
Savcı Kelkit'in Sauna çetesi iddianamesi çok tanıdık: Çete, duruma göre milli manevi değerleri kullanıyor. Kendini gizlemek için Atatürkçü bir vakıf kuracaklardı. Üzerine çöktükleri kişilere, kendilerini 'derin devletin elemanı' gibi gösterdiler.
Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Kelkit, Sauna çetesinin, kendilerine "derin devlet" süsü vermek için kullandıklarını, bu amaçla sahte kimlikler hazırladıklarını açıkladı.
Kelkit, iddianamesinde, çetenin, eski Emniyet Genel Müdür vekili Ertuğrul Çakır ve Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda görevli Yüzbaşı Nuri Bozkır aracılığı ile elde ettikleri bilgileri kullanarak, "üzerine çökmeye" karar verdikleri kişilere "şekil" yaptıkları ve sahte kimliklerle kendilerini "derin devletin elemanları" gibi gösterdiklerini yazdı.
İddianamede, eski Emniyet Genel Müdür Vekili Ertuğrul Çakır'ın, Sauna Çetesi'nin lideri Kasım Zengin ile Ankara Aydınlıkevler'deki şifalı bitkiler dükkanında tanıştıkları belirtilerek, Çakır'ın, Zengin'e "İstihbarat ile ilgili çalışalım. Bize yardımcı ol" dediği kaydedilerek, Zengin'in, Çakır'ın isteği üzerine "Cüppeli Hoca" grubu ile futbol camiasının içerisine girdiği ve buralardan elde ettiği yasadışı işlerle ilgili bilgileri Çakır'a verdiği belirtildi. İddianamede, "Haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulan örgütün çevrede oluşturmak istediği imaj doğrultusunda bir takım milli ve manevi değerleri sıkça kullandığı, hatta zaman zaman birbirlerine karşı dahi derinlik yarışına girdikleri anlaşılmıştır" ifadesi dikkat çekti.
Savcı Kelkit, yapılanların "çete faaliyeti" olduğunun anlaşılmaması için "ulusal birlik ve bütünlüğü savunan, Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni şiar edinmiş bir vakıf örgütlenmesine gidilmesi"nin de çetenin planları arasında yer aldığını vurguladı.
Örgütün eylemleri de sıralanan iddianamede, Diva-Alev Masaj Salonu işletmecisi Alev Banu Şahin ve eşi Doğan Şahin'in tehdit edilmesi, Zeliha Tüfekçi'ye ait Geyşan Masaj Salonu ve Ankara'daki tüm masaj salonlarını kontrol altında tutmak, gelen siyasi ve bürokratları tespit etmek için kamera tesisatı kurulması" sıralandı.
Kasım Zengin'in türkücü İbrahim Tatlıses ile Çakır'ın isteği üzerine, "Tatlıses'in PKK ve mafya ile bağlantısının olup olmadığının öğrenmek" amacıyla tanıştığı belirtilen iddianamede, Tatlıses'in de Zengin'in medyumluğundan etkilenerek 10 deve kurban edip yoksulara dağıttığı ifade edildi.







