
(30. ölüm, 109. doğum yıldönümünde üstat Necip Fazıl Kısakürek''e rahmet dileyerek...)
Necip Fazıl Kısakürek başyapıtı olarak tanımladığı İdeolocya Örgüsü kitabında: ''İnsan hür değildir, hür olan, eşek veya köpektir...'' der (s.378).
Bu cümle ontoloji bağlamında değil, aksiyoloji (daha özelde teoloji) bağlamında anlaşılmalıdır. Ontolojik açıdan insan hürdür ve sorumludur, hayvansa hür değildir ve sorumlu da değildir.
İnsan, varlık tarzı (ontoloji) açısından hürdür. Hele de kendisi ile Allah arasında bir nispet kurmayı başarabilirse, bu durumda özgürlüğün şahikasına ulaşır.
İnsan kendi varlığı ile tanrı arasında ilinti kurduğu anda, ondan başka her şeye müstağni olacağından özgürlüğünün de sınırlarına (başka bir söyleyişle özgürlüğün sınırsızlığına) ulaşmış olur. Mademki tanrı vardır ve mademki beni ondan başka kısıtlayacak bir kudret mevcut değildir, öyleyse ben eşyaya karşı özgürüm demektir; öyleyse ben her çıkar karşısında ona bağlı olmaktan kurtulmuş olduğumu söyleyebilirim demektir.
Ancak konu aksiyoloji (ve özelde teoloji) alanına aktarıldığında ele aldığımız ilişki biçimi değişir: insanın özgürlüğü şeriatla (hukuk) kayıtlıdır. Hayvansa mükellef değildir, serbest bırakılmıştır, çünkü onun temyiz gücü yoktur. Ve aynı anda, iradesi de bulunmadığından serbest bırakılmasının anlamı da kalmamaktadır. Bu itibarla, hayvanın ne yaparsa, onu zorunlu olarak yaptığını söyleriz. İnsan gibi iradî olarak değil...
İnsan özgürlüğünün şeriatla kayıtlandığını söylüyoruz. Ancak burada da bir açıklama gerekiyor. İnsan, inandığı Allah''ın vaz ettiği şeriata uymakla özgürlüğün kapısından bir kere daha içeriye girdiğinin bilincine varır. Çünkü söz konusu kayıtlama insana insan olma haysiyetinin nasıl yaşanılabilir olduğunun yolunu da gösterir ve aynı zamanda o yolu açar.
Oysa hayvan kısmına bağlanacağı bir şeriat gösterilmemiştir. Hayvan bu açıdan başıboştur, fakat acaba bu başıboşluğa özgürlük adını vermek uygun düşer mi? Özgürlük seçimle, bu demektir ki iradeyle gerçekleştirilebilecek bir akttır. Hayvansa içinde bulunduğu durumu kendi seçimiyle (iradesiyle) gerçekleştirmiyor. O, her ne ise ve her nasıl ise, o halinin içinde orada kendiliğinden duruyor.
Hz. Musa''nın liderliğinde Filistin''e girmeyi reddettikleri için Kenan diyarında 40 yıl başıboş dolaşmaya terk edilen Yahudilere özgür bırakıldılar diyebilir miyiz? Yoksa onlar başıboş mu bırakıldılar? Bu görüngüden bakıldığında o günün Yahudisine hayvan muamelesi yapıldığını ileri sürmemiz imkân dâhiline giriyor.
Necip Fazıl''ın ''hür olan hayvandır'' derken sanırım kastettiği husus bu başıboşluk hali olmalıdır.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.