
Gece boyu çalışan vantilatör ve klimalar serinlik sağlasa da kas spazmından yüz felcine kadar pek çok sağlık sorununa yol açabiliyor. Doğrudan hava akımına maruz kalmak, sanıldığından daha riskli olabilir.

Yazın bastıran sıcaklarında serinlemek için pek çok kişi vantilatör ya da klimayı gece boyunca çalıştırıyor. Ancak bu alışkanlık, bazı sağlık sorunlarına davetiye çıkarabiliyor.

Vantilatörler, ortam sıcaklığını düşürmez ama cilt yüzeyindeki teri buharlaştırarak serinlik hissi meydana getirir.

Bu da bazı kişilerin daha kolay uykuya dalmasına yardımcı olabilir. Öte yandan, hava akımının sürekli vücuda temas etmesi; özellikle boyun, omuz ve sırt bölgelerinde kas spazmlarına, sabahları sertlik hissine ve ağrılara yol açabiliyor.

Soğuk hava maruziyeti sinirlerde iletim bozukluklarına neden olarak karıncalanma, uyuşma ve güç kaybı gibi belirtiler oluşturabiliyor.

Uzmanlara göre vantilatör ya da klima doğrudan yüze üflendiğinde, sinir iltihaplanması sonucu yüz felcine kadar varan ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor.

Bu nedenle özellikle uyku sırasında doğrudan hava akımından kaçınmak gerekiyor.

Klimaların filtreleri düzenli temizlenmezse toz ve alerjen birikimi artar, bu da alerjik rinit, astım ve solunum yolu enfeksiyonlarını tetikleyebilir.

Klima aynı zamanda ortam havasını kurutarak burun, boğaz ve gözlerde tahrişe sebep olabilir.

Gece boyunca kullanılan bu cihazlar, nem kaybına neden olabileceği için bulunduğunuz ortama ağzı açık bir su kabı koymak ya da ıslak bir havlu asmak gibi basit önlemlerle bu etkiler azaltılabilir.

Serinleme amacıyla bu cihazları kullanmak kaçınılmaz hale gelse de, doğrudan temas etmemesine, ortam sıcaklığının 22-24 derece aralığında olmasına ve cihazların bakımının düzenli yapılmasına dikkat edilmesi şart.

Bebekler, yaşlılar ve bağışıklığı hassas bireyler içinse daha da dikkatli olunmalı; ideal koşullar sağlanmadan bu cihazlar uzun süreli çalıştırılmamalı.






