Yazarlar Konforlu Yalanlar Müzesindeki yağlıboya resimlerden kan damlıyor

Konforlu Yalanlar Müzesi’ndeki yağlıboya resimlerden kan damlıyor…

Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Uğur Mumcu Suikastının yıldönümünde, Hürriyet şu başlığı attı: “Sis Perdesi 29 Yıldır Aralanamadı”

*

Hürriyet, suikasttaki sis perdesini bunca yıldır bilmem kaç defa “Katiller bulundu” diye kesin bir dille aralamıştı, ya!

-Ne iş?

*

Üfür, uydur, salla; dön, dolaş, gel...

Yirmi dokuz yıl sonra: “Sis Perdesi” siparişi ver!

Bu defaki yıldönümünü de “Sisli Slalom” ile geçiştirmek gibi şahane bir konfor varken; öyle “Arzın Merkezine Seyahat” falan edilir mi, hiç?

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Hürriyet’in mevcut vaziyeti için “değmesin yağlıboya” tablo teklifimiz şudur:

“Bize pişkinliğin resmini yapabilir misin, Abidin?”

KAMUOYUNU NASIL KEKLEDİLER?

24 Ocak 1993’teki Mumcu Cinayetinden yedi yıl sonra (6 Mayıs 2000) gerçekleştirilen kurgusal UMUT Operasyonu, laikçi dalganın kabarmasına yol açmıştı…

Emniyet, “Uğur Mumcu’nun katillerinin yakalandığını, cinayeti irticai örgüt mensubu kişilerin işlediğini” KESİN bir dille açıklamıştı!

Dönemin Başbakanı Ecevit, “Katil elimizde” derken en ufak bir kuşku duymuyordu!

*

Başta Hürriyet olmak üzere 7 Mayıs 2000 tarihli gazetelerin tamamına yakını “katillerin yakalandığından” emindi…

Hatta Ertuğrul Özpalavra’nın yönetimindeki Hürriyet el yükseltmişti:

“-Bombayı koyan İranlı”

*

Hürriyet hızını alamamış “Acem Bülbülü” başlığını atmıştı. (5 Haziran 2000)

Haberin alt başlığında şöyle deniliyordu:

“Konuşup her şeyi anlattı: İranlı ajan konuştuğu için başta Mumcu suikastı olmak üzere tüm faili meçhuller aydınlandı.”

TUT ŞUNUN UCUNU, ÖTTÜRELİM ABİ

Gazetenin iç sayfasında “Molla Bülbülü Öttü” başlığıyla verilen manşetteki haberin devamı, değme karikatürlere taş çıkartacak cinstendi:

“İran’ın yurtdışında işlediği cinayetleri koordine eden Behbahani, Türkiye’de ortaya çıktı…

Dört ay önce Van’dan gizlice giriş yapan Behbahani’nin gelişinden sonra üzerinde Tahran şüphesi bulunan bütün cinayetlerin failleri teker teker yakalanmaya başladı.”

AMİRAL (BATTI) GEMİSİ

Sıkı durun…

Sadece bir hafta sonra, 12 Haziran 2000 tarihli Hürriyet’in iç sayfasında yer alan “tek sütunluk” bir haberde ise “İranlı Sahte” itirafı vardı!

Neydi? Evvela “doldur, boşalt yöntemiyle psikolojik harekât hasılatını yap; maksat hâsıl olduktan sonraysa pişkince geçiştir ve hop olay yerinden gazla!

Ezcümle, manzara şuydu:

“Bize, sahtekârlığın resmini yapabilir misin, Abidin?”

HAYALİ BOMBACILAR

Mumcu’nun arabasına bomba yerleştirdiği öne sürülen İranlılar “hayali” idi…

Hayali İranlılara “yardım ettikleri” palavrası uydurulan iki masum insan -Abdülhamit Çelik ile Yusuf Karakuş- ise Türkiye’ye “Katiller” diye sunulmuştu!

Bülent Ecevit Başbakan’dı; Sadettin Tantan da İçişleri Bakanı…

“KATİL” SİPARİŞLERİ

Yusuf Karakuş, Umut Operasyonundan bir ay önce dağa kaldırılmış; bu süre zarfında ağır işkencelerden geçirilerek cinayeti üstlenmeye zorlanmıştı.

Abdülhamit Çelik’e ise “çarmıha germek” dâhil muhtelif işkenceler uygulanmıştı.

LAİKÇİ ZULÜM: PARALEL PİYANGO

Mumcu Suikastı ile ilgili olarak toplam 629 kişi gözaltına alınmıştı.

Bunlardan 100’den fazlası, gördüğü ağır işkenceleri müteakip “Uğur Mumcu’yu ben öldürdüm” demek zorunda bırakıldı!

İşkenceleri yapanlar, Fetullahçı polislerdi.

*

Neticede…

Çelik ile Karakuş’un, “İranlılarla birlikte suikastı gerçekleştirdiklerini itiraf ettikleri” kamuoyuna açıklanmıştı!

Ancak: Resmi tezin çelişkileri ortaya çıkıp da, kısa bir süre sonra derin senaryonun lastiği patlayınca…

Bu defa da, ikiliye “polisi aldattıkları” iftirası atıldı!

*

Hemen ardından da…

Uğur Mumcu Suikastı “ağızlara laik” yeni konforlu yalanlarla bir başka masum ikilinin Ferhan Özmen ile Necdet Yüksel’in “üzerine yıkılıverdi!”

UYDURMA ÖRGÜT

UMUT (Yani, Uğur Mumcu Uzun Takip) adlı mizansenlerle örülmüş derin operasyon…

Merhum Mumcu’nun gerçek katillerinin, azmettiricilerinin, hülasa perde arkasındaki Baronsal Üst Yapı’nın (Laikçi Törkiş Gladyo) üzerini sıkı sıkıya örtmek için yapılmıştı.

“Tevhid-Selam” diye asla var olmayan bir “örgüt/terör örgütü” resmen uyduruldu.

Hayali “katiller” üretildi…

Umut Operasyonuyla gelen davada; toplam 19 masum insan, Uğur Mumcu ve de diğer laik aydın cinayetleriyle zerre alakaları bulunmadığı halde yıllarca hapislerde çürütüldü.

UMUT’SUZ VAKA MEDYASI

Günümüzün Amiral (Battı) Gemisi Hürriyet, yirmi dokuz senedir Pişmanlık Kanunu’ndan yararlanmak şöyle dursun, özür bile dilemedi.

*

“Ağızlara Laik” Washington Portakalı “Cumhuriyet” denilen gazete ise yirmi dokuz yıldır “Dinciler yaptı!” yollu konforlu yalanları fışkırtmaya devam ediyor.

İkisi de (veya benzerleri) Umutsuz Vaka durumundadırlar…

*

Madem öyle, buyursunlar böyle:

“Bize kuyruklu yalanların yağlıboya resmini yapabilir misin, Abidin?”

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.