Afrodit'ten davet var
00:00, 01/11/2009, Pazar
Yeni Şafak
Afrodit'ten davet var
Geçen hafta sonu Aydın'ın Geyre Köyü'ne Afrodit diyarına Geyre Vakfı'nın katkılarıyla yenilenerek açılan Afrodisias Müzesi'yle yüzyıllar öncesine uzanan harika bir yolculuğa çıktık.
Mitolojide aşkın ve güzelliğin tanrıçası olarak adlandırılan Afrodit, insanların birbirlerine sevgiyle yaklaşması için üzerlerine aşk iksirini damlattığı, çiçekleri ve ağaçlarıyla karşıladı bizi. Kapılarını açtığı diyarının tapınakları, agoraları, meclis binası, tiyatrosu, stadyumu, kemerli meydanları ve bu binalar arasında uzanan neredeyse tamamına yakın muhteşem heykelleriyle kent, âdeta yeniden can bulmuş da M.Ö. 3. yüzyılı yaşıyor gibiydi… Afrodit'i tüm endamıyla meydanda dolaşırken ya da Eros'u aşk oklarını fırlatırken görmek, Apollon'un parlak güneşini içinizde hissederken, bir yerlerde çapkınlık peşinde koşan Zeus'u fark etmek ve onu kovalayan kıskanç Hera'ya gülümsemek çok da zor değil. İmparatorlar, halk, herkes burada. Öyle ki 30 bin kişilik arenada otururken aslan düğüşünü izleyen insanların coşkusu hala kulaklara dalga dalga aks ediyor.
BİZANS AFRODİAS'TAN İLHAM ALMIŞ
UNESCO Kültür Mirası listesinde yer alan Afrodisias, bu güzelliklerini Geyre Vakfı katkılarıyla biz 21.yy insanların beğenisine sunuyor. Birbirinden kıymetli onlarca eser arasında Sebastion Tapınağı rölyeflerinin yeri bir başka… Bu tapınakta Roma İmparatorları ve Yunan kahramanları alışılmadık bir şekilde, bir araya geliyor. M.Ö. 3 yüzyılda da Truva'dan kaçan sanatçıların sığındığı bir eğitim merkezine dönüşen bu şehir, daha sonraki dönemlerde de özellikle Bizans Sanatına ışık tutmasıyla önem kazanıyor. Afrodit tapınağın üçgen alınlıklı girişinin tamamını göremesek de var olduğu kadarı bile gerçek ihtişamını anlatmaya yetiyor. Sütunlar arasında dolaşırken kendisine çiçeklerle gelip dilek dileyen halkı hayal etmek çok zor değil. Uğruna Truva Savaşı başlatılan tanrıçaya başka türlüsü de yakışmazdı. Mitolojinin mistik büyüsüne girdiğimiz bu antik kentte Afrodit'le beraber oğlu Eros'u anmamak mümkün mü? Peki ya Afrodit'in dillere destan güzelliğini kıskandırabilecek bir güzellik olan Psykye'yi? Bu güzellikleri anlatmak güzel;fakat görmek çok daha başka güzeldir. Afrodit, bugün bile böylesine anlatılabilen geçmişin ihtişamını merak edenleri ülkesine davet ediyor!
Eros ve Aşk
Aşk deyince akla ilk gelen mitolojik hikâyeyi bir kez daha anmanın tam yeri sanırım: Afrodit'in güzelliğini sönük bırakan Psykhe ile Eros'un arasında geçen aşk dillere destan. Kiminle evli olduğunu yüzünü göremediği için bilmeyen; ama kocasını çok seven Psykhe, bir gün kardeşlerinin dolduruşuna gelir. Kocasının çok çirkin birisi olduğunu, bu yüzden kendini göstermediği düşünerek onu öldürmeye karar verir. Gece yarısı kocası uyuduktan sonra bir elindeki lambayı kocasının yüzüne tutar ve bir elinde de hançeri vardır. Psykhe, gördüklerine inanamaz. Karşısındaki yeryüzünün en yakışıklı delikanlısıdır. Şaşkınlık içinde elindeki lambadan delikanlının omzuna bir damla yağ düşürür ve onu uyandırır. Psykhe'yi o halde gören Eros, bir anda yok olur ve ardından gelen ses şöyle der: 'Güvenin olmadığı yerde, Aşk yaşamaz!'Başlıklar :
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.