Osmanlı Devleti'nin İstanbul ve Hicaz arasında kurmuş olduğu gönül köprüsünü Topkapı Sarayı'nda bulunan hediyelerle açıklayan kitapta yer alan bilgilere göre, Osmanlı padişahlarının her yıl hac mevsiminde Haremeyn ahalisine ve hac yollarının emniyetini sağlayan Mekke şeriflerine gönderdikleri para ve değerli eşyalara surre, bunları götüren topluluklara da surre alayı deniliyordu.
12:59, 09/06/2016, PerşembeG: Güncelleme: 13:03, 09/06/2016, Perşembe
İstanbul'dan Hicaz'a gönül köprüsü
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ'nin yayımladığı "Surre-i Hümayun" kitabı okuyucuyla buluştu. Dr. Seyit Ali Kahraman tarafından yayıma hazırlanan kitapta, Osmanlı Devleti'nin ve halkının Hz. Muhammed'e bağlılığını, mukaddes topraklara saygısını ve Hicaz arasında beş yüz yıl köprü kuran surre geleneği fotoğraflar eşliğinde anlatılıyor.
Osmanlı Devleti'nde ilk defa surre gönderen padişah, çelebi Sultan Mehmed Han olarak biliniyor.
Ondan sonra gelen padişahlar da seferde bulunmadıkları zamanlarda surre gönderdiler. Her sene düzenli surre gönderme adeti ise, Yavuz Sultan Selim Han zamanında başladı.
Surre-i Hümayun'la gönderilen paralar, Haremeyn'in idaresinde kullanılırdı.
Harameyn'e gönderilecek hediyelerin yükleneceği surre develer süslenmiş, donatılmış bir vaziyette ahır kethüdası tarafından, yedek deve de sekban başı tarafından padişahın oturduğu kubbe-i hümayun önünden geçirilirdi.
Bundan sonra develer sıra ile Bab-ı Hümayun'dan çıkarılıp Alay köşkü altından Hocapaşa'ya, oradan Bahçekapısı yoluyla Kireç iskelesine götürülürdü. Bu iskelede tekrar dua edilir, Receb ayının on ikisinde Üsküdar'a geçirilirken 41 pare top atılarak uğurlanırdı.
Üsküdar'da da devlet erkanının merasimle karşıladığı alay, halkın coşku dolu gösterileri arasında Hicaz'a doğru yoluna devam ederdi. Yol üzerinde bulunan beylerbeyiler, surrenin emniyetini sağlamakla mükellefti.
