Kalaycı, en çok tercih edilen tespihin damla kehribar olduğunu dile getiren Kalaycı, "Tespihin malzemesine göre işçiliği değişiyor. Mesela bir miski amberi yapması çok zor, haftalar sürebiliyor. Ancak bir mamut dişini yapmak çok daha kolay. Bir kehribar kırılgansa çok uzun sürüyor, biraz zor yapılıyor. Kırılgan değilse biraz daha kolay yapılıyor ama çok hızlı yapılan bir şey değil. Mesela bir taşı tespihe çevireceğiz, ölçmesi, biçmesi, hesaplaması, yapması zaman alıyor. Bir tespihin yapımı ortalama bir iki gün sürüyor." diye konuştu.
13:08, 21/06/2021, PazartesiG: Güncelleme: 13:28, 21/06/2021, Pazartesi

Malzemelerini ülke ülke dolaşarak kendisi satın alıyor: Değeri İstanbul'da daire fiyatına eşit

Osmanlı coğrafyasında el işçiliğiyle sanat eserine dönüştürülen ve Türk kültüründe önemli bir yeri olan tespih, ibadette kullanılmasının yanı sıra aksesuar olarak da değerlendiriliyor. Malzemelerini ülke ülke dolaşarak kendisinin satın aldığını söyleyen Feyzullah Kalaycı, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere çok sayıda siyasetçiye ve bürokrata tespih yaptıklarını söyledi. Koleksiyoner Mehmet Çebi ise çok iyi 3-5 tespihin fiyatına İstanbul'un değişik semtlerinde daire alınabileceğini belirterek, "Çok kıymetli tespihler var ama siz 5 milyon, 10 milyon, 50-100 milyon dolar edecek tespih de yaptırabilirsiniz" dedi.

Tespih, sadece Türkiye'de değil, dünyanın farklı ülkelerinde inanç gruplarında önemli bir yere sahip. Zikir amacının dışında aksesuar olarak da yaygın olarak kullanılıyor. Türk insanının vazgeçilmez aksesuarlarından biri olan tespihleri asıl değerli yapan ise ona şekil veren ustanın kim olduğu. El emeği göz nuru tespihler meraklıları sayesinde nesillerdir elden düşmüyor.
Tespih, sadece Türkiye'de değil, dünyanın farklı ülkelerinde inanç gruplarında önemli bir yere sahip. Zikir amacının dışında aksesuar olarak da yaygın olarak kullanılıyor. Türk insanının vazgeçilmez aksesuarlarından biri olan tespihleri asıl değerli yapan ise ona şekil veren ustanın kim olduğu. El emeği göz nuru tespihler meraklıları sayesinde nesillerdir elden düşmüyor.
Osmanlı coğrafyasında 17. yüzyılda farklı el işçiliği metotlarıyla sanat eserine dönüşen tespihler günümüz kültüründe de yerini koruyor. Çeşit çeşit kıymetli taşlardan üretilen rengarenk, irili ufaklı tanelere sahip tespihlere en büyük ilgiyi özellikle koleksiyonerler ve meraklıları gösteriyor.
Osmanlı coğrafyasında 17. yüzyılda farklı el işçiliği metotlarıyla sanat eserine dönüşen tespihler günümüz kültüründe de yerini koruyor. Çeşit çeşit kıymetli taşlardan üretilen rengarenk, irili ufaklı tanelere sahip tespihlere en büyük ilgiyi özellikle koleksiyonerler ve meraklıları gösteriyor.
Yapımı türüne göre bazen bir hafta, bazen bir yılı bulan tespihler, halk arasında gündelik yaşamın vazgeçilmez parçalarından biri olarak görülüyor. Sipariş usulü tespih yaptırmak isteyen bazı vatandaşlar, tespihlerinin "uğurlu" gördükleri ya da "özgün" denilen taşlarla dizilmesini istiyorlar.
Yapımı türüne göre bazen bir hafta, bazen bir yılı bulan tespihler, halk arasında gündelik yaşamın vazgeçilmez parçalarından biri olarak görülüyor. Sipariş usulü tespih yaptırmak isteyen bazı vatandaşlar, tespihlerinin "uğurlu" gördükleri ya da "özgün" denilen taşlarla dizilmesini istiyorlar.
Ustalık eseri sayılacak bazı tespihler koleksiyoncularca muhafaza edilirken, bazısı da Hilye-i Şerif ve Tesbih Müzesi'nde sergileniyor.
Ustalık eseri sayılacak bazı tespihler koleksiyoncularca muhafaza edilirken, bazısı da Hilye-i Şerif ve Tesbih Müzesi'nde sergileniyor.
Osmanlı'da döneminin meşhur tespih ustalarından Topuzun Halil Usta, Beylerbeyli Galip Başşaka, Tophaneli İsmet, Yasar Evci, günümüz ustalarından Zekai Şenyurt, İmdat Kalaycı, Hüseyin Çelik, İbrahim Özgen, Cem Bülbül, Sinan Bülbül, Bahri Bülbül, Yusuf Bingöl, Hanefi Özbek, Harun Ovat, Mustafa Cezmi Yağmur, Serhat Tekin, İbrahim Çerci, Yusuf Çerci, Ömer Önder Cankurtaran, Adnan Tolga Çelik, Abdullah Öner, Hüseyin Küçüközdemir, Cuma Fırat Kayabaşı, Dede Emrah, Bedri Aslantaş, Yusuf Özgen (rahmetli), Mustafa Ünver (rahmetli) ve Bülent Dölen (rahmetli) gibi çok sayıda ustanın elinden çıkan tespihler koleksiyonerlerin kıymet gösterdiği eserler arasında yer alıyor.
Osmanlı'da döneminin meşhur tespih ustalarından Topuzun Halil Usta, Beylerbeyli Galip Başşaka, Tophaneli İsmet, Yasar Evci, günümüz ustalarından Zekai Şenyurt, İmdat Kalaycı, Hüseyin Çelik, İbrahim Özgen, Cem Bülbül, Sinan Bülbül, Bahri Bülbül, Yusuf Bingöl, Hanefi Özbek, Harun Ovat, Mustafa Cezmi Yağmur, Serhat Tekin, İbrahim Çerci, Yusuf Çerci, Ömer Önder Cankurtaran, Adnan Tolga Çelik, Abdullah Öner, Hüseyin Küçüközdemir, Cuma Fırat Kayabaşı, Dede Emrah, Bedri Aslantaş, Yusuf Özgen (rahmetli), Mustafa Ünver (rahmetli) ve Bülent Dölen (rahmetli) gibi çok sayıda ustanın elinden çıkan tespihler koleksiyonerlerin kıymet gösterdiği eserler arasında yer alıyor.
Ağabeyi İmdat Kalaycı gibi meslekte adını duyuran Feyzullah Kalaycı, babasından devraldığı tespih imalatı ve malzeme tedariki mesleğini 26 yıldır sürdürdüğünü söyledi. Ağabeyinin de tespih ustası olduğunu belirten Kalaycı, tespihin ata yadigarı olarak gelecek nesillere aktarıldığına vurgu yaptı.
Ağabeyi İmdat Kalaycı gibi meslekte adını duyuran Feyzullah Kalaycı, babasından devraldığı tespih imalatı ve malzeme tedariki mesleğini 26 yıldır sürdürdüğünü söyledi. Ağabeyinin de tespih ustası olduğunu belirten Kalaycı, tespihin ata yadigarı olarak gelecek nesillere aktarıldığına vurgu yaptı.
Mesleğe başladığında Türkiye'de tespih malzemelerinin pek bilinmediğini aktaran Kalaycı, "Geyik boynuzu nedir, mamut dişi nedir, kehribar nedir, damla nedir pek bilinmiyordu. Usta sayısı çok azdı, artık usta sayısı fazlalaştı, imalat da koleksiyonerlerin sayısı da arttı" dedi.
Mesleğe başladığında Türkiye'de tespih malzemelerinin pek bilinmediğini aktaran Kalaycı, "Geyik boynuzu nedir, mamut dişi nedir, kehribar nedir, damla nedir pek bilinmiyordu. Usta sayısı çok azdı, artık usta sayısı fazlalaştı, imalat da koleksiyonerlerin sayısı da arttı" dedi.
Tespih malzemelerini ülke ülke dolaşarak kendisinin satın aldığını, doğal ağaç ve malzemelerin dışında ölmüş hayvanların kabuklarını da kullandıklarına değinen Kalaycı, tespih malzemesi için hiçbir canlıya zarar vermediklerinin altını çizdi.
Tespih malzemelerini ülke ülke dolaşarak kendisinin satın aldığını, doğal ağaç ve malzemelerin dışında ölmüş hayvanların kabuklarını da kullandıklarına değinen Kalaycı, tespih malzemesi için hiçbir canlıya zarar vermediklerinin altını çizdi.
Kalaycı, "Mesela biz şu an fil dişi yapamıyoruz. Niye yapamıyoruz? Hayvanları katlediyorlar, malzemeyi elimize almak istemiyoruz. Ama nedir, çok eskiden kalan bir objedir, alıp kesip tespihini yapıyoruz. Mamutta o sorun yok. 56 kilogramlık Mamut dişini Sibirya'dan getirmek nasip oldu. Halen şu anda burada bir ağabeyimizin müzesinde duruyor. Bir tek parça 56 kilogram. Çok güzel tespihi oluyor. Osmanlı'da süsleme sanatında da bolca kullanılmış." ifadesini kullandı.
Kalaycı, "Mesela biz şu an fil dişi yapamıyoruz. Niye yapamıyoruz? Hayvanları katlediyorlar, malzemeyi elimize almak istemiyoruz. Ama nedir, çok eskiden kalan bir objedir, alıp kesip tespihini yapıyoruz. Mamutta o sorun yok. 56 kilogramlık Mamut dişini Sibirya'dan getirmek nasip oldu. Halen şu anda burada bir ağabeyimizin müzesinde duruyor. Bir tek parça 56 kilogram. Çok güzel tespihi oluyor. Osmanlı'da süsleme sanatında da bolca kullanılmış." ifadesini kullandı.
Erkeklerin yanı sıra kadınların da aksesuar (kolye, bileklik gibi) olarak tespihe ilgi gösterdiğini kaydeden Kalaycı, "Osmanlı'da 'kuka' adeti vardı. Herkes kefen parası diye kuka tespih biriktirirdi. Bizim köyde vardı o adet, bazı yörelerde de var. Kişi öldüğü zaman tespihi satılırdı, cenaze masrafları, kefen parası o tespihten karşılanırdı. Benim şu anda babamda dedesinden kalan kuka tespih var. Memleketimizde 300-500 yıllık, bizlerin ve koleksiyonerlerin elinde var." değerlendirmesini yaptı.
Erkeklerin yanı sıra kadınların da aksesuar (kolye, bileklik gibi) olarak tespihe ilgi gösterdiğini kaydeden Kalaycı, "Osmanlı'da 'kuka' adeti vardı. Herkes kefen parası diye kuka tespih biriktirirdi. Bizim köyde vardı o adet, bazı yörelerde de var. Kişi öldüğü zaman tespihi satılırdı, cenaze masrafları, kefen parası o tespihten karşılanırdı. Benim şu anda babamda dedesinden kalan kuka tespih var. Memleketimizde 300-500 yıllık, bizlerin ve koleksiyonerlerin elinde var." değerlendirmesini yaptı.
Kalaycı, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere çok sayıda siyasetçiye ve bürokrata tespih yaptıklarını sözlerine ekledi.
Kalaycı, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere çok sayıda siyasetçiye ve bürokrata tespih yaptıklarını sözlerine ekledi.
Başlıklar :Feyzullah Kalaycı
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026