Öcalan’ı bu üfürükçülere sattınız

Salih Tuna
Salih TunaYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 29/07/2015, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
Öcalan’ı bu üfürükçülere sattınız
Tezgâhı iyi kurmuştunuz.
IŞİD
veya
DEAŞ'ın
kan donduran vahşeti üzerinden tam gaz yol alıyordunuz.
Taşeron örgüt (IŞİD) korkunç katliamlarıyla adeta mıntıka temizliği yapıyor siz de bu mıntıkalara
bi güzel yerleşiyordunuz
.
Hülasa, mezkur örgütün bombaları yolunuzu açıyordu.
Nasıl ki bu yoldan yürüyen PKK, dış dünyada, “cici çocuklar” oluvermişti, sizler de (bu “cici örgüte” sırtını yaslayan) cici, özgürlükçü ve hümanist siyasetçiler oluyordunuz.
Paralel yapıyla
eşgüdümlü
,
Türkiye'yi IŞİD
destekçisi
ülke
olarak göstermek için her yola başvuruyordunuz.
Propaganda mekanizmanız mükemmel işliyordu. Çamurda ağnanırken bile bembeyaz olduğunuza kitleleri inandırıyordunuz.
Yine de, yalan söylemek konusunda, “
Paralelcilerle
” boy ölçüşmeniz kabil değildi.
Baksanıza, PKK'nın bile aklına gelmeyen akıllarına geldi; “
Kandil'de siviller vuruldu
” tezvirini dolaşıma soktular.
Her şey uluslararası toplumda “
Terörist Türkiye
” algısının yerleşmesine yönelikti.
Zaten bunun için MİT Tırlarına o ihanet operasyonunu yaptılar ve zaten bunun için Can Dündar üzerinden “
paralelleştirdikleri
” Cumhuriyet'te,
MİT Tırları
üzerinden Türkiye'yi terörü destekleyen ülkeymiş gibi göstermeye çalıştılar.
Siz de bu ihanet propagandasını destekliyor, katkı sunuyordunuz.
Terörist Türkiye
” demekle “Ankara bombalansın” demek arasında sonuç itibariyle pek fark yoktu.
Bu fecaatten bile imtina etmediniz.
Nasılsa olgular değil algılar iş görüyordu. “
Diktatör Erdoğan
” algısına sığınarak istediğinizi söyler, istediğinizi yapabilirdiniz.
Irkçı Siyonist network bir süredir buna çalışmıştı. 2002'den beri her türlü darbe ve suikast girişimine maruz kalan bir mazlumdan bir “
zalim
” yaratılmıştı.
Attığınız iftiralar boşa gitmiyordu. “
Kobani düşmesin
” diye feveran eden Erdoğan'ın, “
Kobani düştü, düşüyor
” şeklindeki çığlığını bile çarpıttınız.
Öyle korkunç “kara propaganda” uyguladınız ki kimsecikler söz konusu konuşmanın aslına bakmadı.
Paralelcilerle işbirliği içinde tezvirat mekanizmasını korkunç çalıştırdınız. O kadar ki, 6-7 Ekim olaylarında 50 kişinin kanı elinizdeyken Aydın Doğan'ın adamlarına saz çalabildiniz.
Lakin bütün bir ülkeyi çalabilmek için AK Parti'yle IŞİD'i eşitlemeniz gerekiyordu.
Bu maksatla (
harici ve dahili
) paydaşlarınızla matine – suare çalışmaya başladınız.
Mahut algıyı yerleştirdiniz mi işiniz tamamdı. Boğazkesen İŞİD'e karşı ülkenin bölünmesi dâhil, her şey tercih edilirdi nasılsa.
Bir zamanlar vesayetçiler “irtica” heyulası üzerinden nasıl ki memlekete musallat olmuşlardı, siz de IŞİD üzerinden “kurtarıcılarımız” olacaktınız.
Yani

Bu ülkeyi IŞİD tehlikesinden (ve bu tehlikeyle eşitlediğiniz AKP'den) ancak sizin kurtarabileceğiniz algısı yerleşti mi “
bayrağı
” diktiniz demekti.
Lojistik desteğiniz zaten dünden hazırdı:
Yaşam tarzı
üzerinden endişelere gark olan modernler, Erdoğanfobik Beyaz Türkler, ukdelerinde sınıf savaşı kalan kart solcular ve “Demokrasi gelmeden barış olmaz” üfürükçüsü liberaller…
Konjonktür müsait zehabına kapıldınız.
Mehmet Altan gibiler de “azla yetinmeyin, fırsat bu fırsat, bağımsız devletinizi kurun” diyerek habire fiştekliyorlardı.
Kandil de her daim konjonktürü iyi okumakla övünüyordu. Bu sefer salt okumakla kalmayıp direkt ABD'ye kara gücü veya “gerilla” yazıldılar.
Dış medyada övgü üstüne övgü alıyorlardı. Paydaşları olan kimi “
antiemperyalist
” ve kimi “sosyalistler” de ABD'ye asker yazılmış olmalarını alkışlıyorlardı.
Bu durumda, Türkiye de kim oluyordu ki?
İstediklerini yapabilir, “askeri baraj” gibi acayip sudan nedenlerle barışı torpilleyebilir, uykuda polis öldürebilirlerdi.
Uzun lafın kısası,
Mesut Barzani'nin
ifadesiyle gurura kapılıp “
çözüm sürecini
” sabote ettiler.
Öcalan'ı da malum “liberallerin” üfürüklerine kanıp tasfiye ettiler.
Üçüncü tarafa
” rağmen Erdoğan'la barış yaptığı için, bin yıllık birlikteliğimizin neşet ettiği mana iklimini dikkate aldığı için, hülasa, “milli çözüm sürecine” taraf olduğu için Öcalan'ı kafaya takmışlardı. “
Bunları iyi hesap et
” diye tehdit ediyorlardı.
Şimdi de malum Eşbaşkan kalkmış (halkı silahlanmaya çağıran kendisi değilmiş gibi, polisleri uyurken öldüren PKK değilmiş gibi) son operasyonların “koltuk uğruna” gerçekleştiğini söylüyor.
Barış sürecini
” ihanet tesmiye eden Sözcü gazetesi de aynı manşeti atıyor.
Gitgide paralel tavır koyuyor, gitgide aynileşiyorlar.
Eşbaşkan da yalancılıkta “
paralelcilerle
” yarışmaya başladı. “PKK'nın silah bırakmasını
Cumhurbaşkanı Erdoğan
engelledi
” ne demek?
Böyle yalan olur mu?
O silahlar (Cemal Hasanlar veya Cengiz Çandarlar yerine Öcalan dinlenmiş olsaydı)
Dolmabahçe'den
çok önce, 2013'te bırakılmayacak mıydı?
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026