsun da ne olursa olsun, tablosu

Türkiye, planlı ve insafsız bir gerilime doğru sürüklenmek isteniyor. Yalan haberler, sun''i gerilim mesajları ve nihayet benzerlerinde hep olduğu gibi rejim endişesini siyasetin üzerinde bir Demokles kılıcı gibi sallandırmakla şekillenen bu süreç ülkeyi germektedir.

Gerçekte bir rejim tehlikesi ise sözkonusu değildir. Adını dürüstçe koyalım… Ak Parti''nin, Ak Partililer''in varlığına karşı olan bir zümre, daralan ve daha da daralacağı anlaşılan iktidar alanını elde tutmak adına ülkeye ateşe vermektedirler. Bu zümre, Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül''ün rejimin laik niteliğini zayıflatacağından değil; aksine bu iki ismin rejimin bütün niteliklerini aynı anda güçlendirecekleri, “cumhur”u Cumhuriyet''e dahil edeceklerinden endişe duymaktadır. Cumhuriyet''in demokratikleşmesinden ürkmektedirler. Hadise budur… Dolayısıyla da bugünkü sorunumuz, “Cumhuriyet''i korumak” değil, “darbeci zihniyete karşı Cumhuriyet''i ve demokrasiyi korumak”tır.

Yaşanmakta olan ve adına “kriz” denilen şey, seçim yoluyla iktidar imkanını bulamayan ve bulamayacağı anlaşılan o zümrenin ne pahasına olursa olsun iktidar alanını korumak savaşıdır. Konuya bir “savaş” olarak baktıkları için de bu yolda her şeyi meşru görmekte, her yolu mübah saymaktadırlar. Yalan haberler, akılalmaz analizler, sahte görüntüler buna dahildir.

Unutulmamalıdır ki, Türkiye bu tabloyu 28 Şubat sürecinde de yaşamış ve daha sonra o dönemin aktörleri “halkı yalan haberlerle nasıl provoke ettik”lerini itiraf etmekten çekinmemişlerdir. Şimdi aynı oyun bir kez daha sahneleniyor, aynı yolla ve aynı aktörlerle… İnsanlara “delil” olarak sunulan malzemeler o kadar basit, o kadar gelişigüzel ve o kadar tahrik edicidir ki, bir ülkenin zekası aşağılanmaktadır.

Zihinleri korkularla esir almayı amaçlayan o zümre son olarak, geceyarısı bildirileriyle demokratik süreci kesintiye uğratmak tehdidini savurmuştur.

Daha 2004 yılına dair “cunta-darbe” iddiaları araştırılmadan tam da o iddialarda bahsedilen türden bir yöntem ve üslupla yayınlanan bildiri rejimin apaçık bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Ama bu, laiklikten sapma tehlikesi değil, tamamiyle demokrasiye karşı bir tehdittir.

O iddialar şimdi daha fazla ciddiye alınmalı ve o fikirlerin siyasetteki uzantıları teşhir edilmelidir.

Öte yandan… Şimdi izlemekte olduklarımız bir kez daha, “siyaset siyasetin kurdudur” görüntüsü de arzetmektedir. Tıpkı daha önceki anti-demokratik müdahale örneklerinde yaşandığı gibi şimdi de hedefte olan parti, diğer partiler tarafından yalnız bırakılmakta; ortaya çıkması muhtemel bunalımın fayda-maliyet hesapları yapılmaktadır. Ne gariptir ki, böylesi durumlarda tavrı kolaylıkla anlaşılabilecek CHP''nin yanısıra; yıllardır askeri baskılarla mücadele etmiş, o baskılarla olgunlaşmış merkez sağ partiler de bu pozisyona gönüllü yazılmışlardır.

Siyaset bu yönüyle doğallık dışı bir mecraya doğru sürüklenmektedir. “Asker-sivil bürokrasi- CHP ve ulusalcılar ittifakı”nın amansız hücümlarına akıncı birlikleri gibi katılan merkez sağ liderler, aslında kendilerine ait olmayan bir kavganın –ki, Baykal buna çatışma diyor- içindedirler. Bir şekilde ortak edildikleri kampanyanın aslında kendi varlıklarını da hedef aldığı gerçeğini şaşırtıcı bir şekilde ıskalamaktadırlar.

Ne var ki Türk demokrasisinin bir tecrübesi “darbe soslu süreçler”e iştirak eden partilerin mutlaka ağır bedel ödedikleri gerçeğiyse, bir tecrübesi de bu dramatik gerçeğe rağmen her defasında aynı tuzağa düşülmekte oluşudur.

Türkiye bugünleri de aşacaktır…

Şimdilerde, ekranları dolduran “ben uyarıyorum…”la başlayan cümlelerin cazibesi dayanılmaz olmakla birlikte, zaman hızla akmaktadır. Tarih de ne acı ki yargısını zamana bırakmadan vermektedir. O tarih, “İktidar benim olsun da ne olursa olsun” diye insanlara korku salanlarla, onların arkasında “bana da bir şey düşer mi” diye bekleşenleri de yazacaktır.

Başlıklar :
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026