
Değerli metal fiyatları, ABD/İsrail-İran Savaşı’nın 100. gününde sert satış baskısıyla karşı karşıya kaldı. Altın, gümüş, platin ve paladyumda savaş öncesine kıyasla belirgin düşüşler yaşanırken; Fed’e yönelik şahin beklentiler, güçlü dolar, tahvil faizlerindeki yükseliş ve küresel ekonomik aktiviteye dair endişeler fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu.

ABD/İsrail-İran Savaşı’nda 100. güne girilirken değerli metal fiyatları sert satış baskısıyla karşılaştı. Altın, gümüş, platin ve paladyumda savaş öncesine kıyasla belirgin kayıplar kaydedildi.

Değerli metal fiyatlarında savaş baskısı
ABD/İsrail-İran Savaşı’nda 7 Haziran itibarıyla 100. güne girilirken, değerli metal fiyatları emtia piyasasındaki dalgalanmalardan olumsuz etkilendi. 28 Şubat’ta başlayan savaşın ardından altın, gümüş, platin ve paladyumda satış baskısı öne çıktı.
Ocak ayında rekor seviyeleri test eden altın, gümüş ve platin fiyatlarında savaşın başlamasıyla yön aşağı döndü. Paladyum da aynı dönemde düşüş eğilimine katıldı.

Fed beklentileri ve güçlü dolar fiyatları etkiledi
Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin enflasyonist baskıları artırabileceği endişesi, ABD Merkez Bankasına (Fed) yönelik daha “şahin” beklentileri güçlendirdi. Tahvil faizlerindeki yükseliş ve yatırımcıların likiditeye yönelmesi de doları destekleyerek emtia fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.
Ticaret politikalarına ilişkin belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde petrol fiyatlarına yönelik endişelerin artması, değerli metallerdeki satış eğilimini derinleştirdi.
5 Haziran kapanışına göre savaş öncesi seviyelerle karşılaştırıldığında kayıplar şöyle oldu:
- Altın: yüzde 17,8 düşüş
- Gümüş: yüzde 27,6 düşüş
- Platin: yüzde 24,8 düşüş
- Paladyum: yüzde 31,1 düşüş

Altında 2008’den bu yana en sert aylık gerileme
Altının onsu yıla 4 bin 313 dolardan başladı. Ocak ayında 5 bin 600 doları test ederek rekor kıran altın, ayı yüzde 12,4 artışla 4 bin 849 dolardan tamamladı.
Şubat ayında da yükselişini sürdüren altın, ay sonunda yüzde 8,5 artışla 5 bin 263 dolara çıktı. Ancak Orta Doğu’daki gelişmelerin ardından mart ayında 4 bin 99 dolara kadar gerileyen altın, ayı yüzde 11,32 düşüşle 4 bin 667 dolardan tamamladı.
Bu düşüş, 2008 krizinden bu yana en sert aylık gerileme olarak kayıtlara geçti. Altının onsu nisan ayında yüzde 1, mayıs ayında ise yüzde 1,77 değer kaybetti ve 5 Haziran’da 4 bin 328,6 dolardan kapandı.

Gümüşte sanayi etkisi de öne çıktı
Gümüş fiyatları da aynı süreçte baskı altında kaldı. Finansal bir varlık olmasının yanında güneş paneli üretimi başta olmak üzere sanayi alanında kullanılan gümüşte oynaklık arttı.
Yıla 71 dolardan başlayan gümüşün onsu, ocakta 121,7 dolara kadar çıkarak rekor kırdı. Şubat sonunda 93,8 dolara yükselen gümüş, mart ayında 61 dolara kadar geriledi.
Nisan ayında düşüşünü sürdüren gümüş, mayıs sonunda sınırlı toparlanma gösterse de 5 Haziran’da 67,9 dolardan kapandı. Böylece savaş öncesine göre yüzde 27,6 değer kaybetti.

Paladyumda kayıp yüzde 30’u aştı
Platinin onsu yıla 2 bin 54 dolardan başladı ve ocak ayında 2 bin 923,3 dolarla rekor seviyeyi gördü. Şubat sonunda 2 bin 366,5 dolara çıkan platin, mart ayında yüzde 17,2 düşüşle 1960,1 dolara geriledi.
Nisan ayında sınırlı artış gösteren platin, mayıs ayında yeniden düşüşe geçti. 5 Haziran itibarıyla 27 Şubat kapanışına kıyasla yüzde 24,8 düşüşle 1.779 dolara indi.
Paladyumda ise kayıp daha belirgin oldu. Mayıs ayında yüzde 11,4 düşüşle 1359,6 dolara gerileyen paladyumun onsu, savaş öncesine göre yüzde 31,1 değer kaybederek 1232,3 dolara düştü.

Piyasalarda baskı devam ediyor
Değerli metallerdeki düşüşte jeopolitik risklerin, enflasyon beklentilerinin, tahvil faizlerindeki yükselişin ve güçlü doların etkisi öne çıktı. Sanayi kullanımına sahip gümüş, platin ve paladyumda ise küresel ekonomik aktiviteye ilişkin endişeler fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturdu.






