Delidolu korsan Jack Sparrow serüvene doymuyor
Disney şirketinin altın yumurtlayan tavuğa dönüşen gençlik serüveni 'Karayip Korsanları', sinema tarihindeki pek çok devam filmine nasip olmayan bir zindelik ve eksilmeyen bir popülarite eşliğinde dördüncü bölümüne ulaştı. Yönetmen koltuğundaki değişiklik de dahil olmak üzere, bu defa bir dizi önemli oyuncunun yerinde farklı simâlar görmemize rağmen, fenomene dönüşen serinin yeni gösterisi de hayranlarını yeterince memnun edecek kadar aksiyon ve eğlence içeriyor.
alimuratg@yahoo.com
KARAYİP KORSANLARI-4: GİZEMLİ DENİZLERDE / PIRATES OF THE CARIBBEAN: ON STRANGER TIDES
Yapım Yılı ve Ülkesi:
2011, ABD yapımı
Türü ve Süresi:
Fantastik serüven / 137 dakika
Gösterim Formatları:
Türkiye'de 35 mm standart sinema filmi olarak, yanı sıra da (özel gözlükle izlenen) RealD 3 boyutlu dijital format ve (özel gözlükle izlenen) dev perde IMAX 3 boyutlu formatlarında gösterime sunulmuştur.
Yönetmen:
Rob Marshall
Senaristler:
Ted Elliott, Terry Rossio
Görüntü Yönetmeni:
Dariusz Wolski
Özgün Müzik Bestecisi:
Hans Zimmer
Kurgucular:
David Brenner, Michael Kahn, Wyatt Smith
Yapım Tasarımcısı:
John Myhre
Set Dekoratörü:
Gordon Sim
Kostüm Tasarımcısı:
Penny Rose
Saç Tasarım Ekibi Şefi:
Peter King
Makyaj Tasarım Ekibi Şefi:
Joel Harlow
Oyuncular:
Johnny Depp (Jack Sparrow), Pénelope Cruz (Angelica), Geoffrey Rush (Barbossa), Ian McShane (Blackbeard / Karasakal), Kevin McNally (Gibbs), Sam Claflin (Philip), Astrid Berges-Frisbey (Syrena), Stephen Graham (Scrum), Keith Richards (Kaptan Teague), Richard Griffiths (Kral George), Roger Allam (Başbakan Henry Pelham), Anton Lesser (Lord John Carteret), Greg Ellis (Groves), Damian O'Hare (Gillette)
İthalatçı Şirket:
UIP Film
Dağıtıcı Şirket:
UIP Film
İçerik Uyarıları:
Bir kaç bölümünde fantastik serüven filmlerine özgü korku ve şiddet öğeleri içerdiğinden dolayı, 13 yaşından küçük izleyiciler için uygun bir yapım değildir.
Ailece izlenebilir mi?
/ ŞARTLI EVET
(Ailenin küçük üyelerinin 13 yaşından daha büyük olması şartıyla)
Yeni Şafak-Sinema Puanı:
* * *
* * *
FİLMİN KONUSU:
Serinin bu yeni bölümünde, dünya denizlerinin deli dolu ve korkusuz korsanı
Kaptan Jack Sparrow
'un, egzotik diyarlara yaptığı seferlerden birinde yolu esrarengiz bir İspanyol güzeli olan
Angelica
ile kesişir.
Angelica
, nâmını önceden duyduğu
Sparrow
'a karşı oldukça sıcak, dahası yeni bir aşkın yolunu yapar tarzda kışkırtıcı tavırlar içindedir. Fakat, kahramanımız, bunun samimi bir duygusal ilgi mi, yoksa kendisini
“Gençlik Pınarı”
na doğru sürüklemek (bu arada da efsanevî korsan
Kaptan Karasakal
'ın gemisi
“Kraliçe Anne'in İntikamı”
ile yok yere savaştırmak) için kadınca bir hesap mı olduğunu tam olarak çözememektedir. Kalbindeki boşluğu dolduracak yepyeni bir sevgiliyle mi karşılaşmıştır, yoksa ince hesapları olan bir sahtekârla mı? Sonunda, hesabı tam olarak belli olmayan bu sırlarla dolu güzel kadın
Sparrow
'u herkesin tir tir titrediği
Karasakal
ile karşı karşıya getirdiğinde, genç serüvenci hangisinin şerrinden daha fazla korkması gerektiğini bilemez bir durumdadır.
* * *
Çocuklar ve gençlere yönelik filmlerin Hollywood'daki heybetli kalesi
Walt Disney
şirketi tarafından, ilk bölümü
2003
yılında,
“Kara İnci'nin Laneti”
adıyla
Gore Verbinski
'ye çektirilen
“Karayip Korsanları”
, hedeflediği izleyici kitlesinin öylesine yoğun bir teveccühüyle karşılandı ki
Ted Elliott
ve
Terry Rossio
ikilisinin 2000'lerin başlarında ürettikleri bu alçakgönüllü korsan hikâyesi aradan geçen
8
yılda dünya çapında gerçek bir fenomene dönüştü. Formülün tutması, özellikle de
Johnny Depp
'in rolüyle müthiş bir uyum içinde canlandırdığı
Kaptan Jack Sparrow
karakterinin çok kısa zamanda çağdaş sinemanın ikonik simâlarından birine dönüşmesi üzerine,
Disney
patronları filmin ana kastingi ve yönetmenine hiç dokunmadan derhal ikinci bir filmin hazırlıklarına başlayacaklardı.
140 milyon Dolar
gibi dönemine göre parmak ısırtıcı bir bütçeyle çekilen
“Kara İnci'nin Laneti”
nden
3
yıl sonra,
2006
'da yine
Verbinski
imzalı
“Ölü Adamın Sandığı”
geldi. Ki
Disney
'in finans bölümü,
“Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez”
yaklaşımıyla bu filmde kesenin ağzını daha da açmış ve tamı tamına
225 milyon Dolar
'ı bir devam hikâyesine gömmüşlerdi. Ancak, sezgileri onları yanıltmadı ve bu yeni gösteri de genç kuşaktan inanılmaz bir ilgi görerek masraflarını kat be kat çıkarttı.
İkinci filmden çok kısa bir süre sonra, yine sıcağı sıcağına aynı setlerde ve görece daha kısa bir ön hazırlıkla çekilen
2007
yapımı
“Dünyanın Sonunda”
da ise bütçe artık
James Cameron
'un masraf rekortmeni
“Avatar”
ıyla yarışacak bir düzeye,
300 milyon Dolar
'a fırlamış durumdaydı.
Yapımı, masadaki bahsin sürekli artırıldığı tehlikeli bir kumar şeklinde sürüp giden
“Karayip Korsanları”
serisi, sonuçta Hollywood'un bu tecrübeli film üreticisine pahalıya mâlolmak şöyle dursun, yalnızca dünya çapındaki gösterimlerinden elde edilen muhteşem gelirle değil, maketler, oyuncaklar, posterler ve benzeri türden lisanslı ürünleriyle de önümüzdeki 5-10 yılı garanti altına alacak boyutlarda bir servet kazandırmış durumda…
“Acaba tadında bıraksak mı”
fikrinin epeyce bir tartışıldığı
Disney
yönetim kurulu masalarında,
2009
ortaları itibarıyla
“hikâyeye devam”
kararı alınınca da sinema tarihinde pek az filme nasip olan bir onuru elde etmiş oldu
Kaptan Sparrow
'un serüvenleri… Hem, öyle
“Jaws”
,
“Rocky”
ya da
“Rambo”
gibi arkadan iteleme bir dördüncü bölümle değil, hayranlarının gelsin diye aylardır kapı pencere kırdıkları bir coşku içinde çekilip gösterime sunulmuş bulunuyor bu dördüncü bölüm…
Ancak, filmin yapım-yönetim ve oyuncu kadrosundaki bazı radikal değişiklikler de onu merakla bekleyenlerin gözlerinden kaçmış değil... Sözgelimi, serinin ilk üç bölümünü de büyük bir başarıyla yönetmiş olan
Gore Verbinski
'nin artık yönetmen koltuğunda oturmadığını görüyoruz. Medyaya yansıyan bilgilere göre, filmin çekim takvimi
“Rango”
adlı -animasyon formatındaki- bir başka yapımla çakıştığı için reddetmiş bu yeni bölümü yönetmeyi sanatçı… Böyle bir nöbet değişimi başarıya ne ölçüde etki eder bilemiyorum, çünkü iyi giden bazı şeyleri karıştırıp kurcalamanın uğursuz sonuçlarına inananlardanım ben…
Gerçi, dördüncü bölümde aksiyonun dozu her zaman olduğu gibi yerli yerinde,
“Chicago”
,
“Bir Geyşa'nın Hatıratı”
,
“Dokuz”
gibi -özellikle sanat yönetimine yoğun emek verilmiş- filmlerden tanıdığımız
Rob Marshall
'ın zanaakârlığında da herhangi bir ciddi zaafiyet göze çarpmıyor. Fakat, iki yönetmen arasında az buçuk bir üslûp farklılığı olduğu da kesin… Bakalım, izleyici bu farklılıktan işkillenecek mi?
Öte yandan,
Kaptan Sparrow
'un uzun süreli sevgilisi olarak ekipteki yerini sağlam tutan ve nihayet
2007
'deki üçüncü bölümde de karısına dönüşen -
Elizabeth Swann
rolündeki-
Keira Knightley
'in hayranları da bu kez hayâl kırıklığına uğrayacaklar. Çünkü
Knightley
de yoğun çalışma programı ve önceden imzalanmış diğer film sözleşmeleri nedeniyle bu defaki hikâyeden çekilmek zorunda kalmış. Onun hangi formüller kullanılarak yok edildiğini öğrenmek isteyenler de bunu filmde görseler daha iyi olur.
Yapımcılar,
Knightley
'in yokluğunun oyuncu kadrosunda yol açtığı büyük gediği en az onun kadar iddialı bir kadın oyuncu, İspanyol sinemasının dünyaya armağanı olan
Pénelope Cruz
ile doldurmaya çalışmışlar ki bu tercih kimilerinin gözüne cuk oturmuş görünebileceği gibi, kimileri içinse ciddi bir hayâl kırıklığı oluşturulabilir. Aynı şekilde, ilk üç bölümün gediklilerinden,
Sparrow
'un has dostu
Will Turner
karakterini canlandıran
Orlando Bloom
'un yokluğu da eksiksiz bir devam filmi özleyenlerin canını bir miktar sıkacaktır hiç kuşkusuz…
Bütün o çocuksu yapısı içinde, sinemanın hoşça vakit geçirtip eğlendirmeye dönük cephesinin ihtiyaçlarına fazlasıyla cevap veren
“Karayip Korsanları-4”
, her biri değişik lezzetler sunan rengârenk meyve toplarıyla kaplı bir dondurma külâhından farksız… Koltuklarınıza oturuyor, kabına sığmayan
Sparrow
'la birlikte yepyeni bir serüvene daha yelken açıyor, karanlık salonda geçirdiğiniz iki küsur saat boyunca da kâh hüzünleniyor, kâh endişeleniyor, kâh çocuklar gibi sevinip kahkahalar atıyor, bazı anlarda ise iyiden iyiye korkup geriliyorsunuz. Milyonlarca insanın sinema perdesinden temel beklentisi de bu değil mi zaten?
* * *
YENİ ŞAFAK SİNEMA SAYFASI / YILDIZ PUANLAMA TABLOSU
* * * *
(4 Yıldız)
Sinemanın sanat kimliğini pekiştiren gerçek bir başyapıt… Kaçırmanız gerçekten de yazık olur.
* * * 1/2
(3,5 Yıldız)
Oldukça başarılı bir film. Şartlarınızı zorlamak pahasına mutlaka görmelisiniz.
* * *
(3 Yıldız)
Çoğu bölümüyle sanatsal bir derinlik ve lezzet yakalayabilen, kayıtsız kalınmayacak bir film. Ömrünüzden bir kaç saati vermeye değer…
* * 1/2
(2,5 Yıldız)
Bazı bölümlerinde iyi bir filmin kalite standartlarına erişmeyi başarabiliyor; fakat bir bütün olarak bakıldığında ise sorunlu ve tam olmamış.
* *
(2 Yıldız)
Hiç bir sanatsal değeri ve akılda kalıcılığı yok. Yalnızca zaman öldürmek için tüketilebilir. Ki zamanınıza önem verdiğimiz için bunu da pek önermiyoruz.
* 1/2
(1,5 Yıldız)
Kötü bir film ve neden çekildiğini anlamak zor… Görmemeniz yararınıza olacaktır.
*
(1 Yıldız)
Sinema sanatı adına utanç verici bir gösteri… Arkanıza bakmadan kaçın, sevdiklerinizi de uzak tutun!











