Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi'nde “Gazze İçin Bilim Kafe” programı
16:52, 17/09/2026, Perşembe
Diğer

“Gazze İçin Bilim Kafe” programı
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu Bilim İletişimi Ofisi öncülüğünde düzenlenen “Gazze İçin Bilim Kafe” programına ev sahipliği yaptı. “Gazze’de Üniversite Okumak” başlığıyla gerçekleştirilen programda, Gazze’de yükseköğretimin mevcut durumu, öğrencilerin eğitimlerini sürdürme mücadelesi ve Türkiye ile Filistin üniversiteleri arasındaki akademik dayanışmanın imkânları ele alındı.
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen “Gazze İçin Bilim Kafe” programında, Gazze’de yükseköğretimin mevcut durumu farklı aktörlerin tanıklıklarıyla gündeme taşındı. Program kapsamında Gazze İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Asaad Asaad’ın video mesajı izlenirken, üniversitenin eski Rektörü Prof. Dr. Kamalain Shaath ile canlı bağlantı gerçekleştirildi. Gazze’de üniversite eğitimlerini sürdürmeye çalışan öğrencilerin video mesajlarının da paylaşıldığı programda, Gazze İslam Üniversitesi Yurtdışı Temsilcisi Muin Naim konuşma gerçekleştirdi.

Gazze’de yükseköğretimin bugünü değerlendirildi
Programın canlı bağlantı bölümünde Gazze İslam Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Kamalain Shaath, Gazze’de yükseköğretimin savaş öncesindeki ve mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Gazze’de üniversite öğrencilerinin uzun süredir çeşitli zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirten Shaath, savaş öncesinde de bölgede gözetim, iletişim sorunları ve yüksek işsizlik gibi önemli güçlüklerin bulunduğunu ifade etti. Bu şartlara rağmen Filistin’de yükseköğretimin geliştirilmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü aktaran Shaath, Yükseköğretim Kurulunun bünyesinde 20 eğitim kurumunun bulunduğunu, bunlardan 6’sının üniversite eğitimi verdiğini belirtti.
Savaşla birlikte Gazze’de yükseköğretim altyapısının büyük ölçüde zarar gördüğünü ifade eden Shaath, yükseköğretim çalışanlarının da ağır kayıplar yaşadığını söyledi. Shaath’ın aktardığı bilgilere göre, yükseköğretim alanında görev yapan yaklaşık 800 kişi hayatını kaybetti, hapse gönderildi veya işkence gördü, yükseköğretim binalarının yaklaşık yüzde 90’ı yıkıldı.

Yaşanan ağır koşullara rağmen öğrencilerin eğitimden kopmaması için çalışmaların sürdürüldüğünü belirten Shaath, bu süreçte çevrim içi eğitime geçildiğini ve yükseköğretimin devam ettirilmesi için çeşitli yolların arandığını ifade etti. Shaath, Gazze’deki üniversite öğrencilerinin maddi ve manevi desteğe ihtiyaç duyduğunu belirterek, öğrencilerin seslerinin duyurulmasının önemine dikkat çekti.
Gazze’deki öğrencilerin sesi Bilim Kafe’ye taşındı
Programın devamında, Gazze’de üniversite eğitimlerini sürdürmeye çalışan öğrencilerin hazırladığı video mesajlar izletildi. Öğrenciler mesajlarında eğitim hayatlarını hangi koşullarda sürdürdüklerini, karşılaştıkları güçlükleri ve geleceğe ilişkin beklentilerini kendi anlatımlarıyla paylaştı.
Öğrencilerin mesajlarının ardından Gazze’de yükseköğretimin yalnızca bugünün koşullarıyla değil, gençlerin geleceğiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
“Eğitim geleceği savunmak”
Gazze İslam Üniversitesi Yurtdışı Temsilcisi Muin Naim, programda yaptığı konuşmada Gazze’de eğitimin yalnızca akademik bir süreç olmadığını, aynı zamanda geleceği korumanın ve hayata tutunmanın bir yolu olduğunu ifade etti.
Konuşmasına annesinin eğitim konusundaki yaklaşımını anlatarak başlayan Naim, okuma yazma bilmeyen annesinin dahi eğitimin değerini bildiğini ve kendisinden doktora eğitimini tamamlamasını istediğini aktardı. Naim, annesinin 85 yaşında, Gazze’de bir mülteci kampındaki eve düzenlenen saldırıda altı torunuyla birlikte hayatını kaybettiğini belirterek, eğitim meselesinin kendisi için kişisel bir anlam taşıdığını dile getirdi.

Gazze İslam Üniversitesi Yurtdışı Temsilcisi Muin Naim
Gazze’de savaşın yalnızca insan hayatını değil, geleceğin inşa edildiği eğitim kurumlarını da etkilediğini belirten Naim; okulların, üniversitelerin ve kütüphanelerin yıkıldığını, öğrencilerin ve akademisyenlerin hayatını kaybettiğini, birçok öğrencinin ise evlerini, kitaplarını, diplomalarını ve akademik kayıtlarını kaybettiğini söyledi.
Bütün bu yıkıma rağmen öğrencilerin eğitimlerini sürdürmeye çalıştığını ifade eden Naim, öğrencilerin zayıf internet bağlantıları, yerinden edilme alanları ve çadırlarda araştırmalarına devam ettiğini, yüksek lisans ve doktora tezlerini savunduğunu aktardı.
Naim, eğitimin Gazze’deki öğrenciler için bir lüks olmadığını belirterek, eğitimin “hayata tutunmak” ve “bütün yıkıma rağmen geleceği savunmak” anlamına geldiğini vurguladı.
Türkiye ve Filistin üniversiteleri arasında akademik dayanışma
Konuşmasında Türkiye’deki üniversitelere ve akademik camiaya da çağrıda bulunan Naim, Gazze’de eğitimlerini sürdürmeye çalışan öğrencilerin desteklenmesi için akademik dayanışmanın somut adımlarla güçlendirilebileceğini söyledi.
Bu kapsamda burs programlarının oluşturulması, bilgisayar, tablet ve internet erişimi gibi eğitim imkânlarının sağlanması, uzaktan eğitim programlarının geliştirilmesi, Türkiye ve Filistin üniversiteleri arasında ortaklıklar kurulması ve akademisyenler arasında ortak araştırmalar yürütülmesi gibi önerileri dile getiren Naim; öğrenciler ve araştırmacılar için akademik danışmanlık, mentorluk ve eğitim desteği sağlanabileceğini ifade etti.
Naim, Filistinli öğrencilerin üniversitelerinden mahrum bırakıldıkları süreçte Türkiye’deki üniversitelerin akademik imkânlarından yararlanabilmelerinin ve bilimsel veri tabanları, laboratuvarlar ve eğitim platformlarına erişimlerinin desteklenmesinin önemine dikkat çekti.
Akademik dayanışmanın yalnızca insani yardım kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Naim, bu çalışmaların bilginin ve geleceğin korunmasına yönelik bir yatırım olduğunu ifade etti.
“Gazze’nin öğrencilerini yalnız bırakmayın”
Konuşmasının son bölümünde Gazze’de eğitimlerini sürdürmeye çalışan öğrencilerin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Naim, üniversitelerin yeniden inşa edilebileceğini, kitapların yeniden basılabileceğini ve laboratuvarların yeniden donatılabileceğini; ancak önceliğin öğrencilerin eğitim hayatlarına devam edebilmelerini güvence altına almak olduğunu söyledi.
Naim, dayanışmanın gerçek anlamının insanın geleceğe sahip olma hakkını korumak olduğunu belirterek, Filistinli gençlerin yalnızca yaşadıkları zorluklarla değil; öğrenciler, araştırmacılar, doktorlar, mühendisler, akademisyenler ve geleceğin bilim insanları olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.
Gazze’deki öğrencilerin eğitim hakkının korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Naim, konuşmasını “Gazze’nin öğrencileri yalnız değildir. Onların geleceği, hepimizin sorumluluğudur.” mesajıyla tamamladı.
“Gazze İçin Bilim Kafe” programı, Gazze’de yükseköğretimin mevcut durumuna ilişkin farklı tanıklıkların paylaşılması, öğrencilerin seslerinin duyulması ve akademik dayanışmanın imkânlarının değerlendirilmesinin ardından sona erdi.

Dünya
İsrail ordusu Batı Şeria'daki Nablus kentine baskın düzenledi

Hayat
Van'da Gazzeli çocuklar için uçurtmalar gökyüzüne bırakıldı

Dünya
New York'ta Gazze'de öldürülen çocukların isimleri yazılı dev kefen sergilendi

Dünya
İsrail'de NAZA belgeselinin yönetmenlerini hedef alan duvar resmi değiştirildi


