Eski Ulaştırma Bakanı Denizolgun’un ölümünde 10 yıl sonra kritik otopsi raporu: Yastıkla boğulmuş olabilir

10:01, 26/08/2026, ÇarşambaG: Güncelleme: 10:09, 26/08/2026, Çarşamba
IHA
Eski Ulaştırma Bakanı Denizolgun’un ölümünde 10 yıl sonra kritik otopsi raporu: Yastıkla boğulmuş olabilir
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebiyle gerçekleştirilen fethi kabir işleminde kritik rapor çıktı.

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılındaki ölümüne dair tam 10 yıl sonra dengeleri altüst eden çarpıcı bir gelişme yaşandı. Yıllarca "beyin kanamasına bağlı doğal ölüm" olarak bilinen dosya için hazırlanan 25 Ağustos 2026 tarihli yeni bilirkişi raporu, olayın seyrini tamamen değiştirdi. Otopsi görüntülerini yeniden inceleyen uzmanlar, Denizolgun’un göğsüne dizle basılarak ağız ve burnunun yastıkla kapatılmak suretiyle boğulmuş olabileceğini kayda geçirdi.

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’daki ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada dosyaya giren 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporu, 10 yıl önce verilen "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" kararını tartışmaya açtı. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan, otopsiye ait 145 fotoğraf ile video görüntülerini inceleyerek Denizolgun’un sağ meme altından göğüs ortasına uzanan 4 ayrı ekimoz bulunduğunu belirledi. Bilirkişi, bu izlerin ölümden önce meydana geldiğini ve yerleşimleri dikkate alındığında göğse dizle basılarak ağız ve burnun yastıkla kapatılması suretiyle nefessiz bırakılma ihtimalinin mümkün olduğunu değerlendirdi. Raporda, ölümün "travmatik olmayan beyin kanaması" olarak kabul edilmesini sağlayacak yeterli objektif delil bulunmadığı da kayda geçirildi.

Denizolgun dosyasında 10 yıl sonra kritik bilirkişi raporu

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016 tarihinde hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada dengeleri değiştirebilecek nitelikte yeni bir bilirkişi raporu dosyaya girdi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/8086 sayılı soruşturması kapsamında hazırlanan 25 Ağustos 2026 tarihli raporda; 2016 yılında gerçekleştirilen otopsiye ait 145 fotoğraf, otopsi video görüntüleri, dönemin Adli Tıp raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri ve 2026 yılında gerçekleştirilen fethi kabir işlemine ilişkin belgeler birlikte incelendi.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan rapor, Denizolgun’un ölümünün "doğal ölüm" olarak değerlendirilmesine ilişkin ciddi adli tıbbi soru işaretlerini ortaya koydu.

Otopsi videosunda göğüs bölgesinde 4 ayrı ekimoz

Bilirkişinin en dikkat çekici tespiti, 2016 yılında çekilen ancak soruşturma kapsamında yeniden incelenen otopsi fotoğrafları ve video kayıtlarından geldi. Rapora göre Denizolgun’un sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan 4 ayrı ekimotik alan tespit edildi.

Bilirkişi bu alanların yaklaşık olarak; 4x6 santimetre, 3x5 santimetre, 2x4 santimetre ve 1x2 santimetre boyutlarında olduğunu kayda geçirdi.

Raporda ekimozların altındaki dokularda da kanama bulunduğu belirtilerek, bunun söz konusu lezyonların ölümden önce meydana geldiğini gösterdiği değerlendirmesi yapıldı.

"Göğse dizle basılıp ağız ve burun kapatılmış olabilir"

Raporda en çarpıcı değerlendirme, söz konusu ekimozların oluşum mekanizmasına ilişkin yapıldı. Bilirkişi, lezyonların büyüklük ve göğüsteki yerleşimlerini dikkate alarak, bir kişinin Denizolgun’un göğsüne diziyle basarken ağız ve burnunu bir yastıkla kapatarak nefessiz bırakmasının mümkün olduğunu değerlendirdi.

Ancak rapor, bunun kesinleşmiş ölüm mekanizması olduğunu söylemedi. Bilirkişi, mevcut görüntüler üzerinden Denizolgun’un bu şekilde öldürüldüğünün bilimsel ve objektif olarak kesin biçimde dışlanamayacağını vurguladı ve yeni adli tıbbi incelemelere işaret etti.

10 yıl önceki "doğal ölüm" raporuna kritik şerh düşüldü

Denizolgun’un 2016 yılında yapılan otopsisi sonucunda ölümünün "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" olduğu yönünde rapor hazırlanmıştı. Yeni bilirkişi raporu ise bu sonucun dayanağını sorguladı.

Bilirkişi, Denizolgun’un daha önce milletvekilliği ve bakanlık yapmış bir kişi olması ve şüpheli şekilde hayatını kaybettiğine yönelik iddiaların bulunması nedeniyle otopsinin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesinin beklenmesi gerektiğini belirtti. Raporda, mevcut otopsi sonucunun "adli tıbbi bir eksiklik" içerdiği değerlendirmesine yer verildi.

Daha da dikkat çekici olarak bilirkişi, ölüm nedeninin vücutta bulunan kimyasal maddeler veya bunların etkileri dışında gelişen travmatik olmayan beyin kanamasına bağlı olduğunun söylenebilmesi için yeterli objektif veri bulunmadığını kaydetti.

Otopside ağır metaller de tespit edildi

Dosyada ortaya çıkan bir başka kritik başlık ise 2016 yılında gerçekleştirilen toksikolojik inceleme oldu. Bilirkişi raporuna göre Denizolgun’un otopsisinde gerek dokularda gerekse cenazenin çürüme sıvılarında; baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metallere rastlandı. Ancak raporda bu ağır metallerin seviyelerinin düzey olarak belirtilmediğine dikkat çekildi.

Bu nedenle bilirkişi, tespit edilen miktarların vücutta bulunabilecek seviyelerle uyumlu olup olmadığının değerlendirilemediğini; dolayısıyla Denizolgun’un ölümünün bu maddelerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı veya bu maddelerin beyin kanamasının gelişiminde etkili olup olmadığının mevcut verilerle objektif biçimde söylenemeyeceğini belirtti.

Fethi kabir sonrası yeni numuneler kritik önemde

Denizolgun’un mezarı, ölümüne ilişkin yıllardır devam eden iddiaların ardından 19 Ağustos 2026 tarihinde fethi kabir işlemiyle açılmıştı. Bilirkişi, kesin değerlendirmeye ulaşılması için yeni incelemelerin zorunlu olduğuna dikkat çekti.

Raporda; Denizolgun’un tüm tıbbi öz geçmişinin, 8 Eylül 2016 tarihinde gerçekleştirilen otopsinin ve otopsi sırasında alınan dokulardan kalan şahit numunelerin yeniden analiz edilmesinin gerektiği belirtildi.

Fethi kabir sonrasında alınan numunelerin yapılacak yeni analizlerle birlikte değerlendirilmesinin, ölüm nedeninin ortaya çıkarılması açısından kritik olduğu vurgulandı.

"Kasten öldürülme ihtimali bilimsel olarak dışlanamaz"

Bilirkişinin sonuç bölümündeki değerlendirmesi soruşturmanın seyrini değiştirecek nitelikte oldu.

Denizolgun’un otopsi tarihinde ileri derecede çürüme durumunda olduğuna dikkat çeken bilirkişi, bugünkü şartlarda yalnızca göğüsteki izlere bakılarak ağız ve burnun yastıkla kapatılması suretiyle kasten öldürülme ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanmasının mümkün olmadığını kayda geçirdi.

Böylece 2016 yılında "doğal ölüm" olarak kayıtlara geçen olayda, başka bir ölüm mekanizmasının bulunabileceği ihtimali adli tıp açısından açık bırakıldı.

İki adli tıp kurulundan ortak değerlendirme istendi

Bilirkişi, nihai ölüm nedeninin ortaya çıkarılması için dosyanın daha ileri düzeyde incelenmesi gerektiğini belirtti. Raporda, yapılacak yeni analizlerin ardından Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu ile 5. Adli Tıp İhtisas Kurulunun müşterek değerlendirme yapması gerektiği ifade edildi.

Bu ortak incelemeyle Arif Ahmet Denizolgun’un olay tarihinde neden ve ne şekilde öldüğünün net ve objektif biçimde ortaya konulmasının gerektiği kaydedildi.

Soruşturma "Adam Öldürme" suçuna genişletildi

Bilirkişi raporundaki bulguların ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı genişletti. Başsavcılık, ölümün "şüpheli" olduğuna ilişkin uzman değerlendirmesi karşısında Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler yönünden ilk etapta "Adam Öldürme" suçu kapsamında soruşturmayı sürdürüyor.

Dosyada artık 10 yıl önce verilen "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" kararının yanı sıra; göğüsteki ölüm öncesi ekimozlar, ağır metal bulguları, otopsi görüntüleri, fethi kabirden elde edilen numuneler ve yeni tanık beyanları birlikte değerlendirilecek.

25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporuyla birlikte Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin 10 yıllık dosyada "doğal ölüm" kabulünün yerine, ölümün gerçek nedeninin yeniden ve çok yönlü biçimde araştırıldığı yeni bir dönem başladı.

Kıymetli okurlarımız, bu bir son dakika gelişmesi haberidir. Sıcak bilgiler geldikçe kısa sürede güncellenecektir. Gelişmelerden anında haberdar olmak için Yeni Şafak uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android marketlerden indirerek) kurabilirsiniz.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026