Yeşilçam'a damgasını vuran usta karakterler, hazin sonlarıyla yıllardır konuşuluyor. Alkışlarla yaşamaya alışan şöhretler, ya yapayalnız ya da sefalet içinde ahirete göçüp gitti. Sinemanın jönlerinden Mesut Engin, Kemal Sunal filmlerinin vazgeçilmezi Yadigar Ejder, Bir Demet Tiyatro'nun babası Erdoğan Dikmen, usta oyuncu Tomris Oğuzalp ilk akla gelenlerden...
Alkışlarla yaşayan ünlülerin sonları hazin oldu
1/8

Yadigar Ejder: Bin filmde rol aldı 5 kuruşsuz öldü
Kemal Sunal filmlerinin olmazsa olmazı Yadigar Ejder'in de sonu pek farklı olmadı. Gerçek adı Adnan Ayberk'ti fakat arkadaşları ona 'Ayı Yadigar' diyordu. Takvimler 14 Ocak 1992'yi gösterdiğinde bir devir kapandı. Taksim Parkı'nda çöpçüler tarafından, bir bankın üzerinde donarak ölmüş halde bulundu. Bine yakın filmde rol alan Yadigar'ın vefat ettiğinde cebinde 5 kuruşu yoktu.
2/8

Mesut Engin: Mesut olamadı
Ses Dergisi'nin düzenlediği yarışmada 'Kral' seçilip Yeşilçam'a adım atan Mesut Engin, o yıllarda gençlerin imrendiği biriydi. Bebek yüzlü filmlerin aranan ismi Engin, hem oyunculuk yapıyordu, hem mankenlik ve foto modellik. 1976'da geçirdiği trafik kazası onun için sonun başlangıcı oldu. Kazanın ardından sağ el bileğinin sinirleri kesildi. Henüz 23 yaşındayken bu durumu kaldıramayan Engin, hayata küstü ve alkol batağına saplandı. Evlenmesine rağmen girdiği bunalımdan çıkamayan ünlü aktör, akli dengesini kaybedip sokaklara düştü. Bir zamanların paylaşılamayan oyuncusu İzmir'de parklarda, banklarda sabahlamaya başladı. 2003'te alkol bağımlılığından kurtularak İstanbul'a geldi. Bir süre Beyoğlu sokaklarını kendine mesken edinen Engin'e en son Büyükşehir Belediyesi Darülaceze Müdürlüğü sahip çıktı. 2011'de vefat ettiğinde 58 yaşındaydı.
3/8

Erdoğan Dikmen: Kalabalıklar içinde yalnız gitti
Hayatını tiyatroya adamış bir isimdi Erdoğan Dikmen. Asıl şöhreti 90'lı yıllara damgasını vuran 'Bir Demet Tiyatro' ile yakaladı. Yılmaz Erdoğan ile Demet Akbağ'ın sert babası 'Burhan Bey' tiplemesiyle hafızalara kazındı. 19 Mart 2012 akşamı acı haberi geldi. İstanbul Kadıköy'deki evinde yalnız yaşayan 64 yaşındaki Dikmen, 3 gün önce ölmüştü. Binlerce seveni, onlarca oyuncu arkadaşına rağmen bu dünyadan yapayalnız ayrıldı.
4/8

Sami Hazinses: Unutulmaz oyuncu kısa sürede unutuldu
1953'te Mahir Canova'nın yönettiği 'Kara Davut' filmiyle sinemaya adım attı. Sonraki yıllarda Yeşilçam filmlerinin vazgeçilmezi haline geldi. Oyunculuğunun yanı sıra güfte ve beste çalışmalarıyla da adından söz ettirdi. En bilinen eserlerinden biri Müslüm Gürses ve İbrahim Tatlıses başta olmak üzere birçok sanatçının seslendirdiği 'Derdimi Kimlere Desem' isimli şarkısı. Ömrünün son yıllarını sefaletle geçiren Hazinses, 23 Ağustos 2012'de vefat ettiğinde huzurevinde kalıyordu.
5/8

Bilal İnci: Bir otel odasında son nefesini verdi
Lise eğitimini tamamladıktan sonra sinemaya yönelen Bilal İnci, kendini kısa sürede ispatladı. 'Ala Geyik', 'Büyük Mendil', 'Babanın Oğlu' gibi unutulmaz eserlere imza attı. Son dönemlerinde İzmir'e yerleşti. Ara sıra dizilerde oynadı. Yine bir çekim için gittiği İstanbul'da can verdi. Yüksek tansiyon ve şeker hastası olan sanatçı, 15 Ekim 2005'te Beyoğlu'nda bir otel odasında geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti, yanında kimse yoktu.
6/8

Uğurtan Sayıner: Cemil'den sonra bitti
Ekranların en uzun soluklu dizisi Bizimkiler'de canlandırdığı 'Cemil' karakteriyle tanınan Uğurtan Sayıner, iktisat mezunu bir tiyatro aşığıydı. Dizi bittikten sonra popülaritesini kaybeden Sayıner, uzun süre iş bulamadı. Bir dönem kafe işleten oynucu 17 Ağustos depreminde evinden oldu. 1944 doğumlu Sayıner'in dramı bununla da bitmedi. Ailesi tarafından terk edilip, bir otel odasında yaşamaya başlayan oyuncunun uzun süredir sesi soluğu çıkmıyor.
7/8

Tomris Oğuzalp: Hayatını 'bağış'ladı
Usta oyuncu 28 Ekim 2013 tarihinde 81 yaşında hayata veda etmişti. Sanat hayatı, ödüller ve başarılarla doluysa da genç nesil onu Çalıkuşu, Üvey Anne gibi dizilerle tanıdı. Ustalık döneminde içler acısı bir hayat yaşadığı ortaya çıktı. Uzun yıllar kirada oturduğu tek odalı evinde hayatta kalma mücadelesi verdi. Arka arkaya geçirdiği ameliyatlar yüzünden yataktan kalkamaz hale geldi. Komşularının yardımı ile geçiniyordu. Bu dramın sembolü ise, Emekli Sandığı'ndan aldığı maaşına kredi kartı borcu yüzünden haciz konulmuş olmasıydı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde safra kesesi ameliyatı olan sanatçı, doktorunun istediği cihazı bağışlamak için biriktirdiği 20 bin TL'nin üzerini kredi kartı ile tamamladı. Ancak borcunu kapatamadı. Bütün bunlara rağmen onu en çok yıkan vefasızlıktı. Son röportajında içini şöyle dökmüştü: "Sapasağlamsan o zaman senden iyisi yok. Hayatım boyunca oynadığım kötü karakterlere inat iyi ve sağlıklı hatırlanmak istiyorum." (Kaynak: Türkiye Gazetesi)
8/8

Alkışlarla yaşayan ünlülerin sonları hazin oldu






