AFAD İstanbul depremi için en riskli 15 ilçeyi paylaştı: Uzman isim yapılması gerekenleri sıraladı

Seren Som
12:00, 14/09/2023, PerşembeG: Güncelleme: 13:15, 14/09/2023, Perşembe
DHA
AFAD İstanbul depremi için en riskli 15 ilçeyi paylaştı: Uzman isim yapılması gerekenleri sıraladı

Kahramanmaraş merkezli 10 ilde büyük yıkıma neden olan depremlerin ardından gözler olası İstanbul depremine çevrildi. İstanbul depremi için en fazla risk taşıyan 15 ilçe belli oldu. AFAD, zemin sıvılaşma riskine göre belirlediği 15 ilçeyi açıkladı. Uzmanlardan da peş peşe uyarılar geliyor. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yurdakul Aygörmez, bu ilçelerde yaşayanların zemin sıvılaşmasından korkmamaları gerektiğini belirterek, alınacak önlem almaları sıraladı. İşte o ilçelerin listesi...

Uzmanlar İstanbul için uyarı üzerine uyarı verirken, beklenen büyük depremde en riskli ilçeler paylaşıldı.

Uzmanlar İstanbul için uyarı üzerine uyarı verirken, beklenen büyük depremde en riskli ilçeler paylaşıldı.

AFAD kaynağıyla paylaşılan ilçelerin zemin sıvılaşma riskine göre belirlendiği aktarıldı.



AFAD kaynağıyla paylaşılan ilçelerin zemin sıvılaşma riskine göre belirlendiği aktarıldı.

6 Şubat'ta yaşanan depremde de zemin sıvılaşmasının görüldüğünü belirten Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yurdakul Aygörmez, yapıların zemin dikkate alınarak yapılması gerektiğine işaret etti.


'Kormayın, önlem alın'


Bu ilçelerde yaşayanların zemin sıvılaşmasından korkmamaları ve önlem almaları gerektiğine vurgu yapan Aygörmez, "Üç tür etkisi oluşabilir. Birincisi yapı devrilebilir, ikincisi yan yatabilir, üçüncüsü içeri doğru göçme yaşanabilir" ifadelerini kullandı.  

6 Şubat'ta yaşanan depremde de zemin sıvılaşmasının görüldüğünü belirten Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yurdakul Aygörmez, yapıların zemin dikkate alınarak yapılması gerektiğine işaret etti.'Kormayın, önlem alın'Bu ilçelerde yaşayanların zemin sıvılaşmasından korkmamaları ve önlem almaları gerektiğine vurgu yapan Aygörmez, "Üç tür etkisi oluşabilir. Birincisi yapı devrilebilir, ikincisi yan yatabilir, üçüncüsü içeri doğru göçme yaşanabilir" ifadelerini kullandı.  

'Hiçbir yapı üzerinde bulunduğu zeminden daha güvenilir değil'


Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yurdakul Aygörmez, "Hiçbir yapı üzerinde bulunduğu zeminden daha güvenilir, kuvvetli değildir. O yüzden bir yapıyla beraberinde zemini de incelemek gerekir. Zemin sıvılaşması dediğimiz olay, zemin tanecikleri arasındaki boşluk suyu basıncının fazla olmasından kaynaklanmaktadır.

'Hiçbir yapı üzerinde bulunduğu zeminden daha güvenilir değil'Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yurdakul Aygörmez, "Hiçbir yapı üzerinde bulunduğu zeminden daha güvenilir, kuvvetli değildir. O yüzden bir yapıyla beraberinde zemini de incelemek gerekir. Zemin sıvılaşması dediğimiz olay, zemin tanecikleri arasındaki boşluk suyu basıncının fazla olmasından kaynaklanmaktadır.

Kum tanecikleri eğer içerisinde suya doygun kum tanecikleri varsa bunlar deprem etkisiyle, depremin oluşturduğu etkiye karşı bir tepki oluştururlar. Kayma mukavemetlerini ve dirençlerini kaybederler, sertliklerini kaybederler. Bu durum etkisiyle beraber zemin adeta katı özelliğini kaybederek bir sıvı gibi hareket eder. Üç tür etkisi oluşabilir. Birincisi yapı devrilebilir, ikincisi yan yatabilir, üçüncüsü içeri doğru göçme yaşanabilir" dedi.

Kum tanecikleri eğer içerisinde suya doygun kum tanecikleri varsa bunlar deprem etkisiyle, depremin oluşturduğu etkiye karşı bir tepki oluştururlar. Kayma mukavemetlerini ve dirençlerini kaybederler, sertliklerini kaybederler. Bu durum etkisiyle beraber zemin adeta katı özelliğini kaybederek bir sıvı gibi hareket eder. Üç tür etkisi oluşabilir. Birincisi yapı devrilebilir, ikincisi yan yatabilir, üçüncüsü içeri doğru göçme yaşanabilir" dedi.

Sahil şeridi ve dolgu alanlar tehlike oluşturuyor

Aygörmez, "6 Şubat depreminde sık karşılaşılan bir durumdu. Özellikle Hatay Antakya ilçesinde ve Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde sık görülen bir durumdu. Binaların yan yattığı, devrildiği durumlar oluştu. Binanın zemin katının göçtüğü ve arabaların üzerine oturduğu yerlerden hatırlanacaktır.

Sahil şeridi ve dolgu alanlar tehlike oluşturuyorAygörmez, "6 Şubat depreminde sık karşılaşılan bir durumdu. Özellikle Hatay Antakya ilçesinde ve Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde sık görülen bir durumdu. Binaların yan yattığı, devrildiği durumlar oluştu. Binanın zemin katının göçtüğü ve arabaların üzerine oturduğu yerlerden hatırlanacaktır.

Bu durumları deprem anında gördük, zaten deprem sonucu oluşan bir etki olduğu için sık görülen bir durum. Bu durumda bazen can kaybına sebep olmasa bile artık kullanılamaz duruma geliyor. Oluşan etkiyle beraber o yapının tekrar yapılması gerekiyor. Yapılacak yapıların hiçbir şekilde zemininin dikkate alınmadan yapılmaması gerekiyor. İstanbul'da AFAD'ın ilan ettiği 15 ilçede bu durum sıklıkla görülen bir durum. Avcılar, Küçükçekmece, Bakırköy gibi sahil şeridine yakın ve dolgu alanlarda sık olarak görülebilir" ifadelerini kullandı. 

Bu durumları deprem anında gördük, zaten deprem sonucu oluşan bir etki olduğu için sık görülen bir durum. Bu durumda bazen can kaybına sebep olmasa bile artık kullanılamaz duruma geliyor. Oluşan etkiyle beraber o yapının tekrar yapılması gerekiyor. Yapılacak yapıların hiçbir şekilde zemininin dikkate alınmadan yapılmaması gerekiyor. İstanbul'da AFAD'ın ilan ettiği 15 ilçede bu durum sıklıkla görülen bir durum. Avcılar, Küçükçekmece, Bakırköy gibi sahil şeridine yakın ve dolgu alanlarda sık olarak görülebilir" ifadelerini kullandı. 

Yer altı su seviyesine dikkat

Zemin sıvılaşmasının dere yataklarının olduğu alanlarda sık görülen bir durum olduğuna dikkat çeken Aygörmez, "Doğa her zaman kendisinin üzerine yapılan yapay bir şeye tepki gösterir. Tepki göstermesi sonucunda da zemin içerisindeki su miktarı fazlaysa, deprem sonrası tepki olarak dışarı doğru hareket etmesi gerekiyor. Bu durumda da zemin sıvılaşması denilen olay gözüküyor. Bina yapılırken zeminin de analizlerinin yapılması gerekiyor. Sıvılaşma riski olan yerlerde özellikle dediğimiz dere yatakları ve dolgu zemin olan yerlerde önceden yer altı su seviyesinin ölçülmesi gerekiyor. Eğer burada 15 metrenin aşağısındaysa risk düşüktür. Bunun yukarısındaysa, 0 ila 10 metrenin arasındaysa yer altı su seviyesi risk oluşturur ve sıvılaşma risk analizinin yapılması gerekir. Çözüm olarak ne yapılması gerekir, özellikle yeni binalar yapılırken bu tip zeminler varsa alternatif çözümler yapılması lazım. Boşluk fazla bulunan yerlerde bağlayıcı malzemesi çimento olan malzemeyle doldurulması veya fore kazık dediğimiz kazık yöntemleri kullanılarak ağırlık merkezinin aşağı doğru çekilmesi yapılabilir. Ağır merkezinin aşağı doğru çekilmesi deprem sonrasında etkiler sonrasında binanın düşey durumda kalmasını sağlıyor. Düşey durumda kalmasını sağladığı için de etkisini azaltıyor. Diğer bir yöntem ile de yer altı su seviyesini direnaj yöntemleriyle düşürülmesi mümkündür, bu da bir çözüm yöntemidir" diye konuştu. 

Yer altı su seviyesine dikkatZemin sıvılaşmasının dere yataklarının olduğu alanlarda sık görülen bir durum olduğuna dikkat çeken Aygörmez, "Doğa her zaman kendisinin üzerine yapılan yapay bir şeye tepki gösterir. Tepki göstermesi sonucunda da zemin içerisindeki su miktarı fazlaysa, deprem sonrası tepki olarak dışarı doğru hareket etmesi gerekiyor. Bu durumda da zemin sıvılaşması denilen olay gözüküyor. Bina yapılırken zeminin de analizlerinin yapılması gerekiyor. Sıvılaşma riski olan yerlerde özellikle dediğimiz dere yatakları ve dolgu zemin olan yerlerde önceden yer altı su seviyesinin ölçülmesi gerekiyor. Eğer burada 15 metrenin aşağısındaysa risk düşüktür. Bunun yukarısındaysa, 0 ila 10 metrenin arasındaysa yer altı su seviyesi risk oluşturur ve sıvılaşma risk analizinin yapılması gerekir. Çözüm olarak ne yapılması gerekir, özellikle yeni binalar yapılırken bu tip zeminler varsa alternatif çözümler yapılması lazım. Boşluk fazla bulunan yerlerde bağlayıcı malzemesi çimento olan malzemeyle doldurulması veya fore kazık dediğimiz kazık yöntemleri kullanılarak ağırlık merkezinin aşağı doğru çekilmesi yapılabilir. Ağır merkezinin aşağı doğru çekilmesi deprem sonrasında etkiler sonrasında binanın düşey durumda kalmasını sağlıyor. Düşey durumda kalmasını sağladığı için de etkisini azaltıyor. Diğer bir yöntem ile de yer altı su seviyesini direnaj yöntemleriyle düşürülmesi mümkündür, bu da bir çözüm yöntemidir" diye konuştu. 

'Bu riski en az seviyeye düşürmek için...'


Aygörmez, "Mevcut bina stokumuza gelecek olursak bu konuda da vatandaşlarımızın bilinçli olması gerekiyor. Özellikle güçlendirme yapılacak binalarda mutlaka zeminin de durumunun dikkate alınarak onun da güçlendirilmesi ve gerekli analizlerin yapılması gerekiyor. Bu bölgelerde yaşayanlar şundan korkmasınlar. Zemin sıvılaşması olacak, kesinlikle olacak diye bir risk kimse diyemez. Bir risk var, bu riski en az seviyeye düşürmek gerekiyor.

'Bu riski en az seviyeye düşürmek için...'Aygörmez, "Mevcut bina stokumuza gelecek olursak bu konuda da vatandaşlarımızın bilinçli olması gerekiyor. Özellikle güçlendirme yapılacak binalarda mutlaka zeminin de durumunun dikkate alınarak onun da güçlendirilmesi ve gerekli analizlerin yapılması gerekiyor. Bu bölgelerde yaşayanlar şundan korkmasınlar. Zemin sıvılaşması olacak, kesinlikle olacak diye bir risk kimse diyemez. Bir risk var, bu riski en az seviyeye düşürmek gerekiyor.

Güçlendirme yaparken de mevcut bina stokunda bu durumun dikkate alınması gerekiyor. Zemin sıvılaşması olan bu 15 ilçede hiçbir şekilde bina yapılmaz diye bir şey söylenemez. Her koşulda, eğer bir yerde dolgu zemin varsa, alüvyon zemin varsa, suya doygun bir zemin olursa, bu su deprem anında yüzeye doğru hareket edecek. Özellikle Bakırköy, bunun içine Yeşilköy'ü de katabiliriz. Bu bölgelerde dolgu zemin olduğunu hepimiz biliyoruz. Doğa üzerine yapılan yapay bir şeye her zaman tepki oluşturur, bu risk buralarda çok yüksek. O yüzden orada yaşayan vatandaşlarımız mutlaka bilinçli olması gerekiyor ve bu durumu depremin olacağı zamanı beklemeden şimdiden çözüm alması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Güçlendirme yaparken de mevcut bina stokunda bu durumun dikkate alınması gerekiyor. Zemin sıvılaşması olan bu 15 ilçede hiçbir şekilde bina yapılmaz diye bir şey söylenemez. Her koşulda, eğer bir yerde dolgu zemin varsa, alüvyon zemin varsa, suya doygun bir zemin olursa, bu su deprem anında yüzeye doğru hareket edecek. Özellikle Bakırköy, bunun içine Yeşilköy'ü de katabiliriz. Bu bölgelerde dolgu zemin olduğunu hepimiz biliyoruz. Doğa üzerine yapılan yapay bir şeye her zaman tepki oluşturur, bu risk buralarda çok yüksek. O yüzden orada yaşayan vatandaşlarımız mutlaka bilinçli olması gerekiyor ve bu durumu depremin olacağı zamanı beklemeden şimdiden çözüm alması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

AFAD'ın paylaştığı haritaya göre, İstanbul için olası bir depremde en yüksek risk taşıyan ilçeler ise şöyle:

AFAD'ın paylaştığı haritaya göre, İstanbul için olası bir depremde en yüksek risk taşıyan ilçeler ise şöyle:

Bakırköy

Bakırköy

Başakşehir

Başakşehir

Bahçelievler

Bahçelievler

Küçükçekmece

Küçükçekmece

Esenler

Esenler

Esenyurt

Esenyurt

Avcılar

Avcılar

Beylikdüzü

Beylikdüzü

Büyükçekmece

Büyükçekmece

Tuzla

Tuzla

Pendik

Pendik

Maltepe

Maltepe

Sultanbeyli

Sultanbeyli

Üsküdar

Üsküdar

Fatih

Fatih
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026