
15 Temmuz’da darbecilere karşı ilk soruşturma saat 22.30’da dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak tarafından açıldı. Aradan geçen 9 yıl içinde yargı eliyle de hain örgütle mücadele sürüyor. Yargı, hem kendini hem de devleti FETÖ’den ayıklama konusunda önemli görevler üstlendi.
15 Temmuz’un üzerinden 9 yıl geçti. Ancak milletin iradesine kurşun sıkan ihanet şebekesiyle hesaplaşma bitmedi.
Adalet Bakanlığı ve Yargıtay kaynaklarından edinilen bilgilere göre, 2025 yılı itibarıyla FETÖ davalarında toplam 68 bin 606 kişi yargılandı. Bu kapsamda, bin 206 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, bin 54 sanığa müebbet, bin 404 sanığa süreli hapis cezası verildi. Ayrıca, delil yetersizliği veya örgüt üyeliği bağı kurulamayan 2 bin 609 kişi beraat etti.
YARGIDA FETÖ’YE BLOKAJ: 9 BİNE YAKIN İHRAÇ
Örgüt ile mücadele kapsamında Adalet Bakanlığı bünyesinde yürütülen çalışmalar sonucunda bugüne kadar toplam 9 bine yakın personel kamu görevinden çıkarıldı. İhraçlar, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından başlatılan kapsamlı soruşturmaların neticesinde gerçekleştirildi. Hâkim ve savcılar arasında da önemli sayıda ihraç gerçekleşti. Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) verilerine göre, Örgüt bağlantısı nedeniyle 3 bin 715 hâkim ve savcı meslekten çıkarıldı. Ayrıca HSK bünyesindeki 22 personel de görevden alındı. Merkez teşkilatından 3, taşra teşkilatından ise 30 kişi olmak üzere toplam 33 personelin daha ihraç edildiği bilgisi paylaşıldı.
Adalet Bakanlığı’ndan elde edilen verilere göre, bağlı, ilgili ve ilişkili kurumlar dâhil olmak üzere bakanlık personel birimlerinden toplam 5 bin 559 kişi kamu görevinden çıkarıldı. Bu kapsamda en yüksek ihraç, 2 bin 897 kişi ile Personel Genel Müdürlüğü’nde gerçekleşti. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden 2 bin 294, İcra İşleri Dairesi Başkanlığı’ndan 236, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan ise 128 personel ihraç edildi.
YARGI CAMİASINA SIZMALARA ÖNLEM ADALET AKADEMİSİ FETÖ’YE SET ÇEKTİ
FETÖ’nün yargı içindeki sızma girişimlerine karşı Adalet Akademisi, son yıllarda önleyici bir bariyer işlevi görüyor. 15 Temmuz sonrasında kurumun eğitim müfredatına örgütün yapılanma yöntemlerini, kripto haberleşme ağlarını ve yargıya sızma stratejilerini anlatan özel modüller eklendi. Hakim ve savcı adaylarına yönelik eğitimlerde, örgüt üyelerinin sınav sistemini nasıl istismar ettikleri örneklerle aktarılıyor. Öte yandan, geçmişte örgütün fişleme merkezine dönüştürdüğü akademi bünyesinde yapısal temizlik yapıldı. Kurum içinde güvenlik soruşturmaları ve sosyal geçmiş analizleri sıkılaştırılırken, oryantasyon sürecinde adayların örgütsel aidiyet izleri dikkatle inceleniyor. Adalet Akademisi artık yalnızca hâkim-savcı yetiştiren bir kurum değil, yargının bağımsızlığı ve liyakate dayalı işleyişini koruyan stratejik bir güvenlik filtresi olarak da görev yapıyor.
TEMYİZ VE YENİDEN YARGILAMA: HUKUK DEVLETİ GEREĞİ
FETÖ yargılamalarında adil yargılanma hakkı da titizlikle korunuyor. Yargıtay 3. Ceza Dairesi ve Ceza Genel Kurulu, son yıllarda verdiği bozma kararlarıyla, bireysel savunma hakkına vurgu yaparak bazı dosyaların yeniden görülmesinin önünü açtı. En çarpıcı örneklerden biri, Genelkurmay Çatı Davası oldu. Darbe teşebbüsünün merkezinde yer alan “Genelkurmay Çatı Davası”nda yer alan şüphelilerin bir kısmı için yargılamalar bu yıl tekrar başladı.
Yargıtay’ın 2025 Nisan’ında verdiği bozma kararı sonrası, aralarında eski general ve kurmayların da bulunduğu 149 sanık, 15’i tutuklu olmak üzere yeniden hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Bu durum, hem yargılamaların şeffaf ve adil yürütüldüğünü hem de her bireyin hakkının gözetildiğini gösteriyor.






