İstanbul'un fethiyle birlikte kentin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmaya başlanan ve zamanla mimari ve hat sanatının eşsiz eserleri haline gelen tarihi çeşmeler, şehirleşmeye yenik düşerek, ayakta kalmak için zamana direniyor. Tophane'deki 1. Mahmud Çeşmesi de bunların arasında yer alıyor.
11:37, 20/07/2017, PerşembeG: Güncelleme: 11:41, 20/07/2017, Perşembe
İstanbul'un tarihi çeşmeleri "cansuyu" bekliyor
İstanbul'un fethiyle birlikte kentin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmaya başlanan ve zamanla mimari ve hat sanatının eşsiz eserleri haline gelen tarihi çeşmeler, şehirleşmeye yenik düşerek, ayakta kalmak için zamana direniyor.
Türk ve İslam toplumlarında temizlik ve içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılan çeşme ve sebillerin her biri, insanların su ihtiyacını karşılamasının yanında ait olduğu dönemin hat ve mimari sanatını üzerinde taşıyor.
Ağırlıklı olarak tarihi yarımadanın yanı sıra Beşiktaş, Eyüp ve Beyoğlu'nda bulunan çok sayıda tarihi çeşme, günümüzde ise ilgisizlik ve bakımsızlık yüzünden unutulmaya yüz tutmuş bulunuyor.
Topkapı Sarayı Cellat Çeşmesi
Topkapı Sarayı'nın girişinde yer alan 3. Ahmed Çeşmesi
Çoğu işlevini yitirmiş halde "cansuyu" bekleyen çeşmeler, buna rağmen taşıdıkları tarihi değer ve güzellikleriyle İstanbul'un kültür tarihinin önemli örnekleri olarak varlıklarını sürdürmeye çalışıyor.
Söz konusu çeşmelerin büyük çoğunluğunda su akmıyor. Tamamına yakınının musluğu sökülen çeşme ve sebillerde birikmiş atık ve çöpler dikkat çekiyor.
Ayrıca, her biri birer sanat eseri kabul edilen çeşmelerin üzerindeki kitabelerin kimisi silinmiş, kimisi ise bakımsızlık nedeniyle okunamaz durumda. Bazı çeşmelerin üzerindeki sprey ve boyalarla yazılmış yazılar dikkati çekiyor.
.
.
.
