Ben yazmaktan hoşlanan müzisyenim
00:00, 08/12/2013, Pazar
Yeni Şafak
Ben yazmaktan hoşlanan müzisyenim
17 yıl sonra müziğe geri dönen yazar Tuna Kiremitçi, müziğin kendisi için birinci planda olduğunu söylüyor ve 'Ben yazmaktan hoşlanan bir müzisyenim' diyor.
Kaleme aldığı şiirleri, romanları ve köşe yazılarıyla tanıdığımız Tuna Kiremitçi, 17 yıl aranın ardından müziğe geri döndü. Kiremitçi, Galatasaray Lisesi'nde birlikte müzik yaptığı arkadaşları ile yeniden buluştu ve 'Atlas' adını verdikleri gruplarıyla 'Kumdan Kaleler' albümünü Sony müzik etiketiyle piyasaya sürdüler. Albümleri hakkında konuştuğumuz Tuna Kiremitçi ve grubun davulcusu Hasan Köseoğlu albüme gelen ilk tepkilerin beğeni ve şaşkınlık olduğunu söylüyor.
17 yıl sonra müziğe geri döndünüz. Neden bu kadar uzun bir ara verdiniz?
Tembellikten sanıyorum. Yoksa müzik hep benim için birinci plandaydı. Roman yazmaya da zaten eski grubum Kumdan Kaleler dağıldığında boşlukta hissettiğim için başlamıştım. Rahmetli babam da bana roman yazmamı tavsiye etti oyalanayım diye. Biraz fazla oyalanmışım.
Bu arada müzikle hiç ilgilendiniz mi?
Hiçbir zaman kopmadım. Çeşitli sanatçılara besteler verdim, müzikaller için şarkı sözleri yazdım. Eski arkadaşlarımla toplanıp grubu tekrar toplama isteği gizli gizlihep vardı. Bir gün Hasan ve Burak'tan telefon geldi. 'Besteleri kap gel' dediler. Kendimizi Ömerli'deki bir evin garajında demo kayıtları yaparken bulduk.
BU ŞEHİRDE MÜZİKLE AYAKTAYIZ
Albümde Aylin Aslım'la da bir düet var. Bu fikri nasıl çıktı?
Aylin bizim lise yıllarından arkadaşımız. Aynı zamanda müziğe başlamışız. Daha sonra hayatta da arkadaşlığımız devam etti. Canavar adlı parçayı seslendirirken Hasan'la prodüktörümüz 'Burada bir kadın sesi mi olsa?' dedi. Biz de Aylin'i aradık. Hiçbir zaman unutmayacağız onun bu desteğini.
Kitaplarınıza ve şiirlerinize baktığımızda daha çok aşk üzerine yazıyorsunuz. Albümdeki besteler nasıl ?
Gruba göre yapılmış olan besteler. Atlas'ın kendi kimliği var. Bu albümde göreceğiniz bir kimlik.
Nasıl bir kimlik peki?
Daha çok Tarantino filmleriyle Ahmet Ümit romanlarını hatırlatan bir kimlik. İstanbul karanlık tekinsiz insanı her an arkadan vurabilecek ama aynı zamanda bir baştan çıkarıcılığı da olan bir şehir. Bu şehrin içerisinde müzikleriyle ayakta durmaya çalışan feleğin çemberinden geçmiş adamların müziği.
Edebiyat ve müzik birbirini besliyor mu?
Hiç düşünmedim. Ama besliyordur herhalde. 'Bu İşte Bir Yalnızlık Var' kitabım tamamen bizim müzikal dünyamız ve müzisyen arkadaşlarımız üzerine, müzikal abilerimiz üzerine bir roman. Romanlar yazmaktan hoşlanan bir müzisyenim ben. Yazdığım romanlara da tabi bu sirayet ediyor. Selanik'te Sonbaharın da ana karakteri müzisyendir. Romanlarımda hep müzik var.
İlk tepki şaşkınlık oluyor
Albüm çıktı. Aldığınız ilk tepkiler nasıl Hasan Bey?
Genellikle beğeni ve şaşkınlık var. Gizlilik için de yürüttük projeyi. Tuna'nın müzisyenliğini hatırlamıyorlar. Diğerleri için de aynı durum söz konusu. Burak'ı görenler de ajans başkanı değil miydin sen ne alakan var diyorlar.
Albümü hazırlarken etkilendiğiniz isimler oldu mu ?
Ritchie Blackmore'dan etkilendiğimiz kesin. Sonuçta onun bir parçasının sözünü yazdı Tuna.
Geleceğe yönelik planlarınız?
Tabii müziğe odaklanmak istiyoruz bundan sonra. Hayattaki diğer sorumluluklarımızı da devam ettirmek zorundayız. Bu müzikal yolculuk devam edecek gibi. Yılların birikimi sonucunda oluşmuş bir albüm bu. İkinci albüm için şarkılar biriktirmeye başladık. Gelen konser tekliflerini de değerlendiriyoruz.
Başlıklar :
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.