Kalp krizine en yatkın kan grupları belli oldu: 1.3 milyon kişi incelendi risk damarlarınızda gizli olabilir
12:48, 28/08/2026, CumaG: Güncelleme: 12:57, 28/08/2026, Cuma
Yeni Şafak

Sağlıklı besleniyor, düzenli spor yapıyor ve kalbinize çok iyi baktığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Ancak damarlarınızda dolaşan kanın grubu, kalp krizi ve inme riskinizi etkileyebileceğini hiç düşünmüş müydünüz? Avrupa’da 1,3 milyon kişinin sağlık verileri incelenerek gerçekleştirilen çarpıcı bir araştırma, kalp sağlığıyla ilgili ezber bozan bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. İşte detaylar
Avrupa'da gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, anne ve babadan genetik olarak aktarılan kan gruplarının kalp ve damar sağlığı üzerindeki etkilerine dair önemli veriler sundu. Avrupa Kardiyoloji Topluluğu'nda sunumu yapılan çalışmanın bulgularına göre, 0 (sıfır) kan grubu dışındaki gruplara sahip bireylerin kalp krizi ve inme geçirme ihtimali daha yüksek seyrediyor. Bilim insanları, bu bulguların kalp hastalıklarının nedenlerini daha iyi anlamak adına kritik bir eşik olduğunu belirtiyor.

Pıhtılaşma faktörü ve kritik istatistikler
Uzmanlar, A, B ve AB kan gruplarındaki risk artışının temel nedeni olarak bu gruplarda kan pıhtılaşmasını tetikleyen proteinlerin daha yüksek oranda bulunmasını işaret ediyor. Yaklaşık 1,3 milyon kişinin sağlık verilerinin mercek altına alındığı çalışmada, 0 kan grubuna mensup her bin bireyden 14'ünün kalp krizi geçirdiği saptanırken, diğer kan gruplarında bu sayının bin kişide 15'e yükseldiği gözlemlendi.

Uzmanlar, bireysel bazda riskin yükselme oranı düşük görünse de tablonun bütün bir nüfusa uyarlandığında ortaya çıkan rakamların halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığının altını çiziyor. Araştırmada ölümcül seyreden kalp hastalıkları özelinde incelendiğinde ise gruplar arasında çok büyük bir farka rastlanmadı. Öte yandan, daha önce yapılan bir başka araştırma da benzer bulguları destekleyerek, özellikle AB kan grubuna sahip kişilerin kalp hastalığına yakalanma riskinin yüzde 23 daha fazla olduğunu hesaplamıştı.

Araştırmanın yazarlarından Hollanda'daki Groningen Tıp Merkezi Üniversitesi'nden Tessa Kole, elde edilen verilerin ışığında 0 grubu dışındaki bireylerin kalp ve damar hastalıkları riskinin çok daha derinlemesine araştırılması gerektiğini vurguluyor. Her bir kan grubunun kendine has risk profilinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kole, ilerleyen dönemlerde tıp dünyasının kardiyovasküler risk hesaplamalarında yeniliklere gidebileceğini aktarıyor. Kole'ye göre, kan grubu verisi gelecekte kolesterol seviyesi, yaş, cinsiyet ve sistolik kan basıncı gibi halihazırda kullanılan standart ölçütlerle birleştirilerek daha isabetli risk haritaları çıkarılmasında kullanılabilir.

Bir kişinin kalp krizine yatkınlığının yaş ve genetik aile öyküsü gibi değiştirilemez etkenlerin yanı sıra; beslenme alışkanlıkları, kilo, fiziksel aktivite düzeyi, sigara kullanımı, tansiyon, kolesterol ve diyabet gibi kontrol edilebilir faktörlere bağlı olduğunu belirten uzmanlar, herkesi dikkatli olmaya çağırıyor.

Kan grubunuz ne olursa olsun herkesin riski düşürmek için aynı adımları atması gerektiğini ifade eden uzmanlar, sağlıklı beslenmenin, kilo kontrolünün, hareketli yaşamın ve kronik rahatsızlıkları doğru yönetmenin hayati önem taşıdığını hatırlatıyor.

A KAN GRUBU: GÜÇLÜ BAĞIŞIKLIK MI, ARTAN KALP RİSKİ Mİ?
ABD’de yapılan geniş çaplı araştırmalara göre toplumun yaklaşık yüzde 36’sı A kan grubuna sahip. Bu grubun bazı enfeksiyonlara karşı belirli avantajlara sahip olduğu biliniyor. Araştırmalar, A kan grubuna sahip kişilerin halk arasında “kış kusma hastalığı” olarak bilinen norovirüs enfeksiyonuna yakalanma riskinin daha düşük olduğunu gösteriyor. Bu durum, bağışıklık sisteminin virüse karşı daha etkili bir savunma geliştirmesiyle ilişkilendiriliyor.

Ancak A kan grubunun dezavantajları da azımsanacak gibi değil. Bilimsel çalışmalar, A kan grubuna sahip bireylerde:
“Kötü” kolesterol (LDL) seviyelerinin daha yüksek olabildiğini, bunun da kalp krizi ve diğer kardiyovasküler hastalık riskini artırdığını ortaya koyuyor.
Beyne giden kan akışının azalmasıyla oluşan erken başlangıçlı iskemik inme riski,
Covid-19 enfeksiyonunu daha ağır geçirme olasılığı,
Mide ve pankreas kanseri görülme sıklığı daha yüksek.
Stres faktörü de dikkat çekici. Yapılan bazı çalışmalar, A kan grubuna sahip kişilerin kortizol (stres hormonu) seviyelerinin daha yüksek olma eğiliminde olduğunu ve bu nedenle strese karşı daha hassas olduklarını gösteriyor

B KAN GRUBU: DAYANIKLI AMA BAZI HASTALIKLARA AÇIK
B kan grubu, son yıllarda yapılan çalışmalarla bilim dünyasının dikkatini çekmiş durumda. Özellikle bağışıklık sistemiyle ilişkili bazı avantajlar ön plana çıkıyor.
Avantajları
Araştırmalara göre B kan grubuna sahip kişilerde, Böbrek taşı oluşma riski daha düşük ve kene ısırığına maruz kalma olasılığı daha az. Bu durum, özellikle doğa sporları ve açık hava aktiviteleriyle ilgilenenler için önemli bir avantaj olarak görülüyor.

Ayrıca B kan grubunun:
Çiçek hastalığı ve sıtma gibi bazı patojenlere karşı doğal bir savunma mekanizması oluşturabildiği,
Mide ve mesane kanseri riskini genel olarak azalttığı,
Mide ülserlerine neden olan Helicobacter pylori bakterisinin vücutta tutunmasını zorlaştırdığı tespit edilmiş durumda.
Riskleri
Ancak B kan grubunun da bazı dezavantajları var. Çalışmalar, bu gruba sahip kişilerin:
Tüberküloz ve kolera gibi bazı enfeksiyonlara daha yatkın olabileceğini,
Kalp hastalığı ve pankreas kanseri riskinin artabileceğini gösteriyor.
Bunun yanı sıra, B kan grubuna sahip bireylerde tip 2 diyabet ve hipertansiyon görülme sıklığının daha yüksek olabileceği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, bu ilişkinin netleşmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

AB KAN GRUBU: EN NADİR AMA EN RİSKLİ GRUP MU?
AB kan grubu, toplumda en az görülen kan gruplarından biri. Ancak bazı sağlık riskleri açısından dikkatle incelenmesi gereken bir profil çiziyor.
Kalp ve Damar Sağlığı
Amerikan Kalp Derneği’ne göre A, B ve AB kan grupları, O grubuna kıyasla:
Koroner arter hastalığı,
Tehlikeli kan pıhtılaşması,
Kalp krizi riski açısından daha dezavantajlı.
Bu gruplar arasında ise en yüksek risk AB kan grubunda görülüyor.
Kanser ve Beyin Sağlığı
Araştırmalar, AB kan grubuna sahip bireylerde:
Pankreas kanseri gelişme riskinin daha yüksek olduğunu,
Bilişsel işlevlerde bozulma ihtimalinin arttığını ortaya koyuyor.
Neurology dergisinde 2014 yılında yayımlanan dikkat çekici bir çalışmaya göre, AB kan grubuna sahip kişilerin: Bunamaya yol açan hafıza ve düşünme sorunları geliştirme olasılığı, diğer gruplara göre yüzde 82 daha fazla. Uzmanlar bu durumun, kan pıhtılaşmasında rol oynayan Faktör VIII adlı proteinin AB grubunda daha yüksek seviyelerde bulunmasıyla ilişkili olabileceğini düşünüyor.

O KAN GRUBU: EN YAYGIN VE EN DAYANIKLI GRUP MU?
O kan grubu, Amerika Birleşik Devletleri’nde ve dünyada en yaygın kan grubu olarak biliniyor. Özellikle O negatif, “evrensel donör” olarak kabul ediliyor; yani herkese kan verebiliyor.
Avantajları
Amerikan Kalp Derneği’ne göre O kan grubuna sahip kişilerde: Kalp krizi, bacaklarda ve akciğerlerde oluşan kan pıhtılaşması riski en düşük seviyede.
Araştırmalar ayrıca, O kan grubuna sahip bireylerin felç geçirme riskinin yüzde 12 daha düşük olduğunu, Covid-19 enfeksiyonuna yakalanma veya ağır semptomlar yaşama ihtimallerinin daha az olabileceğini gösteriyor. Bu durumun, O kan grubunda pıhtılaşma sorunlarının daha az görülmesiyle bağlantılı olduğu düşünülüyor.
Dezavantajları
Ancak O kan grubunun da zayıf yönleri var:
Norovirüs enfeksiyonuna yakalanma riski daha yüksek,
Mide ülseri oranları diğer gruplara göre fazla,
Yaralanma veya ameliyat sonrası aşırı kanama riski daha yüksek.
Doğurganlık Üzerindeki Etkiler
Özellikle kadınlar açısından dikkat çeken bir başka konu ise doğurganlık. Çalışmalar, O kan grubuna sahip kadınlarda:
Daha düşük yumurta sayısı ve kalitesi,
Gebeliğe bağlı hipertansiyon,
Doğum sonrası kanama riskinin daha yüksek olabileceğini ortaya koyuyor.
New York Post'un "Is there a best blood type? The ups and downs of A, B, AB and O — including who’s at higher risk for cancer, norovirus and bug bites" başlıklı haberinden derlenmiştir.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.