Belarus'un işgali: Putin'in 'Denizler İmparatorluğu' hayalinin önündeki son engel

Ahmet Fadıl Erarslan
15:24, 17/08/2020, PazartesiG: Güncelleme: 17:37, 17/08/2020, Pazartesi
Yeni Şafak
Belarus'un işgali: Putin'in 'Denizler İmparatorluğu' hayalinin önündeki son engel
Rus etki alanları giderek büyürken bu bölgedeki her ülke için ciddi bir tehdit.

Rusya Devlet Başkanı Putin’in zihin dünyası fırsatçı bir tüccar gibi çalışıyor. Dünyanın neresinde olursa olsun çıkan çatışmalara muhakkak müdahil olup masada kendine yer bulmak üzerine kurgulanan bu stratejinin bir diğer ayağı ise Rus çıkar bölgelerinde karışıklıklar çıkarmak. Daha önce Çeçenistan, Kırım’ı işgal ederken aynı stratejiyi kullanan Putin, şimdi de Kaliningrad üzerinden Avrupa’yı kontrol etmenin peşinde. Kaliningrad’ın yolu ise iç karışıklıkların yeni merkezi olan Belarus’un işgalinden geçiyor. Son bir haftadır Belarus'tan gelen görüntüler ve Lukaşenko'un açıkça Rus ordusuna müdahil olma çağrısı işgalin başlıyor olduğunun kanıtı. Putin'in en büyük şansı ise 'Batı Bloku'nun, Macron, Obama gibi stratejik derinlikten yoksun liderler tarafından yönetilmiş ve yönetiliyor olması. Bugün, Rusya'nın denizler doktrininin karşısındaki tek güç ise Türkiye.

Belarus’ta Lukaşenko’nun tartışmalı seçimlerden sonra kendisini başkan ilan etmesiyle uzun süredir üzerine konuşulan Rus işgali ihtimali giderek arttı. Ülkede yaşanan hükümet krizine Rus ayrılıkçılar Ukrayna'daki gibi yaklaşınca konu bir varoluş krizine dönüştü.

Putin'in askeri müdahale ile Lukaşenko'ya destek veririz mesajı, Lukaşenko'nun da buna yeşil ışık yakması ülkedeki vaziyeti içinden çıkılmaz bir noktaya taşıdı.

Girdiği yerden çıkmaması ile bilinen Rusya neden Belarus’u bu kadar önemsiyor? Bu sorunun arkasında ise 2. Dünya Savaşı’nda girip çıkmadığı, Prusya başkenti Köningsberg, Rusça adıyla Kaliningrad var.

Kaliningrad’ı kontrol eden Avrupa’yı kontrol eder

Almanların 2. Dünya Savaşı’nı kaybetmesinin ardından ülke Sovyetler ve ABD arasında paylaştırılmış, duvarın yıkılışı ile Sovyetler bölgeden çekilmeye başlamıştı. Sovyetlerin, diğer bir deyişle Rusların çekilmeyi savaş sebebi saydığı tek yer ise Baltık Denizi’nin kenarında yer alan küçük bir şehir: Köningsberg.

Köningsberg’in, Kaliningrad’a dönüşmesinin arkasında ise bu bölgenin Avrupa’nın tam ortasında yer alması yatıyor. Bölgedeki bütün Alman izlerini silen Ruslar savaş ganimeti olarak elinde tuttuğu bölgeden çıkmaya da niyetli değil.

Rus sınırına neredeyse 400 km mesafede bulunan bölgenin anahtarı ise Belarus’tan geçiyor. Rus askerlerinin Belarus’a girmesiyle Kaliningrad ile arasındaki mesafe kapanmış olacak, kara sınırını doğrudan kullanmaya başlayacak.


https://image.piri.net/resim/imagecrop/2020/08/17/03/50/resized_d30b6-c47af09d5321c9ffeab8eafd5f5379281.jpg
Belarus ile Kaliningrad arasında yer alan Suwalki koridoru sayesinde Moskova’dan Baltık’a kadar oluşturulması planlanan Rus köprüsü tamamlanmış olacak.

Putin son 10 yılda bu bölgeyi ciddi oranda silahlandırdı. Bölgede asker sayısını 80 binli rakamlara çıkartan Rusya; hava savunma bataryalarından, uçak filolarına, nükleer başlıklı uzun menzilli füzelere kadar akla gelebilecek her türlü silah ile bölgede askeri varlığını arttırmış durumdaydı.


https://image.piri.net/resim/imagecrop/2020/08/17/04/12/resized_d1e2a-46399393indir.jpg
  • Avrupa'nın stratejik tek iç denizi Baltık'ı donanmasıyla ve Kaliningrad'taki üssüyle kontrol eden Rusya olası bir mücadelede ikmal problemini de Belarus'un işgali ile tamamen ortadan kaldırıyor.

Sıcak soğuk fark etmiyor: Denizler İmparatorluğu doktrini

Bugün Putin, bütün stratejisini Türkiye’de ‘sıcak denizlere inme prensibi’ şeklinde klişeleşmiş Rus emperyal doktrininin üzerine kurmuş durumda. Libya’daki askeri varlığının da Suriye’dekinin de Kırım’ın işgalinin de arkasında bu sebep yatıyor.


https://image.piri.net/resim/imagecrop/2020/08/17/03/53/resized_3c9fd-c1aff8dc312093328561297imagea2_1595757500242.jpg

Baltık üzerindeki tüm kontrolü ele geçirmesi de artık Belarus üzerinden tamamlanmış durumda. Rus yayılmacılığı bugün; Ohotsk Denizi’nden, Kuzey Buz Denizi’ne, Baltık’tan Akdeniz’e ulaşmış durumda. Bu bölgelerdeki geleneksel rakiplerini de bir bir ekarte etmekten çekinmiyor.

Bu yayılmacı stratejisinin arkasında ise kötü yönetilen Batı Bloku bulunuyor. Bugün, Fransa ülkesinin geleneksel hassasiyet noktaları ile ilgilenmeyen bir isim tarafından yönetiliyor: Emmanuel Macron.

  • Putin’in aksine hiçbir stratejik kabiliyeti olmayan bu isim Rusya’nın Akdeniz’deki etki alanını kurmasına en büyük desteği veren isim. 1856 yılında Kırım’da bu yayılmaya karşı; Osmanlı ile beraber hareket eden Fransa’nın aksine Macron ve Obama gibi figürlerin iş bilmezliği sayesinde bugün Rusya Karadeniz’i aşıp Akdeniz’de dahi belirleyici aktör haline geldi.
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2020/08/17/04/00/resized_8491a-cdb1c22atartus.jpg

Sarı öküz'ü vermeyecektik: Kırım ve Suriye

Putin dünyayı bu kadar rahat dizayn edebiliyor çünkü müdahil olduğu alanlarda geleneksel aktörlerin tamamı kabuğuna çekilmiş vaziyette. 19. yüzyılda benzer bir etki alanı oluşturma hamlesine kalkıştıklarında İngiltere, Osmanlı ve Fransa,
Rusları Kırım Savaşı’nda mağlup etmiş, uzunca bir süre Karadeniz’den kafalarına çıkarmaları engellenmişti. Bugün ise Fransa'yı Akdeniz'de Rus etki alanının büyümesine zemin hazırlayan bir 'stratejik beyin' yönetiyor.
Arap baharı ile Libya’da Kaddafi iktidarının devrilmesi Putin'in daha ofansif bir dış politika kurgulamasına zemin oluşturdu. Belli çekinceler ile Suriye’de başlattığı bu stratejiye bölgede itiraz eden tek ülke Türkiye oldu. Obama tarafından yönetilen ABD’nin Suriye’de kurguladığı ‘konuşarak’ olaylar çözülebilir düzeni büyük bir başarısızlık ile sonuçlanırken şu an
Suriye hakkında söz sahibi olan iki ülke var: Türkiye ve Rusya.

https://image.piri.net/resim/imagecrop/2020/08/17/04/02/resized_c2e22-9a829154syriarussia.jpg

Türkiye’nin askeri olarak müdahalesi sayesinde Rus etkisi azalırken bugün
Macron gibi zeka kapasitesi uzun vadeli düşünmeye yetmeyen figürler yüzünden NATO’nun Doğu Akdeniz’deki çıkar alanlarının tek garantisi de Türkiye. Hmeymim Hava Üssü ve Tartus'daki deniz üssü üzerinden Doğu Akdeniz’deki varlığını garantileyen Rusya, Libya’daki Al Jufra üzerinden Cebelitarık güzergahındaki konumunu pekiştiriyor.

Putin, karşısında böyle tecrübesiz siyasetçiler bulduğu müddetçe yayılma alanını da giderek artıracak. Yarın ise bugün Türkiye’nin tezlerini dinlemeyip müttefiki ile mücadele eden Batı Bloku ‘Sarı öküzü vermeyecektik’ diye ağlaşmaya başlayacak.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026