Silahsızlandırmak

Taha Kılınç
Taha KılınçYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 24/12/2025, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
Silahsızlandırmak

İsrail’in 1982’de Güney Lübnan’ı işgal etmesi ve ardından Beyrut’u kuşatarak iç savaşa fiilen müdahil olması, yalnızca Lübnan’ın değil Ortadoğu yakın tarihinin de dönüm noktalarından biriydi. İsrail işgali, tamamen yıkılmış ve derin bir kaosa sürüklenmiş durumdaki Lübnan’ı belini doğrultamaz hale getirecekti. Filistinli direniş gruplarıyla mücadelelerinde Hristiyan müttefiklerine destek olmak için Lübnan’ı işgal eden İsrail, aynı ortak paydada buluştuğu bir başka yabancı işgalci güçle de paslaşıyordu: Hâfız Esed’in Suriye’si. İsrail işgali sonraki 18 yıl boyunca devam edecek ve 2000’de sona erecek; 1976’da Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ve diğer direniş hareketlerini bastırmak için Lübnan’ı istila eden Suriye de 2005’e kadar bilfiil bu ülkede kalacaktı.

Beyrut’taki İsrail kuşatmasının en net sonuçlarından biri, İran’ın desteğiyle Şiî Hizbullah örgütünün kurulması oldu. İç savaş atmosferinin kaygan zemininde ittifaklar ve müttefikler sürekli yer değiştirirken, Hizbullah kendisine halk nezdinde sağlam bir destek bulmayı başardı. 1989’da imzalanan ve iç savaşı sona erdiren Tâif Anlaşması’yla Lübnan içindeki bütün “gayri nizamî” unsurların silahlarını devlete teslim etmesi ve ülke güvenliğinin resmî kurumlar tarafından sağlanması yönünde karar alındığında, Hizbullah da elbette bu çerçevenin içindeydi. Ancak Lübnan’ın bir türlü siyasî ve sosyal istikrara kavuşamaması, çeşitli dinî ve etnik hizipler arasındaki ayrışmaların derinleşmesi ve özellikle İran’ın Şiîlik üzerinden kurduğu köprüler, Hizbullah’ın yeni dönemde gücünü korumasını sağladı.

2005’te Lübnan eski Başbakanı Refîk Harirî öldürüldüğünde, Hizbullah “olağan şüpheli” olarak hedefteydi. Ancak hemen arkasından İsrail’in 2006’da Lübnan’a saldırması, örgütün yeniden popülarite kazanmasına, hakkındaki ithamların askıya alınmasına ve İslâm dünyası çapında destek bulmasına neden oldu. Lübnanlı Hristiyanlar da yekpare biçimde Hizbullah’ın safında yer aldılar. Dünyaca ünlü Lübnanlı Mârûnî Hristiyan şarkıcı Culya Butros, bu bağlamda çok çarpıcı bir örnektir:

Güney Lübnanlı Arap bir babayla Filistinli Ermeni bir annenin kızı olan Butros, 1980’lerde “Ğâbet Şemsu’l-Hak” (Hakikatin Güneşi Battı) ve “Veyne’l-Melâyîn” (Milyonlar Nerde?) gibi şarkılarla adını duyursa da, esas çıkışını 2006’ın sonbaharında yayınladığı “Ahibbâî” (Dostlarım) adlı single albümle yaptı. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın İsrail’le savaşan örgüt mensuplarına hitaben kaleme aldığı mektuptan ilhamla yazılan şarkı, baştan aşağı Hizbullah övgüleriyle doluydu. Dönemin hâkim atmosferinin de etkisiyle şöhreti ülkeleri aşan şarkı, sadece Butros’a ultra şöhret kazandırmadı, kocası Eliyas Bû Saâb da Hizbullah’ın domine ettiği Lübnan iç siyasetinde basamakları üçer-beşer tırmanmaya başladı. Bû Saâb, eğitim ve savunma bakanlıklarından sonra, şu anda meclis başkan yardımcısı.

Lübnan’da şimdilerde gündemin birinci sırasını Hizbullah’ın silahsızlandırılması meselesi işgal ediyor. İsrail’le geçtiğimiz yıl imzalanan ateşkes anlaşmasının dayattığı en önemli şart olan silahsızlanma konusu, elbette çok hızlı çözülebilecek bir müşkül değil. Zira Hizbullah, bilhassa son iki yılda yaşadığı ciddi kan kaybına rağmen, hâlâ Lübnan’da en önemli siyasal ve sosyal gerçekliklerden birini oluşturuyor. Ülke içindeki bölünmelerin bir savaş arefesi gerginliği boyutuna ulaştığı da düşünülürse, Hizbullah’ın silahlarını bırakıvermesi, gerçekçi bir senaryo olmaktan uzak. Dahası, İsrail’in canının istediği şekilde ve karşısına kimse çıkmadan Lübnan’ı vurmaya devam ettiği bir vasatta, Hizbullah’ın asla silah bırakmaması gerektiğini savunanlar da az değil.

İsrail, Hizbullah’ın doğuşunu mümkün kılan şartları kendisi hazırlamıştı. Şimdi aynı İsrail, yıllar içinde Lübnan’ın kılcal damarlarına kadar sirayet eden Hizbullah’ın ortadan kaldırılması gerektiğini söylüyor. Hizbullah bugün yaralı bir görünüm arz etse de, İsrail kuduz bir köpek gibi devamlı saldırdığı sürece, Lübnan’ın ordusundan, polisinden, ticaretinden, hudutlarından, istihbaratından, sosyal ve siyasî hayatından Hizbullah’ın gölgesini silmek imkânsız.

Aslında formül, herkesin bildiği kadar yalın ve net: Hizbullah ne zaman tamamen silahlarını bırakmak zorunda kalır? İsrail, Lübnan’dan elini tümüyle çektiği zaman.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026