Deniz suyu sıcaklığı arttıkça Ege ve Akdeniz tehlikeli türlerin istilasına uğruyor: Balıklar ve insanlar için zehirli olabilir

09:58, 08/08/2025, Cuma
DHA
Deniz suyu sıcaklığı arttıkça Ege ve Akdeniz tehlikeli türlerin istilasına uğruyor: Balıklar ve insanlar için zehirli olabilir

Ege Üniversitesi (EÜ) Su Ürünleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Ali Ulaş, Ege ve Akdeniz'de son yıllarda en fazla yayılan istilacı deniz canlılarından uzun dikenli deniz kestanesine (Diadema setosum) dikkat çekerek, "Bu tür Laos, Orfoz türleri gibi yerel balıklar için önemli olan yerleşim yerlerini oldukça sınırlıyor. Böylece yerel türlerimiz üzerinde ciddi bir baskı kuruyor. Özellikle uygun sıcaklık ve tuzlulukta çok ciddi bir yayılım gösteriyorlar" dedi.

Küresel ısınma ile deniz suyu sıcaklığının gün geçtikçe artmasıyla istilacı deniz canlıları Ege ve Akdeniz'de yayılım göstermeye başladı. EÜ Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Ulaş, özellikle Kızıldeniz göçmeni, Indo-Pasifik türlerin Süveyş Kanalı yoluyla Akdeniz sularına geldiğini belirtti. Prof. Dr. Ulaş, normal şartlarda deniz canlılarını sınırlayan sıcaklık ve tuzluluk faktörlerinin bulunduğunu ancak bu oranlar değişince Ege ve Akdeniz kıyılarında her geçen gün yeni bir yayılımcı türü görmenin mümkün olduğunu söyledi.



Küresel ısınma ile deniz suyu sıcaklığının gün geçtikçe artmasıyla istilacı deniz canlıları Ege ve Akdeniz'de yayılım göstermeye başladı. EÜ Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Ulaş, özellikle Kızıldeniz göçmeni, Indo-Pasifik türlerin Süveyş Kanalı yoluyla Akdeniz sularına geldiğini belirtti. Prof. Dr. Ulaş, normal şartlarda deniz canlılarını sınırlayan sıcaklık ve tuzluluk faktörlerinin bulunduğunu ancak bu oranlar değişince Ege ve Akdeniz kıyılarında her geçen gün yeni bir yayılımcı türü görmenin mümkün olduğunu söyledi.

Uzun yıllar Ege Bölgesi'nde en sıcak deniz suyu yaklaşık 26-27 derece ölçülürken, geçmiş yıllarda 29 derecelere kadar çıktığını belirten Prof. Dr. Ali Ulaş, "Özellikle Güney kıyıda olan Gökova Körfezi'nde 31 derece görüldü. Bu da bazı türlerin çok hızlı Ege Bölgesi'ne yerleşmesine sebep oldu. Bu canlıların başında balon balığı, aslan balığı gibi balık türlerimiz geliyor. Ancak gözle görülmeyecek küçük planktonlardan ve denizkestanelerine kadar birçok tür artık kıyılarımızı tehdit eder boyuta ulaştı" dedi.



Uzun yıllar Ege Bölgesi'nde en sıcak deniz suyu yaklaşık 26-27 derece ölçülürken, geçmiş yıllarda 29 derecelere kadar çıktığını belirten Prof. Dr. Ali Ulaş, "Özellikle Güney kıyıda olan Gökova Körfezi'nde 31 derece görüldü. Bu da bazı türlerin çok hızlı Ege Bölgesi'ne yerleşmesine sebep oldu. Bu canlıların başında balon balığı, aslan balığı gibi balık türlerimiz geliyor. Ancak gözle görülmeyecek küçük planktonlardan ve denizkestanelerine kadar birçok tür artık kıyılarımızı tehdit eder boyuta ulaştı" dedi.

'EN TEHLİKELİ OLANI GÜMÜŞİ BALON BALIĞI'


Türkiye kıyılarında üç tür balon balığının yaygın olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ulaş, şöyle devam etti: "Bunlar, Tetraodontidae familyasına ait 4 dişli türler. En tehlikeli olanı gümüşi balon balığı. Karaciğerinde bulunan 'tetrodotoksin' adı verilen nörotoksin sayesinde çok ciddi bir zehre sahip ve tüketilmesi yasak. Mücadele yöntemi olarak balıkçılar, yakaladığında kuyruklarını kesip öldürerek denize atıyorlar. Diğer bir türümüz cüce balon balığı. Bu türü özellikle güneyde çok sık görebiliriz. Daha küçük boyutta, sütlü kahverenginde ve daha yoğun bir şekilde bulunuyorlar. Gümüşi balon balığı kadar çok tehlikeli değiller. Ama yayılımcı oldukları ve doğal türlere baskı kurdukları için çok ciddi bir şekilde popülasyonları artıyor."

'EN TEHLİKELİ OLANI GÜMÜŞİ BALON BALIĞI'Türkiye kıyılarında üç tür balon balığının yaygın olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ulaş, şöyle devam etti: "Bunlar, Tetraodontidae familyasına ait 4 dişli türler. En tehlikeli olanı gümüşi balon balığı. Karaciğerinde bulunan 'tetrodotoksin' adı verilen nörotoksin sayesinde çok ciddi bir zehre sahip ve tüketilmesi yasak. Mücadele yöntemi olarak balıkçılar, yakaladığında kuyruklarını kesip öldürerek denize atıyorlar. Diğer bir türümüz cüce balon balığı. Bu türü özellikle güneyde çok sık görebiliriz. Daha küçük boyutta, sütlü kahverenginde ve daha yoğun bir şekilde bulunuyorlar. Gümüşi balon balığı kadar çok tehlikeli değiller. Ama yayılımcı oldukları ve doğal türlere baskı kurdukları için çok ciddi bir şekilde popülasyonları artıyor."

UZUN DİKENLİ DENİZ KESTANESİNİN DOĞADA DÜŞMANI YOK'


Balon balığı ve aslan balığının daha fazla duyulduğunu ama çok az bilinen ya da bilinmeyen 'Diadema setosum' adlı uzun dikenli deniz kestanesinin son yıllarda daha fazla yayılmaya başladığını söyleyen Prof. Dr. Ali Ulaş, "Bu tür Laos, Orfoz türleri gibi yerel balıklar için önemli olan yerleşim yerlerini oldukça sınırlıyor. Böylece yerel türlerimiz üzerinde ciddi bir baskı kuruyor. Özellikle uygun sıcaklık ve tuzlulukta çok ciddi bir yayılım gösteriyorlar. Metrekarede 20-30 tane bulunabiliyor ve çok hızlı bir üreyebiliyorlar. Yerli denizkestaneleri çipura, sargos türü balıkların birinci derecede besinini oluştururken, bahsettiğimiz yayılımcı kestaneler uzun dikenli ve zehirli oldukları için balıkların çok da ilgisini çekmiyor. Bu nedenle doğada neredeyse düşmanları yok diyebiliriz. Bu da bu tür denizkestanesinin kıyılarımızda hızlıca ve çok ciddi bir şekilde çoğalmasına sebep oluyor" diye konuştu.

UZUN DİKENLİ DENİZ KESTANESİNİN DOĞADA DÜŞMANI YOK'Balon balığı ve aslan balığının daha fazla duyulduğunu ama çok az bilinen ya da bilinmeyen 'Diadema setosum' adlı uzun dikenli deniz kestanesinin son yıllarda daha fazla yayılmaya başladığını söyleyen Prof. Dr. Ali Ulaş, "Bu tür Laos, Orfoz türleri gibi yerel balıklar için önemli olan yerleşim yerlerini oldukça sınırlıyor. Böylece yerel türlerimiz üzerinde ciddi bir baskı kuruyor. Özellikle uygun sıcaklık ve tuzlulukta çok ciddi bir yayılım gösteriyorlar. Metrekarede 20-30 tane bulunabiliyor ve çok hızlı bir üreyebiliyorlar. Yerli denizkestaneleri çipura, sargos türü balıkların birinci derecede besinini oluştururken, bahsettiğimiz yayılımcı kestaneler uzun dikenli ve zehirli oldukları için balıkların çok da ilgisini çekmiyor. Bu nedenle doğada neredeyse düşmanları yok diyebiliriz. Bu da bu tür denizkestanesinin kıyılarımızda hızlıca ve çok ciddi bir şekilde çoğalmasına sebep oluyor" diye konuştu.

'İZMİR KIYILARINDA YOĞUNLAŞABİLİR'


Uzun dikenli deniz kestanesinin özellikle Fethiye, Göcek, Gökova bölgelerinde yoğun bir şekilde bulunduğunu ancak son yıllarda İzmir kıyılarında artık görülmeye başladığını belirten Prof. Dr. Ulaş, "Bu durum önümüzdeki günlerde İzmir kıyılarında da uzun dikenli deniz kestanesinin yoğunlaşacağını gösteriyor. Yerli denizkestanesine göre daha büyük görünüyor ve dikenleri oldukça zehirlidir. Herhangi bir batma durumunda yaklaşık 1-2 saat çok ciddi bir şekilde acı verebiliyor. Denizkestanesi yayılımı kıyılara kadar ulaştığı için özellikle denize giriş alanlarında kişileri tehdit edebiliyor. Kayaların, taşların altında uzun dikenli deniz kestanesi olduğunda insanlar görmeden üzerine basarak veya elleriyle dokunarak zor durumda kalabiliyor. Bu durumda hızlı bir şekilde batan kısımları ve kırılan kısımları vücutlarından uzaklaştırıp, mümkün olduğunca sıcak suyla temas ettirmeleri gerekiyor. Bu şekilde zehrin proteinin yapısını bozarak vücuda yayılması engellenmelidir. Uzun dikenli deniz kestanesi yaklaşık 8-9 yıldır kıyılarımızda bulunuyor. Ancak son yıllarda çok yoğunlaştı. Bundan 2 yıl öncesine kadar çok ciddi bir potansiyele ulaştı. Fakat özellikle geçen yıl su sıcaklıklarının güneyde Gökova Körfezi, Göcek'te ve Fethiye kıyılarında 30-31 dereceye ulaşmasıyla birlikte bu canlılar üzerinde önce beyaz bir mantarlaşma görüldü. Sonrasında ciddi bir şekilde yok oldular. Bu bizim için sevindirici bir gelişmeydi. Fakat bu yıl görüyoruz ki yine aynı yoğunlukta artmaya devam ediyorlar. Bu nedenle izlemeye devam ediyoruz" dedi.

'İZMİR KIYILARINDA YOĞUNLAŞABİLİR'Uzun dikenli deniz kestanesinin özellikle Fethiye, Göcek, Gökova bölgelerinde yoğun bir şekilde bulunduğunu ancak son yıllarda İzmir kıyılarında artık görülmeye başladığını belirten Prof. Dr. Ulaş, "Bu durum önümüzdeki günlerde İzmir kıyılarında da uzun dikenli deniz kestanesinin yoğunlaşacağını gösteriyor. Yerli denizkestanesine göre daha büyük görünüyor ve dikenleri oldukça zehirlidir. Herhangi bir batma durumunda yaklaşık 1-2 saat çok ciddi bir şekilde acı verebiliyor. Denizkestanesi yayılımı kıyılara kadar ulaştığı için özellikle denize giriş alanlarında kişileri tehdit edebiliyor. Kayaların, taşların altında uzun dikenli deniz kestanesi olduğunda insanlar görmeden üzerine basarak veya elleriyle dokunarak zor durumda kalabiliyor. Bu durumda hızlı bir şekilde batan kısımları ve kırılan kısımları vücutlarından uzaklaştırıp, mümkün olduğunca sıcak suyla temas ettirmeleri gerekiyor. Bu şekilde zehrin proteinin yapısını bozarak vücuda yayılması engellenmelidir. Uzun dikenli deniz kestanesi yaklaşık 8-9 yıldır kıyılarımızda bulunuyor. Ancak son yıllarda çok yoğunlaştı. Bundan 2 yıl öncesine kadar çok ciddi bir potansiyele ulaştı. Fakat özellikle geçen yıl su sıcaklıklarının güneyde Gökova Körfezi, Göcek'te ve Fethiye kıyılarında 30-31 dereceye ulaşmasıyla birlikte bu canlılar üzerinde önce beyaz bir mantarlaşma görüldü. Sonrasında ciddi bir şekilde yok oldular. Bu bizim için sevindirici bir gelişmeydi. Fakat bu yıl görüyoruz ki yine aynı yoğunlukta artmaya devam ediyorlar. Bu nedenle izlemeye devam ediyoruz" dedi.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026