Kore'de tek devlet sancısı
04:00, 08/09/2017, Cuma
Yeni Şafak

Kore'de tek devlet sancısı
Bugün Kuzey Kore’de yaşananlar, sadece, Soğuk Savaş’tan kalma ‘kapatılmamış bir hesabın’ görülmesi değil; belki, iki bin yıldır Çin, Moğol, Japon ve Batılı istilalarına karşı bağımsızlık mücadelesi vermekte olan Korelilerin bir türlü başaramadığı ‘yarımadayı birleştirme’ hikayesidir.
Birkaç gün önce, Çin sınırına 80 kilometre uzaklıktaki bir dağın altında gerçekleştirdiği hidrojen bombası denemesiyle dünyanın yüreğini ağzına getiren Kuzey Kore, nükleer silah sahibi ülkeler kulübüne kabul edilme yolunda kritik bir eşiği geride bırakmış olabilir. Dünyanın her yerinden 6,3 şiddetinde deprem olarak ölçülen bu deneme Kuzey Kore’nin son iki yılda gerçekleştirdiği 20’ye yakın nükleer ve balistik füze test zincirinin bir halkasıydı. Muhtemelen son halkası da olmayacak. Ta ki, tüm dünya tarafından bir nükleer güç olarak kabul edilene dek.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2017/09/08/02/41/resized_dc582-5e4d8ca520170821t024441z_431344843_rc1635844760_rtrmadp_3_northkoreamissilessouthkoreamoon.jpg
İKİ ÜLKENİN NİHAİ HEDEFİ BİRLEŞMEK
Ama kanlı ama kansız, Kuzey Kore günün birinde Güney’i ilhak etmeyi, Güney Kore de aynı şekilde Kuzey’i kendi topraklarına katmayı hayal ediyor. Biri demokrasi ile diğeri komünizm-saltanat rejimiyle yönetilen iki milletin, tek bir devlet çatısı altında birleşebilmesi mümkün mü, bunu zaman gösterecek. Son iki bin yılın büyük bir bölümünü üç ve daha fazla parçaya bölünmüş halde geçiren yarımada son yüzyıldır iki parçalı bir yapıda. Son bir buçuk asrın ilk yarısını Çin, Rusya, Japonya, ABD askeri kuvvetlerinin güç gösterisi, savaşlar ve ekonomik ambargolar altında geçiren Kore yarımadasının hikayesi, Berlin duvarının yıkılışına benzer bir mutlu sonla tamamlanabilir. Uzak olmayan bir gelecekte iki Kore’nin birleşmesi, dünya ve özellikle Asya-Pasifik jeopolitiğini umulmadık biçimde etkileyebilir. Hatta, Güney Kore’nin, 1990’ların ortalarında, 1,5 milyar dolarlık yatırımla kurduğu dev bütçeli dizi film yapımlarından oluşan sinema endüstrisi, büyük ölçüde bu amaca hizmet ediyor. Kore stüdyolarında çekilen ve milli bir kimlik inşa etmeyi amaçlayan tarihi diziler, tüm dünyada yüz milyonlarca kişiye ulaşmış durumda. Kuzey Kore yeraltı USB piyasasında elden ele dolaşıyor. Kore’nin ortak tarihini oluşturan ve yarımadayı birleştirme hayali güden Goguryeo, Koryeo, Balhae, Baekje, Silla devletlerinin liderleri bu dizilerde efsaneleştiriliyor.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2017/09/08/02/41/resized_9d598-7f9f208c20170822t180404z_1547440507_rc1ae50726b0_rtrmadp_3_northkoreamissilesstandoff.jpg
Kuzey Kore’de 1948’den bu yana hüküm süren Kim hanedanının ilk devlet başkanı Kim İl-sung tarafından 1950’lerde Sovyetlerin desteğiyle başlatılan nükleer enerji çalışmaları, ABD ve BM’nin yoğun uyarılarına rağmen gizli olarak devam etmiş ve 2006’da, oğul Kim Jong-il döneminde, ilk nükleer bomba testiyle ete kemiğe büründü. Torun Kim Jong-un ise özellikle son iki yılda 20 kez gerçekleştirdiği balistik ve nükleer testi küresel siyasi otoritelere sert ve açık bir mesaj gönderiyor. Kim’in amacı ABD’ye saldırmak değil. Uluslararası arenada nükleer silah kapasitesine sahip ülkeler kulübüne girme ihtimali olan bir Kuzey Kore, Çin açısından ‘ideal bir Kore’ değil yani.
STALİN DESTEK VERDİ
Japonya ikinci dünya savaşında yenilince 1910’dan itibaren işgal altında tuttuğu Mançurya’yı ve bugünkü Kuzey Kore topraklarını terk etmek zorunda kaldı. Bu, Koreliler için yüzyılların hayali olan parçalanmış yarımadanın birleştirilmesi için bir fırsat anlamına geliyordu. 1930’lardan itibaren Rusya’nın desteğiyle Japon işgaline karşı direniş örgütü kurmuş bir subay, bu birleşme hikayesinin kahramanı oldu. Kuzey Kore’nin kurucusu Kim İl Sung’tan bahsediyoruz. Sovyetler Birliği’nin lideri Josef Stalin’in desteğiyle önce Kuzey Kore İşçi Partisin’de hakimiyet sağlayan Kim, 1948’de Kuzey Kore’yi kurdu, ardından, 1950’de kendi topraklarına dahil etmek üzere Güney’e askeri harekat başlattı. Ancak Kim’in yarımadayı birleştirme hayali, 1953’te Stalin’in ölmesiyle kaybolan Rusya’nın desteği ve o sırada ABD öncülüğündeki Batı ittifakının Güney’e asker çıkarması nedeniyle akamete uğradı.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2017/09/08/02/39/resized_773f6-f229afe1kaesongindustrialcomplex.jpg
ÇİN’DEN İLK KEZ AMBARGO
Kuzey Kore’ye yeni ekonomik ambargolar içeren tasarı tartışılır ve herkes Çin’den müttefikinin füze denemelerini savunmasını beklerken Pekin’den ambargoya şaşırtıcı bir ‘evet’ geldi. Böylece, 70 yıllık müttefikini ilk kez boşluğa düşürdü. BM’de alınan bu kararla Kuzey Kore’ye 2,3 milyar dolar zarar verilmesi hedefleniyor. ABD’nin BMGK’ya son sunduğu taslak kabul edilirse petrol satışı da yasaklanacak. Buna göre, Kuzey Kore ile iş yapan başta Çin ve Rus menşe’li şirketler ve kişiler, Batı finansal sistemi nezdinde kara listeye alınacak. Trump’ın açıkça uyarmasıyla gündeme gelen, Kuzey Kore’nin tek cep telefonu operatörü olan Koryolink’in kurucu ortağı olan Mısır’lı Kıpti işadamı Naguib Sawiris’e ait Orascom Telecom da yaptırıma maruz kalabilir.
GERÇEK HEDEF PEKİN Mİ?
Şaşırtıcı gelse de, tarihsel perspektiften bakıldığında, Kuzey Kore’nin nükleer testleri ABD ve Güney Kore’den daha ziyade Çin ve Japonya için keskin bir tehdit niteliği taşıyor olabilir. Güney Kore topraklarını, düşmanlardan kurtarılması gereken ‘Baba Vatan’ olarak ilan etmiş olan Kuzey Kore rejiminin, Güney Kore’yi nükleer bomba ile imha etmesi kendi felsefesine aykırı. Bununla birlikte, Çin ve Japonya’nın geçen bin yılda Kore yarımadası üzerinde gerçekleştirdiği parçalama, işgal, otorite kurma ve vergiye bağlama eksenli hakimiyet tecrübeleri bu tehdidin arka planını oluşturuyor. Kore, uzun yüzyıllar boyunca Çin imparatorluğuna vergi ödeyen uzak bir bağlı devlet olarak tanımlanıyordu.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2017/09/08/02/39/resized_3fbeb-875494d2parkgeunhye.jpg
Şahin başkan görevden uzaklaştırıldı
Kuzey Kore konusunda şahin tutumuyla bilinen Trump’ın ABD Başkanlığını kazanmasıyla Güney Kore siyasetinde şaşırtıcı bir hareketlilik meydana geldi. 2013’ten bu yana Güney Kore’nin devlet başkanlığı koltuğunda oturan ve aynı zamanda ilk kadın lideri olan Park Geun-hye bu yılın başında bir meclis soruşturmasıyla apar topar görevinden azledildi. Azilde, muhafazakar Park ailesinin şahin görüşlere sahip olması önemli bir rol oynamış olabilir. Zira, geçen mayısta yapılan seçimlerle Güney Kore Devlet başkanlığına oturan Moon Jaein’in, Kuzey Kore ile yakınlaşmayı savunan bir isim.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.