Yenilikçi hareket mi, yenilikçi kanat mı?

Ömer Çelik
Ömer ÇelikYeni Şafak Gazete Yazarı
00:00, 16/06/2001, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Yenilikçi hareket mi, yenilikçi kanat mı?

FP''nin kapatılması istemiyle açılan davanın sonucu bu yazının yazıldığı saatlerde Ankara''nın bütün hücrelerini iyice germiş durumdaydı. Karar ne yönde çıkarsa çıksın, Türk siyasal hayatı açısından artçı etkileri epey müddet devam edecek sonuçlar doğuracaktır.

FP''nin siyasal açıdan bozuk olan mevcut gramerin en bozuk parçalarından biri olduğunu perşembe yazımızda belirledik. Ayrıca FP''nin siyaset üretimi konusundaki kronik yetersizliği sebebiyle, anamuhalefet makamını kilitleyerek, bu ülkeye verilen zararlar bakımından Hükümetten geri kalmayan olumsuz bir performans sergilediğini de belirliyoruz. Bunlara karşılık, FP''nin kapatılması şeklinde bir karar çıkmasının, Türk siyasi hayatına ve demokratik sisteme çok büyük zarar vereceğini de söyledik. Bir partinin kapanmasının çok ötesinde bir zarardır bu...

Kapatılmasından bahsedilen parti, anamuhalefet partisidir ve ayrıca sosyolojik derinliği açısından oturduğu zeminin gerçek oluşu çok belirgindir. Tarihin bu aşamasında hala parti kapatmaktan bahsedilmesi ve üstelik kapatılması sözkonusu edilen partinin bu özelliklere sahip bir parti olması, sadece Türkiye gibi siyasi zemini kırılgan bir "siyasal mekan"ı değil, çok daha sağlam "siyasal mekan"a sahip yerleri bile derinden ve olumsuz yönde etkiler.

Kapatılma meselesini bir kenara bırakıp, Türkiye''de "siyasal mekan"ın geleceğine bakmak bu aşamada daha önemlidir. Bütün bu düzlem içinde FP''nin konumu ise açık. Kapatılmasına karşı çıktığımız bu partinin siyasal işlevi, Türkiye''nin üstüne ağır bagajlar yıkan "siyasal statüko"nun tersinden (dolayımlı) "destekçisi" olmaktan ibarettir. Bu noktada bütün bir siyasi partiler düzeninin unsurları Türkiye''nin siyasi ve idari standartlarını düşürmek konusunda yarışıyor gözükmektedirler. "Siyasal mekan"ın dış mimarisi ile ilgili bir tartışma yapmayarak, iç mimarisi ile ilgili bir tartışmaya gömülmüştür, "siyasi partiler cemaati"nin mensupları. Bu tartışma ise, görünürdeki ayrışmaların gerisinde, siyaset sınıfının "meslek içi sorunları" tarafından belirlenmektedir. Yani siyaset sınıfı, bırakın ülke düzleminde konumlanmayı, dar anlamda "siyaset" düzleminde bile koordinat belirleyememektedir. Kendi meslek içi sorunları ile kamusal meselelerin kesişim noktasının ötesine geçebilen, geçmeyi arzu eden bir canlılık belirtisi yoktur siyaset takımının.

Bu noktada, "siyasette yenilenme" meselesi, bir tür "hayatta kalma stratejisi"nin ta kendisidir. Siyasette yenilenmenin esası ise, "siyasal mekan"a taze kan girmesinden ibaret değildir. "Siyasal mekan"a taze kan girmesi, canlanmanın başlangıcıdır, bununla beraber "siyasal mekan"ın yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Bunun öncelikli koşulunun, "eskimiş siyasi aklın" temsilcisi durumundaki siyaset sınıfının sahneden çekilmesi olduğu açıktır. Bu dünyanın her yerinde böyledir; eskimiş siyasi aklın temsilcisi durumundaki siyaset takımından yenilenme beklenemez. Yeni siyasi aktörlerin gündemleşmesi, bu nedenle, Türk siyasi hayatı için stratejik bir gerekliliktir.

Bunun hemen ardından gelmesi gereken ise Türk siyasal hayatının yapısal sorunları ile hesaplaşan bir "siyasi gramer"in "siyasal mekan"ın damarlarında dolaştırılmasıdır. Bu da kendini eskiye göre ayarlamaktan kaçınan bir yenilenme hareketini gerektiriyor. Eskiye göre ayarlanmamak demek de, eskinin eleştirisi ile sınırlı ve o noktaya yoğunlaşmış bir hatta durmamak demektir. Eski siyasi aklın sonuçlarını Türkiye çok ağır bedellerle ödemeye devam etmektedir. Fakat eskinin eleştirisi "sınırlı" bir siyasallaşma üretmek, kendiliğinden yeni bir yapı kurmayı garantilememektedir.

Bu bağlamda FP içindeki "yenilikçi siyasallaşma talebi"nin kendini bundan sonrası için "yenilikçi hareket" olarak mı, yoksa "yenilikçi kanat" olarak mı kurgulayacağı çok önemlidir. "Yenilikçi hareket" ile "yenilikçi kanat" olmak arasındaki farkı belirleyenin, FP''nin kapanıp kapanmaması veya "yeni siyasallaşma talebi"nin ayrı bir parti kurup kurmaması ile ilgisi olmadığını baştan söyleyelim. Aradaki farkı inşa eden şey, "siyasallaşma yöntem ve biçimi"dir.

FP ve FP içindeki yeni siyasallaşma talebinden bahsediyor olsak da, aslında diğer siyasal partilerden ve içlerindeki yenilenme arayışlarından bahsettiğimiz de açıktır. Bu noktada, eski siyasi aklın genetiğini oluşturan özelliklerin, yenilenme talepleri içinde bulunup bulunmamasına göre bir değerlendirme yapmak gerekir. Örneğin, ANAP''ta sadece Yılmaz''a karşı olmakla kendini belirleyen bir muhalefet var. Yılmaz sonrasında gelecek olanın ne olduğu belli değil. En önemlisi, değişim sonrası ANAP''ın şimdiki ANAP gibi iktidar olma kanallarının gereklerine göre tarz ve siyasi hat değiştiren bir parti olmaktan nasıl çıkacağı belli değil. Dolayısıyla ANAP içinde bir "yenilikçi hareket"ten bahsetmekten çok bir tür "yenilikçi kanat"tan bahsetmek gerekir.

Bu bakımdan, FP içindeki "yeni siyasallaşma talebi", "kanat" olmaktan çıkıp bir "hareket" olarak siyasallaşabilecek tek odak olarak görünüyor Türk siyasi hayatının bu aşamasında. FP yönetiminin geçen seneki kongre sonrasında muhalefeti tasfiyeye girişmesinin çektiği trajik hat, zaten bunu yapısal olarak doğurdu. O günden bugüne "yenilikçilerin" sadece parti içi muhalefet odağı olarak görünmekten kaçınmaları, genel olarak parti politikalarına uyum gösterirken Türkiye genelindeki ayrılıklarda partiden farklılaşmayı önemsemeleri bir "kanat" olmaktan çıkıp, "hareket" olma zeminini sağlamlaştırmalarını sağladı.

Bu aşamadan sonra FP ister kapansın veya kapanmasın, ister "yenilikçiler" parti içinde kalsınlar veya kalmasınlar ve isterse ayrı bir parti kursunlar veya kurmasınlar, "siyasal mekan"ın yenilenmesini sağlayacak olan şey, "siyasal hareket" olmakla "siyasal kanat" olmak arasındaki farkı titizlikle gözeterek "siyasallaşma" üretmektir. Türk siyasi hayatının bu aşamasında, bütün bir siyasal hayatımızı etkileyecek bir davranış modelidir bu. "Yenilikçiler" kendi siyasi "duruşlarını" bir "hareket" olma çerçevesinde belirledikleri müddetçe, FP''yi çokça aşıp bütün siyasal parti sistemine uzanan bir etkiyle, "siyasal mekan"ın yenilenmesini ve dinamik bir karaktere kavuşmasını tetikleyen bir gücün kaynağı olacaklardır. Kısa vadeli getirileri olsa bile "kanat" olmaktan uzaklaşıp, gerçek bir "siyasal hareket" gibi davranmak, Türk siyasal mekanı için, tek "hayatta kalma stratejisi"dir.

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026