Almanya’da büyük kopuş
04:00, 09/09/2026, ÇarşambaG: Güncelleme: 04:02, 09/09/2026, Çarşamba
Yeni Şafak

Arşiv.
Almanya'da yapılan eyalet seçimlerinde AfD’nin büyük bir zafer kazanması, ülkenin topyekûn sağa kaymasının miladı olarak değerlendiriliyor. Bu bir kayma değil, büyük bir kopma. Doğu Almanya eyaletlerinin Batı Almanya'dan kopuşunun siyasi sonucu. Bu kopuşun ülkenin sağın yörüngesine gireceği çıkarımını yapmak gerçekçi mi?
Birçok kesim için ani bir şok, bazıları için tarihin karanlık sayfalarının yeniden açılması. Almanların kısa deri "pantolonlarını giyip" meşalelerle yeni bir felaketin kıvılcımını yaktıkları düşüncesi bir kabusun anımsanması. Oysa ani gelen siyasi bir dalga yok. Yaşanan on yıllardır biriken Almanya'nın doğusunun kopuş enerjisinin, batıyı da sallar hale gelmesi. Yeni olan doğunun, Federal Alman ana akım siyasetini ipotek altına alması. Hemen söyleyelim. Seçim zaferinin yaşandığı Saksonya Anhalt eyaleti insanların deri pantolonla gezdiği bir yer değil. Almanya'nın doğusunda, eski Demokratik Alman Cumhuriyeti topraklarında kalan, nüfusça ülkenin küçük eyaletlerinden biri. Anlayacağınız, Almanya'nın taşrasında AfD oyunu ikiye katlayarak yüzde 44,4'e çıkarıyor. Yirmi küsur yıldır CDU'nun elinde olan eyalet başbakanlığı koltuğu elden gidiyor. Başbakan Friedrich Merz'in partisi olan CDU oyları yüzde 37,1'den yüzde 17,2'ye geriliyor, yarısından fazlasını kaybediyor. AfD, son üç eyalet seçiminde de doğuda ciddi bir varlık gösteriyordu.
Kayyum Tehdidi
Bu, eğilimin doruk noktası, başlangıcı değil. AfD 39 sandalyeyle salt çoğunluk olan 42 milletvekiline ulaşamadı. Hükümeti kimin kuracağı henüz belirsiz olsa da hem doğuda hem batıda gündemi belirleyen temel ölçü konumuna ulaştı. Burada asıl çarpıcı olan, sadece AfD değil, Sol Parti ve BSW (Sahra Wagenknecht Partisi) üçlüsü. 'Üçü bir arada' olarak ifade edebileceğimiz bu yelpaze Rusya'ya paralel, ortak bir söyleme sahip. 'Putin'i anlayanlar' olarak ifade edilen bu üçünün toplam oyu yüzde 58'i buluyor (yani eyaletteki seçmenin yarısından fazlası) Eskiden bizde bir söz vardı 'kahrolsun faşistler, sosyal faşistler' şeklinde. Bu sloganla Moskova ve o eksendeki sosyalist oluşum kastedilirdi. Tam bu ruha uygun 'faşistten sosyal faşiste' uzanan 'Putin'i anlayan' bir yelpazede bu üç parti. Ukrayna'ya askeri ve mali desteğin derhal kesilmesini ve savaşın bir an önce bitirilmesini isteyen Moskova eksenindeki oluşumlar. AfD mutlak çoğunluğu elde edemese de Rusya Almanya'nın doğusunda bir 'çoban ateşi' yakmış durumda. Batı başkentlerinde panik bunun sonucu. Almanya'nın klasik Atlantik ötesi güvenlik mimarisinin doğuda ipotek altına girdiği açık. AfD'nin Alman Ordusu ve NATO faaliyetlerine eyalette engel olunacağı tehditlerine, Başbakan Friedrich Merz 'Anayasa'nın 37. maddesini işletirim' sözleri ile cevap veriyor. Yani ülke güvenliği risk altına girerse, Anayasa'nın 37. maddesini (Bundeszwang) işleterek merkezi hükümetin eyalete müdahale yolunu açacağını ilan ediyor. Türkiye'den bakınca bu bildiğimiz 'kayyum' uygulaması. Durum Almanya'da hukukçular ve anayasa uzmanları arasında çok sert tartışma başlatıyor. Meselenin sıradan bir eyalet seçimi olmadığı, klasik güvenlik mimarisine karşı doğu-batı ekseninde bir baş kaldırış.
AfD ve Türkler
Saksonya-Anhalt'ta seçimi kazanan AfD adayı Ulrich Siegmund, seçimden önce Türkiye'ye ve Türklere karşı olmadığını, yabancılar ve sığınmacılarla ilgili söyleminin, ne Alman vatandaşı Türkleri, ne de oturum sahibi yabancıları hedeflediğini açıkça söyledi. Hedefinde yalnızca gayrı muntazam göçmenlerin bulunduğunu iddia ediyor. Bunun bir nedeni de Siegmund'un eyaletinde Türk'ün yok denecek kadar az olması. Dolayısıyla doğu Almanya'da Türkler AfD'nin hedefi değil. Bunun seçim söylemi mi, gerçek mi olduğunu AfD milletvekili Maximilian Krah'a bakarak okuyabiliriz. Krah, Türkiye'yi "dost ülke" diye tanımlıyor. Uyarılara rağmen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni ziyaret ederek Türk yetkililerle görüşüp bir tabuyu kırıyor.
KoçBaşı
AfD tabiri caiz ise Rusya'nın batıya 'Koçbaşı' olarak hazırladığı, jeostratejik olarak iyi çalışılmış bir doktrinin ürünü. Bu kapsama Alman Sol Parti ve BSW'yi de saymak mümkün. Bu üç partinin doğu eyaletlerindeki oy oranı yüzde 50'nin üzerinde. AfD'ye Türkiye'den tek kutlama Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür Bursalı'dan geliyor. Türkiye-Rusya ilişkilerindeki olumlu hava nedeniyle Rusya kara sularında yüzen AfD, söylemlerinde Türkiye ve Türkleri hedef almayacak. 20 Eylül‘de Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde de seçimler var. Seçmeni temelde Rusya ambargosu nedeni ile yaşanan enerji dar boğazı ve enerji maliyeti nedeni ile yitirilen refah seviyesi yönlendiriyor. Üzerine bir de Ukrayna'daki savaşın mali yükü geliyor. Almanya'nın doğu-batı ekseninde açılan bu çatlağın Berlin'de hükümet krizine neden olup olmayacağını en geç 20 Eylül'de görmüş olacağız.

Dünya
İrlandalı vekil AB'ye çağrıda bulundu: İsrail'le ortaklığı askıya alın

Ekonomi
AB’nin yeni bütçesinde vergi tartışması: Fransa 60 milyar euro istedi

Ekonomi
Almanya'nın ihracatı temmuzda azaldı

Ekonomi
Küresel piyasalarda temkinli hava hakim

