Tahrik filmi ortada kaldı

Dış Haberler
00:0014/09/2012, Cuma
G: 14/09/2012, Cuma
Yeni Şafak
Tahrik filmi ortada kaldı
Tahrik filmi ortada kaldı

İslam dünyasında infiale yol açan filmin arkasından ilginç bağlantılar çıktı. AP ajansı, yönetmen “Sam Bacile”i ararken, dolandırıcılıkla ünlü, Hristiyan Nakoula'ya ulaştı. Suriye, Irak, Türkiye, Pakistan, İran ve Mısır'dan 15 kişilik bir beyin takımının film üzerinde çalıştığı öne sürüldü

Libya ve Mısır'daki olayların fitilini ateşleyen skandal filmin perde arkası aralanıyor. Mısır'da ve Libya'da kanlı protestolara, hatta ABD'nin Libya Büyükelçisi John Christopher Stevens ile birlikte ABD'li 4 diplomatın ölümüne neden olan “Müslümanların Masumiyeti” adlı filmle ilgili yapılan araştırmalar, Nakoula Basseley Nakoula isimli bir sabıkalı ABD'liyi işaret ediyor. Sahte kimlikle dolandırıcılık suçlamasıyla 21 ay hapis cezasına ve yüz binlerce dolar tazminat ödemeye mahkum edilen Nakoula, Los Angeles'taki evinin önünde AP haber ajansına yaptığı açıklamada, filme lojistik destek sağladığını doğruladı.

'15 KiŞiLiK EKiBiN iŞi'

Filmin yönetmeni olarak lanse edilen “İsraili asıllı ABD'li emlakçı Sam Bacile”ye ulaşmaya çalışırken şahsın telefon ve adresini bulan AP muhabiri, kapısını çaldıkları evde Nakoula Basseley Nakoula ile karşılaştı. Ehliyetini gösterirken orta ismini gizleyen Nakoula, kendisinin Bacile olmadığını iddia etse de ipuçları bunun aksinin olabileceğini gösterdi. Daha önce de sahte kimlikler kullanan Nakoula, kendisinin bir Kıpti Hristiyan olduğunu anlattı. Filmin danışmanlarından olan Hristiyan aktivist Steve Klein ise Bacile'in bir takma ad olduğunu ve söz konusu kişinin Hristiyan olduğunu söyledi. Klein, Suriye, Irak, Türkiye, Pakistan, İran ve Mısır'dan birkaç Kıpti Hristiyan'dan oluşan 15 kişilik bir beyin takımının film üzerinde çalıştığını da iddia etti.

iSRAiL: BÖYLE BiRi YOK

İsrail kaynakları ise ellerinde “Sam Bacile” diye birine ait kayıt olmadığını bildirdi. Diğer taraftan saldırının iki aşamalı planla gerçekleştirildiği iddia edildi. Libya güvenlik güçlerinden alınan bilgiye göre, saldırı, ağır silahlarla donanmış bir grup tarafından önceden planlanarak düzenlendi. Büyükelçi Chris Stevens ile bir konsolosluk görevlisi, Libya ve ABD güvenlik güçleri tarafından güvenli bir alana götürülürken düzenlenen saldırıda öldü. Güvenli yeri hedef alan ikinci saldırıda ise 2 Amerikalının öldüğü, 30'a yakın kişinin yaralandığı belirtildi. Bu arada ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), saldırıyla ilgili soruşturma başlattı. Baskın sırasında ABD'li yetkililerin yanı sıra 10 Libyalı güvenlik görevlisinin de öldüğü kaydedildi.


Öfke Yemen'e sıçradı

Provokatif filmin neden olduğu olaylar Mısır, Libya, Yemen, Irak, Nijerya, Bangladeş, Filistin ve Pakistan'da halkı sokaklara döktü. Yemen'in başkenti Sana'da yüzlerce gösterici Amerikan Büyükelçiliğine yürüdü. Büyükelçilik personelinin büyük bir bölümünün tahliye edildiği belirtilirken, ABD Büyükelçisi'nin Sheraton oteline götürüldüğü iddia edildi. Elçilikte yaşanan şiddet olaylarının ardından Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi, ABD Başkanı ve halkından özür diledi. Hadi, filmi de “siyonist güçlerin amaçlarına hizmet eden kişilerin oyunu” olarak değerlendirdi


Savaş gemileri yolda

Libya'da ABD Konsolosluğu'na düzenlenen saldırıda 4 ABD'li diplomatın öldürülmesinin ardından Barack Obama yönetimi, Libya açıklarına iki savaş gemisi gönderdi. ABD'li 50 terör uzmanı da, Libya'ya ulaştı. AP'nin, ABD Savunma Bakanlığı'na yakın yetkililere dayandırdığı habere göre, konsolosluk saldırısı sonrasında savaş gemisi “USS Laboon”un Libya açıklarına konuşlandığı, bölgeye yönlendirilen “USS McFaul”un ise birkaç gün içinde Libya açıklarında olacağı belirtildi. Tomahawk füzeleri taşıyan gemilerin Obama tarafından talimatı verilecek olası bir misyonu yerine getirmede kullanılacağı ileri sürüldü. Obama yönetiminin, Libyalı yetkililerle işbirliği yaparak, ABD insansız hava araçlarını bu ülkede görevlendirerek, radikal unsurları hedef alacağı da iddia edildi. ABD istihbaratbirimleri, Bingazi kentindeki ABD Konsolosluğu'na yapılan saldırının önceden planlandığını düşünürken, ABD'nin Libya ve Mısır'daki diplomatik misyonlarına düzenlenen saldırılar, ABD'de ekonomi ağırlıklı seçim kampanyasında çok yer bulmayan dış politikayı da kampanyaya dahil etti. Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayı Mitt Romney'in, saldırıları ABD Başkanı Barack Obama'nın dış politikasını eleştirmede malzeme olarak kullanması özellikle Demokrat çevrelerin, böylesine bir trajediyi seçime alet ettiği ve siyasi avantaj peşinde koştuğu gerekçesiyle yoğun tepkisine neden oldu.


Bir çift kaçığın minyatür savaşı

Independent gazetesinin Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, Libya ve Mısır başta olmak üzere, Müslümanların yaşadığı ülkelerde öfkeli ve şiddetli protestolara yol açan Amerikan filmini “provokasyon” olarak nitelendirdi. “Provokatörler politikayla dinin kaynaşmadığını biliyor” başlıklı makalede Fisk, “Sadece bir çift kaçık birkaç saniye içinde, Müslüman dünyasında minyatür bir savaş çıkarabiliyor” dedi. Fisk, konsolosluğu ateşe verenlerin Kaddafi yanlıları olmadığını, olayda El Kaide'nin parmağının bulunduğunu ileri sürdü. Ancak Fisk'e göre, yine de esas fail, öfkeye yol açan videoyu yayımlayanlar: “Bazı radyo sunucuları bana, kargaşanın 11 Eylül saldırılarının yıldönümüne rast getirilmiş olup olmadığını sordu. Hiçbirinin aklına, videonun yayımlama tarihini 11 Eylül'e denk getirmiş olmalarını sormak gelmedi.”


Oyunculardan ilanlı savunma: Kandırıldık

Hz. Muhammed'e hakaret içeren ve İslam dünyasında tepkilere yol açan “Müslümanların Masumiyeti” filminin 80 oyuncusu, “Üstlendikleri rollerle ilgili aldatıldıklarını” savundu. Oyuncular, ABD'deki gazetelere verdikleri ilanda “Tüm oyuncular çok üzgün ve yapımcının bizi kullandığını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. Oyuncular, “kandırıldıklarını ve film karakterlerinin dublajla orijinalinden farklı bir hale dönüştürüldüğünü” ileri sürdü. “Senaryoda yer alan yalan ifadelerden ötürü şaşkınlık duyduklarını” belirten oyuncular, meydana gelen trajediden ötürü üzüntü duyduklarını kaydetti. Geçen yıl Backstage dergisinde filmin içeriği, “tarihi Arap çölünde macera” konulu olarak tanıtılmış, film “Çölün Savaşçıları” ismiyle verilmişti.


ALMANYA: Berlin, konsolosluğunda zehirli evrak paniği

“Innocence of Muslims” filmine tepkiler yükselirken Berlin'deki ABD Konsolosluğu çalışanların şüpheli bir biçimde nefes darlığı çekmesi nedeniyle tahliye edildi. Olayın günlük postanın alımından sonra meydana geldiği polis ile itfaiyenin özel ekiplerle binaya geldikleri bildirildi. Polis yetkilileri ise bir çalışanın konsolosluğun vize bölümüne gelen bir kişinin kendisine verdiği pasaportu açarken nefes darlığı yaşadığını söyledi.


MISIR: Film yapımcısına karşı Mursi'den yargı talimatı

Mısır'da filmi protesto etmek için ABD'nin Kahire Büyükelçiliği önünde yapılan gösteriler sırasında 70 kişinin yaralandığı bildirildi. ABD'nin Kahire Büyükelçiliği önünde toplanan göstericiler büyükelçiliğe molotof attıktan sonra binaya 100 metre mesafedeki bir polis aracını ateşe verdi. Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, Mısır'ın Washington Büyükelçiliği'ne Hz. Muhammed'e hakaret içeren filmin yapımcıları hakkında hukuki işlem başlatılması yönünde talimat verdi.


ABD: Clinton: Film iğrenç kınanmayı hak ediyor

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Arap dünyasında protestolara neden olan İslam karşıtı filmin 'iğrenç ve kınanmayı hak eden' bir film olduğunu söyledi. ABD Hükümeti'nin söz konusu filmle hiçbir bağlantısının olmadığını, içeriğini reddettiklerini vurgulayan Clinton, “Filmin insanları galeyena getirmeyi amaçladığı görülüyor. Müslümanların şiddete karşı sesini çıkarmasını takdirle karşılıyoruz' dedi.