Faizden borsaya geçiş için sinyal
04:00, 25/08/2026, Salı
Yeni Şafak

Arşiv.
Merkez Bankası’nın mart ayında ara verdiği bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlaması, yurt içi piyasalarda risk iştahını artırdı. Politika faizinin %37’lik haftalık repo faizi üzerinden uygulanacak olması, faizlerde düşüş beklentisini güçlendirdi. Kararın etkisiyle bankacılık endeksi %4 arttı.
Merkez Bankası, Orta Doğu’da artan jeopolitik risklerin finansal piyasalar üzerindeki etkilerini sınırlamak amacıyla 1 Mart 2026’da ara verdiği bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden dönme kararı aldı. Bankanın bu adımı, olağanüstü piyasa koşullarında uygulanan daha sıkı ve kontrollü fonlama stratejisinden normal operasyonel çerçeveye dönüş sinyali olarak değerlendirildi. Merkez Bankası’nin mart ayında repo ihalelerine ara vermesinin ardından bankacılık sisteminin likidite ihtiyacı ağırlıklı olarak yüzde 40 seviyesindeki gecelik borç verme faizi üzerinden karşılanıyordu.
BANKACILIKTA YÜKSELİŞ BAŞLADI
Haftalık repo kanalının yeniden açılmasıyla birlikte bankaların fonlama maliyetlerinin politika faizine daha fazla yaklaşabileceği ve kısa vadeli piyasa faizlerinde gerileme yaşanabileceği beklentisi güçlendi. Kararın piyasalardaki ilk yansıması Borsa İstanbul’da görüldü. BIST 100 endeksi alış ağırlıklı bir seyir izlerken, faizlerin gerilemesinin bankaların fonlama maliyetlerini azaltarak kârlılıklarını destekleyebileceği beklentisiyle bankacılık endeksindeki yükseliş yüzde 4’e yaklaştı.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, Merkez Bankası’nın politika faizini yeniden haftalık repo faizi üzerinden yüzde 37’ye çekmesinin beklentiler dahilinde olduğunu, ancak kararın zamanlamasının sürpriz olduğunu söyledi. Aslanoğlu, faiz politikasında normalleşme yönünde atılan adımın Merkez Bankası’nın değerlendirmeleriyle uyumlu göründüğünü belirtti.
MEVDUAT VE KREDİ FAİZLERİNE YANSIR
Faizlerdeki düşüşün mevduat ve kredi faizlerine de yansıyacağını ifade eden Aslanoğlu, Türk Lirası'nın getirisindeki azalmanın önümüzdeki dönemde kur hareketlerini bir miktar hızlandırabileceğini söyledi. Aslanoğlu, “Faiz indirimi iç talep açısından da etkili olabilir ve tüketici talebinde canlanma yaşanabilir. Mevsimsel faktörlerin yanı sıra altın fiyatlarındaki yükseliş de iç talebi destekleyebilecek. Bu gelişmeler reel sektör açısından hem iç hem dış talepte bir miktar rahatlama sağlayabilir” dedi. Aslanoğlu, finansman maliyetlerinin gerilemesinin reel sektör açısından olumlu olduğunu ancak söz konusu adımın sektörün bütün sorunlarını ortadan kaldıracak ölçekte değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Faiz düşüşünün en doğrudan etkilerinden birinin bankacılık sektöründe görülmesi bekleniyor. Aslanoğlu, düşük faiz ortamının bankaların kârlılığı açısından olumlu olduğunu belirterek, bunun Borsa İstanbul’daki fiyatlamalara da yansıdığını ifade etti.
PİYASANIN YÖNÜNÜ BELİRLEYECEK BİR KARAR
- Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör; repo ihalelerine yeniden başlanmasının piyasaya büyük miktarda ilave Türk lirası likiditesi sağlamaktan çok, kısa vadeli faizlerin yönlendirilmesi ve para politikasının operasyonel çerçevesi açısından önemli bir sinyal olduğunu söyledi. Kararın temel etkisinin likidite miktarından ziyade faizlerin yönlendirilmesi üzerinde olacağını belirten Gözgör, faiz indiriminin enflasyon, kur ve kredi koşulları üzerindeki etkileri ile MB’nin atacağı yeni adımlar, yatırımcıların risk iştahının sürdürülebilirliği açısından belirleyici olacağını dile getirdi.

Ekonomi
Güneşin altında bir dünya lezzeti: İtalyan pizzalarını, Amerikan burgerlerini lezzetlendiriyor

Gündem
Safranbolu'nun yeni tarım ürünü: Dört yıl önce dikti, şimdi kendi markasıyla satmayı hedefliyor

Ekonomi
Efsane Hilux’a modern yenilik
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.