
Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde temizlik işçisi olarak başladığı feribotta kaptanlığa yükselen Süleyman Erbil, 30 yıldır aynı tutkuyla insanları sevdiklerine kavuşturuyor.

Tunceli'de başlayan yolculuk
Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde yaşayan Süleyman Erbil, 1992 yılında Elazığ ile Tunceli sınırında ulaşım sağlayan feribotta hizmetli olarak işe başladı. O dönemlerde köyde çobanlık yapıyor, geçimini farklı işlerde çalışarak sağlıyordu.

Mütevazı bir başlangıç
Erbil, feribotta çay servisi yaparak, halat bağlayarak ve temizlik işlerini üstlenerek işe başladı. Çalışkanlığı sayesinde kısa sürede dikkat çekti.

Kaptanlık hayali
Feribotun kaptan köşküne sık sık çıkarak sistemi gözlemlemeye başlayan Erbil, zamanla feribotun nasıl kullanıldığını öğrenmeye başladı. Kaptanlık mesleğine duyduğu ilgi giderek arttı.

Eğitim ve sertifikalarla gelen başarı
Kaptan olmak için gerekli eğitimleri alan Süleyman Erbil, 3 yıl içerisinde tüm süreçleri tamamladı ve 1995 yılında resmi olarak feribot kaptanı oldu.

30 yıldır aynı tutkuyla
1995’ten bu yana Çemişgezek Belediyesi'ne ait feribotta kaptanlık yapan Erbil, mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Sabah 07.00’de başlayan mesaisi gece 23.30’a kadar devam ediyor.

Azmin gücü
Erbil, “Sevmesem bu işi yapmazdım. Hizmetlilikten kaptanlığa uzanan bu yolculukta azim en büyük silahım oldu” diyerek başarı sırrını paylaşıyor.


İnsanlara dokunan bir meslek
Her gün yüzlerce kişiyi sevdiklerine, hastaneye ya da işlerine ulaştıran Erbil, “İnsanlara yardım etmek beni mutlu ediyor” diyor. Özellikle hasta ve cenaze taşıdığı anlar hafızasında yer etmiş.

Tanıkların anlatımı
Feribotu sık kullanan Mazlum Duymaz, Erbil’in yıllar önceki halini hatırlıyor: “Ne iş olsa yapardı. Sonra feribotta kaptan oldu. Bu bir başarı hikâyesi.”

Halkla güçlü bağ
Yıllardır feribot hizmetiyle bölge halkını taşıyan Erbil, güler yüzü ve samimi tavırlarıyla tanınıyor. Bölge halkı onun hizmetlerinden memnuniyetle söz ediyor.

Gerçek bir başarı öyküsü
Köyde başlayan bir hayat, alın teriyle örülmüş bir kariyer… Süleyman Erbil’in hikâyesi, azmin, çalışkanlığın ve umudun en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazınıyor.






