Elimden bir şey gelmiyor

00:0016/04/2000, Pazar
G: 11/09/2019, Çarşamba
Taha Kıvanç

Şu sıralarda korktuğum şey ne biliyor musunuz? Çankaya''ya çıkma hırsı artık herkesin dikkatini çekecek bir hal alan Mesut Yılmaz''ı savunur hale düşmek... ANAP liderini cumhurbaşkanlığına uygun bulmuyorum ben, Çankaya''da çok daha farklı birini görmek istiyorum... En büyük korkum ise, ne denli usta bir oyun kurucu olduğunu bildiğim için, onun Çankaya oyununda, hiç istemediğim halde figüranlık üstlenme ihtimali... Böyle bir ihtimal beni dehşete düşürüyor, uykularımı kaçırıyor...Mesut Yılmaz gibi

Şu sıralarda korktuğum şey ne biliyor musunuz? Çankaya''ya çıkma hırsı artık herkesin dikkatini çekecek bir hal alan Mesut Yılmaz''ı savunur hale düşmek... ANAP liderini cumhurbaşkanlığına uygun bulmuyorum ben, Çankaya''da çok daha farklı birini görmek istiyorum... En büyük korkum ise, ne denli usta bir oyun kurucu olduğunu bildiğim için, onun Çankaya oyununda, hiç istemediğim halde figüranlık üstlenme ihtimali... Böyle bir ihtimal beni dehşete düşürüyor, uykularımı kaçırıyor...

Mesut Yılmaz gibi oyun kurucuların en büyük mahareti, bir-iki zorlama ayrıntı dışında, herkesin belli olaylar karşısında nasıl tepki vereceğini öngörerek oyunda rol dağılımı yapmalarıdır. Oyunun Süleyman Demirel''in görev süresinin uzatılmamasıyla ilgili bölümünde, eğer yazı ve yorumlarımla benim de sonuç üzerinde bir katkım olmuşsa, bu tavrım Mesut Yılmaz''a destek verdiğim için değildi; ancak ANAP lideri, oyununu, benim kendiliğimden öyle tepki vereceğim üzerine kurmuştu zaten...

Ankara''da şu sıralar herkeste ''paranoya'' belirtileri kendini belli etmeye başladı. Eski DYP''li, sonra ANAP''lı, şimdi de yolsuzlukla mücadele derneği başkanı Tevfik Diker''in, Genelkurmay başkanıyla görüşüp "Asker, yolsuzluklar konusunda hassas" açıklamasıyla kamuoyu karşısına çıkmasını, ben, Mesut Bey''in ekmeğine yağ sürmek olarak değerlendirdim. Mesut Bey''in arzusunun gerekirse ''demokrasi kahramanlığı''na soyunmak olduğu inancındayım. Askerin erken ve yumuşak tepkisi onun işine yarar... Bu sebeple, yüzüne vurmadım ama, Tevfik Diker''in çıkışını "Mesutçu bir girişim" olarak gördüm...

Aa, bir de ne öğreneyim; Tevfik Bey de, benim aslında Mesut Yılmaz''ın lehinde olduğum kanaatinde değil miymiş? İşte o zaman, ''paranoya'' sözcüğü dilimin ucuna geliverdi. Tevfik Diker beni "Mesut Yılmaz yanlısı" olarak görüyor, ben de onu aynı role uygun buluyorsam, hepimizin ruhî dengesi bir parça bozulmuş demektir... Böyle bir ortam, usta oyun kurucuya yarar elbette...

ANAP liderini hafife alma eğiliminde olanlar hâlâ var. Ancak, şu bir kaç güne biraz daha yakından bakınca göreceksiniz, Mesut Bey adım adım hedefine yaklaşıyor. Oyunundaki ilk bölümde öngörülen aşama, hükümetteki ortaklarının "Sen de aday olma" demelerinin önüne geçmekti. DSP ve MHP liderleri çok konuşuyorlar, ama bir türlü "Mesut Yılmaz''ın aday olmasını doğru bulmuyoruz" demiyorlar, diyemiyorlar... Bülent Ecevit için hükümeti bozmamak çok önemli ve ANAP lideri ortağının bu saplantısını biliyor...

İkinci aşama, muhalefeti kendi yanına çekecek veya işbirliği köprüsü kurmaya kalkıştığında bunu ''doğal'' gösterecek bir demokrasi mücadelesi haline dönüştürmektir cumhurbaşkanlığı seçimini... O noktada da sonuç alabileceği bir zemin -hem de onun öngördüğünden daha erken- doğmuşa benziyor.

Bundan sonrasını tahmin esasen zor değil. Bazılarının beklediğinin aksine, Mesut Yılmaz kendi partisinden bir başka aday çıkmasına karşı değil; hatta Yıldırım Akbulut''un "Ben de adayım" demesini müthiş arzuluyor ANAP lideri... Anayasada, cumhurbaşkanlığına aday olan Meclis başkanının görevini bırakması şartı yok; ama ''haksız rekabet'' gerekçesiyle bunu zorlayacaktır Mesut Bey... Çünkü boşalacak Meclis başkanlığı çok taraflı pazarlıklarda en önemli kozlarından biri olabilir. MHP''ye, "Biz Meclis başkanlığı seçiminde size yaptığımız haksızlığı düzeltelim, siz de bana oy verip Çankaya''ya çıkartın, böylece ''2 numaralı plaka'' MHP''nin olsun" demenin bir hareketlenmeye sebep olacağı muhakkak.

"Yıldırım Akbulut''un adaylığı oylarını bölmez mi?" sorunu ilgisiz buluyorum; Mesut Bey açısından rakiplerini yolun başında biçmek o kadar kolay ki...

Mesut Yılmaz, koalisyon ortaklarının adaylığına karşı çıkmalarını önlesin, kendini ''icazetsiz'' ve ''demokrat'' bir aday olarak ortaya koyabilsin, hiç umulmadık destekler bulmakta zorlanmayacaktır. Başkalarının pazarlık edemeyeceği konular onun için iyi birer koz zaten; önü daha baştan kesilemezse, sonuç almaya en yakın politikacı ANAP lideridir; bilin ve sonradan, "Söylememiştin" demeyin sakın...

Geçen hafta cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili ne duyduysanız, hepsini Mesut Bey''in çevresi kulaklarınıza ulaştırdı. Bir gazete (Hürriyet), ''son dakika'' başlığıyla, "Liderler anlaştı, aday Meclis dışından" haberini duyurdu sözgelimi... Bir başkası (Milliyet), "Başbakanın gönlünde ANAP''lı bir aday var, ama Mesut Yılmaz değil Sümer Oral" diye yazdı... Bu arada, İlter Türkmen''den Vahit Halefoğlu''na bir dizi isim de ''muhtemel aday'' olarak gazetelere yansıdı. Mesut Yılmaz yanında ufaktan yerini almaya başlayan Milliyet''te, bir gün, Devlet Bahçeli''nin ağzından, "Asker de olabilir" demecini manşette okuduk, ertesi gün, Genelkurmay''ın başbakana "Biz bu işte yokuz" mesajı gönderdiğini...

Haberi yazanların iyi niyetli ve samimi olmaları gerçeği değiştirmiyor: Bunların hepsi, Yılmaz''ın Nene Hatun''daki konutunda üretilen balonlar... Herbiri belli bir sonuç elde etmeyi amaçlıyor bu balonların; Genelkurmay''ın açıklaması da, korkarım ki, beklenmeyen bir gelişme değil Yılmaz ve kurmayları için...

Benim işim çok zor, inanın; oyunun bütün aşamalarını neredeyse kare kare görebiliyorum, ama o kadar ustaca kurulmuş ki, ağzı açık seyretmekten öte bir şey gelmiyor elimden...