Bir Kırık Sevdâ Hikâyesi

M. Sami Şimşek
00:0027/01/2013, Pazar
G: 26/01/2013, Cumartesi
Yeni Şafak
Bir Kırık Sevdâ Hikâyesi
Bir Kırık Sevdâ Hikâyesi

Yahya Kemal''i Celile Hanım''a ilk bağlayan şey, yürek yakan derin bakışları oldu. Kendisi gibi bir yazar olan Yakup Kadri ile gitmişti tekkeye. Onca kalabalığın arasında, kendisi gibi dolgun vücutlu, asil duruşlu bir hanımefendi dikkatini çekti. Bir an öylece sessizce bakıştılar birbirlerine. Bu birkaç saniyelik bakış, şâirin aklını başından almaya yetmişti.

Aynı duyguları Celile Hanım da yaşıyordu. Evliliklerinin 16. yılında eşinden ayrılan Celîle Hanım, 2 çocuğunu da yanına almış, Nişantaşı''ndaki konağa yerleşmişti. Yahya Kemal Büyükada''da kalıyordu o günlerde.

Celile Hanım Yahya Kemal''le evlenmenin yollarını ararken, oğlu Nâzım Hikmet annesi hakkında almış yürümüş dedikodulardan fazlasıyla rahatsız olmuştu. Üstelik annesiyle aşk yaşayan, Heybeliada''daki Bahriye Mektebi''nden edebiyat ve tarih hocası Yahya Kemal''di. Hafta sonları özel ders de alıyordu ondan. Zâten dedikodular almış yürümüşken, annesiyle aşk yaşayan hocasının bir de hafta sonları evlerine gelmesi, Nâzım''ın çileden çıkmasına yetti. Ve ne olduysa o hafta sonu oldu. Ders için eve gelen hocasının palto cebine küçük bir not bıraktı Nâzım. ''Hocam olarak girdiğiniz bu eve, babam olarak girmenize rızam yok''.

SENİN SEVGİLİ KARICIĞINIM

Yazdığı nottaki tek cümle, onurunu aşkından üstün tutan Yahya Kemal''in ayağını bu evden kesmeye yetti. Delicesine sevdiği Celile Hanım''ı terk etmeye karar verdi o gün. Bu arada Celile Hanım, hiçbir şeye aldırış etmeden son hız devam etti evlilik hazırlıklarına. Yeni evi için eşyalar satın almış, perdeler beğenmiş, Yahya Kemal''in damatlık kıyafetini dahi hazırlamış, sandığa koymuştu. Fakat bir sabah… O uğursuz sabah, sevgilisinin son mektubunu aldı. Sayfalarca süren bir özür mektubuydu bu. ''Seninle evlenemem! Affet beni sevgilim!'' diyordu Yahya Kemal. Gözyaşlarıyla okudu mektubu. Oğlunun yazdığı o tek cümle, her şeyi bir anda mahvetmişti. Halbuki Celile Hanım, ''Ben senin sevgili karıcığınım'' diye hitap ederdi mektuplarında.

''CANAN ARAMIZDA ADINDI'' DİYORDU

Celile Hanım''ın onca gayretine karşılık Yahya Kemal, evlenmeye cesaret edemeyişinin ve küçük engellere takılmasının bedelini hayat boyu yalnız kalmakla ödedi. ''Canan aramızda bir adındı'' mısrasıyla başlayan şiirinde bu yalnızlığı büyük bir ıstırapla anlatır. Hayatını otel odalarında, pansiyonlarda yapayalnız geçiren ve sevdiği kadına hasretle ömrünü tamamlayan şairin ölümü de İstanbul''dan çok uzakta ve yapayalnız oldu. Son günlerinde en çok kaldığı Park Otel''de kendisini ziyaret etmeye gelenler, vedalaşma sırasında büyük şairin nasıl küçük bir çocuk gibi ''Ne olur biraz daha kalın'' ısrarında, içindeki yalnızlık yarasının hâlâ kanadığına şahit oldular.

Yahya Kemal''in milletvekilliği yaptığı yıllarda Nâzım Hikmet, Bursa cezaevinde kalıyordu. Tutuklanmıştı. Celile Hanım, oğlunu kurtarabilmek için eski sevgilisine defalarca mektup yazdı. Yahya Kemal isteseydi onu kurtarabilirdi. Fakat aşkıyla arasına girip hayatını mahveden bu evladı kurtarmak istemedi. Bu yüzden sevgilisinin mektuplarını cevapsız bıraktı.

Yahya Kemal''i unutabilmek, belki de intikam almak için yeniden evlenen Celile Hanım, ne yaptıysa ilk aşkını unutmayı başaramadı. Mutsuz ve kısa süren bir evlilikten sonra boşanmak zorunda kaldı.

SEVGİLİYİ GÖRMEZDEN GELDİ

Ömrünün son anlarında üst üste 3 gözlük takacak kadar gözleri bozulan Celile Hanım''ın gözleri Yahya Kemal''den başkasını görmemişti aslında. 76 yaşında Ankara''da vefât eden Celile Hanım, 1950''de oğlunu hapisten kurtarmak için açlık grevine girmiş, Galata Köprüsü''nde eylem yapmıştı. Oğlu için imza topluyordu o gün. Bir rastlantı sonucu o esnada Galata Köprüsü''nden geçmekte olan Yahya Kemal, aniden eski sevgilisiyle karşılaşmış, fakat aşkının kâtili olan Nâzım''ı kurtaran bir imza vermemek için dönüp gitmişti görmezden gelerek.

SESSİZ GEMİ KİM İÇİN YAZILDI

Yahya Kemal ''Sessiz Gemi'' adlı şiiriyle ölümü öylesine veciz anlatmıştır ki… Fakat gerçekte Yahya Kemal için ölüm, hayatındaki en büyük aşkı olan Celile''sinden ayrılmaktı. Şiirde anlattığı gemi, ada sahillerinden ayrılan vapurdu ki, bir ölüm meleği gibi gelip canını, ruhunu, Celilesini, biricik aşkını alıp götürmekteydi ada sahillerinden.

BEKAR OLARAK ÖLDÜ

Yahya Kemal, Cerrahpaşa Hastanesi''nde gördüğü tedaviden müspet netice alınamayıp vefat ettiğinde hâlâ bekar, hâlâ yalnızdı. Evrâk-ı metrûkesinden geriye kalan bir zarftaki şu cümleler ise, Celile Hanım''dan sonraki aşkı Melek Hanım''a da vedâ etmek zorunda kalmasının acı bir hâtırâsıydı: ''Bu zarfın içindeki hâtıra, 19 Ağustos 1940''ta Sirkeci Garı''nda gece saat 10 da veda ettiğim aziz bir kadının göğsündeki çiçektendir. Koparıp verdiği bu 2 yaprağı daima muhafaza edeceğim.''

İlk bakışta aşk

Bir ressamdı Celîle Hanım. Güzelliğiyle göz doldurdu.Nice âşıklar pervâne olmuşken çevresinde, o gönlünü bir şâire kaptırmıştı. 1916 yılının sıcak bir yaz gününde, Çamlıca''da bir bektâşî tekkesinde karşılaşmıştı Yahya Kemal''le. İkisinin de bektâşîlikle bir alâkaları yoktu. Fakat kader, bu iki sevgiliyi buluşturmaya karar vermişti bir kere. Aşk ve acıyı onlara tattırmıştı.