Yol ve Yâd Sergisine Dair

04:0014/05/2025, Çarşamba
G: 14/05/2025, Çarşamba
Samed Karagöz

Geçtiğimiz haftalarda bu köşede Yazma Eserler Başkanlığı’nın düzenlediği sergilerin öneminden bahsetmiştim. Bugün ise birkaç gün önce açılan Yol ve Yâd: Hac Yolculuğunun Yazılı Sergisi isimli sergiden bahsedeceğim. 11 Temmuz’a kadar açık olan sergi Rami Kütüphanesi’nde yer alıyor. Sergide birçoğu ilk defa kamuoyuyla buluşan nadide eserler var. Adından da anlaşılacağı üzere sergi hac yolculuğunun yazılı kayıtlarından oluşuyor. Hac bundan 100 yıl önce büyük meşakkatlerle yapılan bir yolculuktu. Bugün

Geçtiğimiz haftalarda bu köşede Yazma Eserler Başkanlığı’nın düzenlediği sergilerin öneminden bahsetmiştim. Bugün ise birkaç gün önce açılan Yol ve Yâd: Hac Yolculuğunun Yazılı Sergisi isimli sergiden bahsedeceğim. 11 Temmuz’a kadar açık olan sergi Rami Kütüphanesi’nde yer alıyor. Sergide birçoğu ilk defa kamuoyuyla buluşan nadide eserler var. Adından da anlaşılacağı üzere sergi hac yolculuğunun yazılı kayıtlarından oluşuyor. Hac bundan 100 yıl önce büyük meşakkatlerle yapılan bir yolculuktu. Bugün artık uçakla yapılan seyahatler sayesinde bu zorlukların büyük kısmı atlatılmış durumda. Burada bir parantez açarak Endülüs’ten yola çıkarak at sırtında Hac yolculuğu yapan gezginlerden kısaca bahsetmek gerekiyor. Endülüs Müslümanlarının 500 yıl önceki "at sırtında hac yolculuğu" geleneğini canlandırmayı ve hac ibadetlerini yapmayı hedefleyen Abdullah Hernandez, Abdulkadir Harkassi ve Tarık Rodriguez, ülkeleri İspanya’dan yola çıkarak atlarıyla bu yolculuğa niyetlendiler. Tıpkı ataları gibi İstanbul’a da uğrayarak yolculuklarına devam ettiler. Türkiye’de de hem medyada hem de halkta büyük yankı uyandırdı bu hacı adayları.

Yol ve Yâd Sergisi işte bu benzeri yolculukların kayda geçirilmiş hallerinden oluşuyor. Sergide menzilnamelerden surre defterlerine, dua mecmualarından minyatürlü şehir tasvirlerine kadar birçok nadide eser yer alıyor. Sergide yer alan yazma eserler, sanat ve estetik açısından da son derece önemli. Sergi açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy bunu şu sözlerle vurguladı:

"Özellikle Kabe-i Muazzama ve Ravza-i Mutahhara gibi mukaddes mekanların ince sanat zevkiyle resmedildiği minyatürlü tasvirler, hafızamızda kutsalın estetikle buluştuğu nadide miras olarak yer almaktadır. Sergilenen nadide eserlerin önemli bölümü, bu vesileyle ilk defa gün yüzüne çıkarılmakta, böylece ziyaretçilerimize yalnızca bir yolculuğun izlerini değil, ilmimizin, sanatımızın ve inanç hafızamızın asırlar boyunca nasıl taşındığını belgeleyen canlı miras sunulmaktadır. Bu sergi, geçmişin hafızasını bugüne taşıyarak medeniyetimizin ilim, kültür ve sanatla yoğrulmuş ruhunu yeniden idrak etmemize vesile olmaktadır.”

Büyük müjde de açılışta geldi. Yazma Eserler Kurumu (YEK) Başkanlığı koleksiyonunun genişleme çalışmaları devam ediyor. Türk ve İslam Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Mevlana Müzesi koleksiyonlarında bulunan eserlerin YEK’e devriyle alakalı çalışmalar devam ediyormuş. Geçtiğimiz Ramazan ayında kurulan Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığı da yeniliklerin başında geliyor. Belki de en önemlisi 15 Haziran’dan itibaren kurumun koleksiyonuna yek.gov.tr adresinden ulaşmak mümkün olacak. Bu tarz nadide eserlerin dijitalleşmesi hem eserin gelecek nesillere aktarımı, hem daha fazla kişiye ulaşması hem de yurt dışından konuyla alakalı araştırma yapacakların istifadesini kolaylaştırması açısından son derece önemli.

Benzer bir çalışmanın plastik sanatlar alanında da yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bugün bakanlıklar ve bankalar başka olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının koleksiyonlarında hangi sanat eserlerinin bulunduğunu tam olarak bilemiyoruz.

Halbuki bunların tamamı tek bir portalda toplansa hem Türkiye ve yurt dışından araştırmacılar hem de sanatseverler bu eserleri yüksek çözünürlüklü olarak erişebilse sanat eserlerimizin dolaşımı artsa ve bilinirliği yükselse bence çok iyi olur.


#Yol ve Yad Sergisi
#sanat
#Samed Karagöz